Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
11.12.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
“BATI KARADENİZ'DE KISA VADEDE DEPREM BEKLEMİYORUZ”
Doç. Dr. Ali Ateş, Batı Karadeniz'de kısa vadede deprem beklemediklerini belirterek, “Bundan sonra deprem olacaksa bu bölgede doğuya doğru kayacaktır, Bolu Dağı Tüneli çıkışındaki bölgeye kayacaktır. Bundan sonraki depremleri o tarafta bekliyoruz” dedi.
Gündem 12 Kasım 2018 Pazartesi - 12:04:44

Düzce Üniversitesi’nde (DÜ) 2 yıl önce kurulan Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Müdürü Doç. Dr. Ali Ateş, Türkiye'de yaşanan büyük depremlerin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda gerçekleştiğini söyledi.

Ateş, bu fay hattında yaşanan depremlerin de batıdan doğuya doğru seyrettiğini kaydetti.

Deprem araştırmaları alanında 12 yıldır çalışma yaptığını, merkezin ise Batı Karadeniz özelinde çalışarak tüm Türkiye'ye hizmet verdiğini anlatan Ateş, “Bu bölgeden Kuzey Anadolu Fay Hattı geçmektedir. Bu hat, Marmara açıklarından başlayıp Van'dan İran'a uzanır, geniş ve uzun bir hattır. Arada parçacıklar vardır, bir bütün içerisinde bazı noktalara ayrılır, ana hat üzerindedir. Türkiye'deki depremlerin çoğunluğu da bu hat üzerinde meydana gelmektedir” diye konuştu.

Batı Karadeniz'in de aktif bir bölgenin üzerinde olduğuna dikkati çeken Ateş, şöyle devam etti: “İbn-i Haldun'un dediği gibi 'Coğrafya kaderdir.' Maalesef bu bölge, dünyanın en aktif kuşağı üzerindedir. Genelde Türkiye'de oluşan depremlerin çoğunluğu Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda olmuştur. 1967'de Adapazarı ve Akyazı depremi, 1944'te Burdur depremi, 1957'de Abant depremi, 1944'te Gerede depremi, 1944 ve 1999'da Düzce depremi, 1943'te Adapazarı-Hendek depremi olmuş. Demek ki bu bölge deprem etkisinde olan bir bölgedir. Bunun sebebi de bölgenin tektonik yapısıdır. Bu hareketlilik devam edecektir.”

 

 

“FAY HATTINDA HAREKETLİLİK DEVAM EDİYOR”

Fay hattında hareketliliğin devam ettiğini dile getiren Ateş, “Bölgede hareketlilik devam ettiği sürece bu sarsıntı ve depremleri yaşayacağız. Bazen merkezimizde, bazen sağ ve solumuzda olacak ama hep bu bölgede olacak. Şöyle bir şey düşünülmesin; 'Bir yerde deprem oldu, bitti. Bir daha oraya deprem gelmeyecek.' Bu izlenim çok yanlış. Bir yerde deprem olmuşsa o bölgede kesinlikle bir daha deprem olacaktır. Bunun bir dönüşüm periyodu var. Bu enerji biriktiği zaman o bölgede aynı şekilde deprem olacaktır” ifadelerini kullandı.

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Düzce kesiminde çatallaştığının izlendiğini aktaran Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü: “12 Kasım 1999 depremi, Düzce fay hattı üzerinde oluştu. Dolayısıyla bu fay hattının uzunluğu önemli bir belirleyicidir. Bu fay, takriben 70 kilometre uzunluğundadır. Bir önceki depremde 35-40 kilometre uzunluğundaki parçası kırıldı. Demek ki tek parçadan oluşmuyor, bundan sonraki parçada birikmiş bir potansiyel enerji var. Bu enerji belli bir zaman sonra boşalacak, boşalmak zorunda. Bunun sürecini bilmiyoruz ancak şunu biliyoruz; bundan sonra deprem olacaksa bu bölgede doğuya doğru kayacaktır, yani Bolu kesimine doğru kayıp o civarda olacaktır, Bolu Dağı Tüneli çıkışındaki bölgeye kayacaktır. Bundan sonraki depremleri o tarafta bekliyoruz. Orada birikmiş bir enerji var. Kısa vadede bir enerji boşalması olacağını düşünmüyorum ama olursa hazır olan, birikmiş olan enerji doğuya doğru kayacaktır.”

 

 

“KURALLARA UYMALIYIZ”

Doç. Dr. Ali Ateş, insanların depremle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Problemden kaçmak çözüm değil, deprem bilincinin oluşması, deprem eğitimlerinin alınması, güvenliğin önce evden başlaması lazım. Mühendislik hizmeti almış, yönetmeliğe ve projesi depreme uygun yapılmış binalar gibi kurallara uymalıyız. Depremle yaşamayı ve depreme dayanıklı yapılar tasarlamayı öğrenmemiz ve bu işi sürdürmemiz lazım” şeklinde konuştu. (AA)

Haberi Yazdır
Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive