Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
24.9.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
MERAL AKŞENER’DEN FINDIK VAADİ
Siyaset 19.6.2018 - 19:30:10

İYİ Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, “Fındık fiyatlarını dolara endeksli yapacağım. Hadi bakalım görelim” dedi.

Cumhurbaşkanı Adayı ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Düzce’de miting yaptı. Anıtpark Meydanı’nı dolduran vatandaşlara seslenen Akşener, vaatlerini sıraladı. Akşener’in konuşması şöyle:

“DÜZCELİLER KARAR VERMİŞ”

“24 Haziran’da seçime gidiyoruz. Ne olduğunu anlayamadık. Acil bir şekilde süper baskın seçimi kendileri yaptılar. Şimdi mızıkçılık çıkarmaya çalışıyorlar. Kardeşim her şey çok iyiyse bu erken seçimi neden yaptın? Her şey kötüyse neden erken seçime gittin ve niye biz seni seçelim? Dolayısıyla bugün burada görüyorum ki, burayı şereflendiren Düzceliler bir karar vermiş, abbas yolcu, tarzan zorda.

“TÜRKİYE’YE İYİLİK YAPTIK”

25 Ekim’de İYİ Parti’yi kurduran sizsiniz. İYİ Parti’nin sahibi millettir. Ve arkasından 250 bini aşkın imza ile Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı Adayı gösterdiniz. Dolayısıyla Meral Akşener’in adaylığının sahibi de sizsiniz. İyi ki sizi dinlemişim. İyi ki milletimi dinlemişim. Eğer biz partimizi kurmasaydık, ben aday olmamış olsaydım, bugün Türkiye’de neleri konuşuyor olacaktı. Sizinle birlikte Türkiye’ye gerçekten bir iyilik yaptık. Demokrasiye çok büyük bir iyilik yaptık. Demokrasinin bir sıkımlık kalmış canını kurtardık. Allah hepinizden razı olsun.

“HERKES MECLİSTE YAN GELİP YATMIŞ”

Kurduk partimizi, iktidar olacağımıza inandığımızdan bir çalışma yapmamız lazım dedik. Önce ekonomiyi ve tarımı önümüze açtık. 16 yılda bu arkadaşlar neler yapmış, tek tek kuruş kuruş hesapladık. Ekonomistlere şunu sordum, bu ülkeyi, ekonomiyi ayağa kaldırabilir miyiz? Çalıştılar ve dediler ki, evet Türkiye ayağa kalkar. Çok eğitimli, genç nüfusu var. Çalışkan bir milletimiz var, aklı başında, zeki kadınlarımız var. Dolayısıyla bu ülke çalışır ve kalkınır. Peki ne yapmamız lazım? Bir israfı kesmemiz lazım. İki, yolsuzlukların önüne geçmemiz lazım. Üç, rüşveti önlememiz lazım. Buna göre bütün kurumları elden geçirdik. Ben bu arada il il dolaşmaya başladım. Gençlerimizden, kadınlarımızdan ve erkeklerimizden aldığım bilgiler, talepler ışığında projelerimizi hazırladık. Samimiyetle söylüyorum. Türkiye’nin niçin böyle olduğunu anladım. Büyük bir gayri ciddilik var. Büyük bir ciddiyetsizlik var. Herkes mecliste yan gelip yatmış. Dolayısıyla bugün bizi yönetenlerin 16 yılda göz boyayacak binaların dışında ekonomiyi göçerten, tarımı mezara gömen, fındığı yok eden kararlarının kimse farkında olmamış. Çok çalıştık, çok. Sizi çok dinledik, yaptığımız bütün projeler vatandaşımızın geleceğine, bugününe, yarınına ait. Ona dokunan, onların talepleri üzerine ortaya konmuş projeler. Her birinin kaynağı, kuruş hesabına kadar yapıldı. Şimdi bir şey fark ettim. Ben bir şey söylüyorum, herkes peşinden söylüyor. Kardeşim çalışınız. Giresun’da ilk defa fındığa 15 lira olmalıdır, 15 lira vereceğiz dedik. Türkiye’deki bütün siyasiler 15 etti. Şimdi başka bir şey söylüyorum. Fındık fiyatlarını dolara endeksli yapacağım. Hadi bakalım görelim.

“TÜRK FINDIĞININ İÇİNE TÜKÜRDÜLER”

Fındık Düzce için önemli, Karadeniz için önemli. Ama Türkiye için daha önemli. Fındık Türkiye’nin Dünya’da tekel olabileceği, fiyat belirlediği tek ürün. Niçin bu halde? Hiç düşündük mü? Berlusconi ahbabı oldu arkadaşın. Nikah şahitliği yaptı. Bizimki ulufe dağıtmayı seviyor ki, fındığın satın alınmasını, Fiskobirlik’i de aradan çıkardı, devleti aradan çıkardı, özel sektöre devretti, ama Berlusconi’nin adamlarına terk etti. Türk fındığını Dünya’da etkili olduğumu tek stratejik ürünümüzün içine tükürdüler. Bilerek tükürdüler. Bir şey daha fark ettik. 9 milyar dolarlık tarım ürünü ithal ediyor bu ülke. Manası ne biliyor musunuz? Aşağı yukarı 40 milyar Türk lirası. Yani bu ne demek çiftçilikte, tarımda çalışan 1 milyon insanın işsiz bırakılması demek. Ben bunları cahil buluyordum. Ehliyetsiz buluyordum. İş bilmez buluyordum. Ama gördüğümüz rakamlar gösterdi ki, bunlar iş bilmez falan değil, taammüden bu milleti fakirleştirmek için bilerek, özellikle bunları yapıyorlar. Yapmaya devam edecekler.

“DÜZCELİLERİN KALBİNDE OLMAK EVLADIR”

Bir şey daha söyleyeyim. Cari açığın içinde 9 milyar dolarlık tarım ürünleri ithalatı var. Biz kendi kendine yeten bir ülke olmak durumundayız. Gelecek dünyanın iki savaşı olacak. Bir tanesi gıda, diğeri sudur. Böyle baktığınız zaman iş bilmezlik değil, Türkiye’de tarımı bitirmek ihanettir, ihanet. Amerikan çiftçisi mazotu şu anda 2,2 liraya kullanıyor. Ben Amerikan çiftçisinin kullandığı mazota bağlayacağım. Siz kaça kullanıyorsunuz? 6,2 ile 6,3 arasında. Bu çiftçi ürününü ucuza mal edebilir mi, edemez. Ama gıdasında, tarımında kendine yetmeyen bir ülke yarın müstemleke olmak zorundadır. En önemli beka sorunlarımızdan bir tanesi tarımın mezara gömülmesidir. Allah şahit oradan çıkaracağız. 5 yıl içinde Türkiye tüm ithalatını kesmiş, altıncı yılda da tarım ürünü ihracatına başlamış olacak. Aşağı yukarı yüzde 11 işsizimiz var, çoğunluğu genç işsiz ve 70 milyar dolarlık fabrika sattılar, maden sattılar, liman sattılar. Beğenmedikleri Atatürk’ün başlattığı, diğer iktidarların devam ettirdiği, neyimiz var, neyimiz yok sattılar. 453 milyar dolarlık borç aldılar. Peki, 2 trilyon dolar da 16 yılda para topladılar. Yuvarlayın 2,5 trilyon dolardan Düzce’ye ne geldi, sıfır. Gençlere istihdam yaratıldı mı? Bina gelmiştir. Kocaman bir adalet sarayı yapmışlardır, içinde adalet yok. 4 kere televizyon ekranına çıkabildim. Çıkayım diye bir derdim yok. Düzcelilerin kalbinde olmak, sarayın ekranlarında olmaktan benim için yüz bin kere evladır. Cumhurbaşkanı Adayları içinde sadece bana kaynak soruluyor. Bu beni gururlandırıyor. Çünkü bizi ciddiye alıyorlar. Gençlere iş vermek bu devletin görevidir. Eğer iş veremiyorsan, o zaman o gencin başını ailesinin, arkadaşlarının yanında öne eğdirmeyeceksin. Onun için her bir gencimize aylık 500 lira vatandaşlık maaşı bağlayacağız. Emeklimiz, muayene ve ilaç katkı payı alınıyor. Bunu ortadan kaldırıyoruz. Asgari ücret vergiden muaf olacak.

“İŞSİZLİĞİ YÜZDE 5,6’YA İNDİRECEĞİZ”

AVM’lerle ilgili olarak ciddi çalışmamız var. Avrupa ülkelerinin her birinde şehrin 30-40 km dışındadır. O şehirlerde Pazar günü AVM kapalıdır, ama küçük esnaf açıktır. Siz vatandaşınızın para harcayabilir durumda olmasını sağlayacaksınız, esnafınızla ilgili tedbirleri alacaksınız ve esnaf dimdik ayakta kalacak. Patır patır esnaf dükkan kapatıyor. Sonuç itibariyle yıllık 50 milyar dolar sanayi yatırımı yapacağız. 5 yılın sonunda yüzde 11 olan işsizlik rakamını 5,6’ya indireceğiz. Buna benzer birçok projemiz var. Kaynak nerede? Şimdi bakanlar, eşleri, çocukları, kızları, damatları, gelinleri arabalara biniyor. Bir arabanın aylık kirası Türkiye’ye 25 ile 28 milyara mal oluyor. Sizin cebinizden çıkıyor. 8 milyar dolar bütçeden para ayrılıyor. Seçildiğim gün diyeceğim ki, inin bakıyım arabalardan. 8 milyar lirayı koyuyorsun cebine. Gitti Suriye'nin içine elini soktu. 4 milyon mültecimiz oldu. O insanlara da çok acıyorum. Türkiye bir mülteci cennetine döndü. Bu adam her önüne gelen yeri karıştırdığı için.

“GÖÇMENLERİ EVİNE GÖNDERECEĞİM”

Cumhurbaşkanı seçilir, seçilmez ilk işim Suriye ile ilişkileri düzeltmek olacak. Bu göçmenleri evlerine geri göndereceğiz. Harcanan para 150 milyar Türk lirası. Koy bunu da cebine. TRT’nin yıllık size maliyeti 2,5 milyar Türk lirası. Onu satıyorum oğlum. Koç 2,5 milyarı da oraya. Ayrıca sattığımızdan elde ettiğimiz parayı da koy. AFAD, TİKA gibi ince iş yapan kurumlarımız var. TİKA ile ilgili özel bir cümlem olmadı. Binali Yıldırım çıktı dedi ki, Meral Akşener TİKA’yı kapatıyor. Ben milliyetçiyim ya, aklı sıra oradan vuracak. Dedim ki ben böyle bir şey demedim, ama bu TİKA niye böyle, hadi şu TİKA’yı inceleyelim dedim. Çıkan şeyler vallahi hepinizi zıplatır. Yıllık 8 milyar dolar para harcıyor. 6,5 milyar doları sizin cebinizden. Koy onu da cebine. Ne yapmış bu TİKA. Türkiye’nin Tük Cumhuriyetlerle olan irtibatını, kardeşlik duygusunu, köprü olmayı sağlasın diye. Çok enteresan. Kolombiya’ya okul yapmış, Mali’nin meclisini yapmış. Ekvador’un kirlenmiş denizini temizlemiş. Bu tür şeyler yapılmış. Kaça yapıldı belli değil. Çok büyük hırsızlık var. Sayıştay’ın denetiminden uzak, böyle bir kurum ve bakın yıllık 8 milyar dolarla neler yapılmaz. Şeker fabrikaları açılır, 28 bin kişiye iş verilir. Devlet Hastaneleri yapılır, hastalar bedava tedavi edilir. 145 bin sıfır kilometre traktör hibe edilir. 3-4 tane tüp geçit yapılır bedava geçilir. 24 milyon küçükbaş hayvan çiftçimize hibe edilir, parasız verilir.

 

“HAYVANCILIĞI ŞUURLU BİR ŞEKİLDE BİTİRMİŞLER”

İsrafın boyutunu söylüyorum. Fındık bizim stratejik ürünümüzse, pancar da stratejik ürünümüzdür. Pancar sadece şeker değildir. Aynı zamanda hayvan yemidir. Pancara kota geldi, hayvancılık bitti. Bayramda ben Muş, Bitlis ve Mardin’deydim. 97 senesinde İçişleri Bakanı iken Muş’un Varto ilçesine gittim. Oradan bir köye gittik. Oranın muhtarı bana büyük çanak gibi bir yayla gösterdi ve dedi ki, sayın bakanım burada 90 bin hayvan var. Şu PKK’nın yaptıklarını önleyin. Eskiden burada 250 bin hayvan olurdu, 90 bine indi. Tekrar 250 bin baş hayvan olsun dedi. Ben de o muhtara söz verdim, gereğini yaptım. Ama bu gittiğimde ne gördüm. Hayvan yok. 10 bin hayvan kalmamış. Muş ovasını bilenler vardır. Dünyanın en iyi karpuzu yetişir. Ne hayvan gördüm üstünde, ne insan gördüm, ne de dikili bir bitki gördüm. Bitlis ovası benzeridir. Yani Güneydoğu’sundan Düzce’sine, Düzce’sinden, Edirne’sine her bir şehrimizin tarım ve hayvancılığını bilhassa, taammüden şuurlu bir şekilde bitirmişler. İşte bunu önleyeceğiz biz. Bunu önleyeceğiz ve bunu bir beka sorunu olarak kabul ediyoruz. Aynı zamanda bunların bir zeka sorunu olduğuna da inanıyordum, ama gördüm ki, burada kötü niyet var.

 

“ÇOCUKLARI FETÖ’YE KAPTIRDIN”

Seçilir seçilmez ilk OHAL’i kaldıracağım. 15 Temmuz’a giden taşları bu iktidar döşedi. 2010 referandumu olmasaydı o 15 Temmuz darbesi olmazdı. Bu ağaları gidip uyardım ben uyardım. Bakın gittim, yapmayın, etmeyin dedim, uyardım. Gökyüzüne baktılar, benim de omuzuma vurup merak etme gelin hanım her şey kontrol altında dediler. Türkiye’nin geldiği yer burası. 15 Temmuz oldu bunların hatalarıyla. Köprüden, sokaktan devleti bu millet topladı getirdi. 249 cana mal oldu. Şimdi sizin gibi kadınların doğurduğu çocuklar Afrin’de, Menbiç’te. O çocuklar, dış politikada çukura düşürülen bu devlet, kanı, canı, teri pahasına o çukurdan çıkarıp getiriyor. Dolayısıyla bu iş bilmezlere sesleniyorum. Cumhurbaşkanı olduğum gün siz binalara savaş açtınız. Hem Kuleli’yi, hem Işıkları hem diğerlerini aynı gün açacağım. Ben Bursa Öğretmen Okulu mezunuyum. Babam beni müdüre teslim ederken “Benim kızım devlete emanet” dedi ve Allah bin kere razı olsun, milli manevi değerlerine sadık, vatanını, milletini seven, bu ülkeye hizmet etmek için gayret eden kızlar olarak bizi yetiştirdiler. Ama o emanete hıyanet etmediler. Şimdi Harp Okulu öğrencilerine analar, babalar devlete emanet etti çocuklarını. Ben zengin bir ailenin çocuğu olsaydım kolejde okuyacaktım. Parasız yatılı okula sınav kazandım gittim, bu çocuklar da aynısı. Devlete teslim edilen 14-15 yaşındaki çocukları sen FETÖ’ye, METÖ’ye, KETÖ’ye kaptırdıysan o çocukların emanetine ihanet ettin. Şimdi binalara savaş açtın. 18 yaşındaki çocuklara, 5 günlük askere müebbet verdin. Askerlik yapmış erkeklere sesleniyorum. 5 günlük bir er komutanı talimat verdiğinde, onu sorgulayabilir mi? Bu çocukların içinde silah çeken yok, fotoğraflar var, kamera görüntüleri var. Bu FETÖ meselesinde çaycı, çorbacı hapis, zenginler kaçak, hainlerin ne olduğu belli değil.

 

“BU ANLAYIŞI CEZALANDIRMALISINIZ”

Şimdi bir de bakan damat var. Ben bu bakan damadı, akıllı, uslu biri zannediyordum. Ya bu seçmene hakaret ediyor. AK Parti’ye oy veren değerli kardeşlerim, en çok size hakaret ediyor. Diyor ki; bizim öyle bir seçmenimiz var ki, Sayın Cumhurbaşkanımız Mars’a çift yön otoban yapacağım dese inanır. Dolayısıyla AK Parti’ye oy veren değerli kardeşlerim sizinle ilgili bu düşünceleri olan bu bakan damadın içinde bulunduğu bu yönetim anlayışını cezalandırmalısınız. Türkiye’yi uçuruma doğru götüren hem yorgun, hem geveze olan bu şoförü de dinlenmesi için çoluğunun çocuğunun yanına hep beraber göndereceğiz. Benim iki şapkam var. Biri İYİ Parti Genel Başkanlığı şapkam. Diğeri Cumhurbaşkanı Adaylığı şapkam. Düzcelilerden hem kendim, hem de arkadaşlarım için oy istiyorum. Hem arkadaşlarımı, hem kendimi size emanet ediyorum. Başaracağız, başaracağız, başaracağız.”

Meral Akşener, Keçiören eski belediye başkanı AKP'li Turgut Altınok'un kızı Ayça Altınok’a parti rozeti taktı.  Daha sonra İYİ Parti Milletvekili Adayları ile birlikte halkı selamlayan Akşener Düzce’den ayrıldı.

 

 

Haberi Yazdır
Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Künye
İletişim
Yukarı
Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2016 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Bize Ulaşın Düzce Postası Kurumsal