Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
25.06.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Metin Köseer Yazdı...
Gündem 20.2.2019 - 10:44:17

Düzce Belediyesi tarafından tekrar trafiğe açılan İstanbul caddesindeki gelişmeler, beni çok ama çok üzüyor, hatta gücüme gitmeye başladı.

Üç-beş esnafa peşkeş çekeceğiz diye caddenin anasını ağlattılar. Bu nasıl bir yönetim anlayışı, bu nasıl bir idarecilik, bu nasıl bir torpil, bu nasıl bir düşünce, bu nasıl bir çifte standart uygulaması, bu nasıl bir ayrımcılık, milletin gözünün içine baka baka İstanbul caddesini peşkeş çektiler.

Bakınız, İstanbul caddesinin trafiğe açılması esnafa yaramadı, esnafın en büyük avantajı ne oldu biliyor musunuz? Araçlarını kapılarının önüne, gözlerinin önüne çekmeleri oldu.

Sabah dükkanına gelen esnaflar, arabalarını yolun kenarına ve dükkanlarının önüne çekiyorlar. Hatta dükkanı açınca, yola doğru bakıyorlar, arabasını daha iyi görebilmek için ileri geri yapıyorlar. Bu esnaflar sabahtan akşama kadar her yola baktıklarında, araçlarını gözlerinin önünde yani karşılarında  görüyorlar.

Hey gidi belediyemiz hey… Demek esnaflar iş yapamıyoruz diyorlar heee…  Gıdıklayın da gülelim biraz, hatta oyun havası koyun da horon tepelim.

Bu zenginlik böyle bir şey… Evlerinin önüne kadar asfalt döktürür, ahırın kapısına kadar asfalt yaptırır, evinin önüne dubo diktirir, devletin caddesini zaptettirir, hatta heeyyyt lan der, açın şu İstanbul caddesini der ve açılır.

Milyonluk arabaları ile dükkanının önüne gelir, yürümez, yorulmaz, direkt dükkanına girer. Akşam olunca yürümez, yorulmaz, dükkanın önündeki arabasına biner gider. Yarın sabah yine aynı, ertesi günü yine aynısı olur.

Zenginlik böyle bir şeydir, milyonlarca lira para verip araba alırlar, ama 1 liramız gidecek diye park yerlerine uğramazlar. Eee… İstanbul caddesi de trafiğe açılınca dokunmayın keyiflerine değil mi?

Hani İstanbul caddesinde 10 dakikadan fazla park olmayacaktı? Hani İstanbul caddesinde çift park yapılmayacaktı? Çift parkı geçtik, üçüncü park başladı. Her dörtlüyü yakan yolu zaptediyor.

Bu yolu trafiğe açanlara soruyorum? Bu insanların hali ne olacak? Bu yayaların hali ne olacak? Siz hizmet mi yaptınız, eziyet mi? Bu milletten, bu insanlardan, bu yayalardan ne istediniz? Üç-beş esnafın gönlü olacak diye koskoca Düzce’yi cezalandırıyorsunuz, bu sizin için reva mı? Bu caddeyi trafiğe açanlar dua değil, beddua alıyorlar.

Vatandaşlar karşıdan karşıya geçemiyorlar. Hamileler, sakatlar, yaşlılar, hastalar, ameliyatlılar, vs. vs. insanlar, karşıdan karşıya geçemiyorlar.

Dedim ya… 2 değil, 3.cü park başladı. Peki bu insanlar ne tarafa bakacaklar, sağdan da soldan da  araçlar geliyor. Yol kenarları parklarla doldu, boşluk bulan vatandaşlar karşıdan karşıya geçerken birbirleri ile çarpışıyorlar. Valla geçen bir bayan ile erkek çarpıştı, gözlerimle gördüm. Kadıncağız sinirinden çıldırdı, hadi cevap verin. Bu yolun açılmasını isteyenler ve açanlar cevap verin.

Oturmuş düzeni bozdular.  Sırf üç-beş kişinin keyfi olacak diye oturmuş düzeni bozdular. Millet tam alışmışken, tekrar yolu trafiğe açmak adaletsizliktir.

Ya görünen köy kılavuz istemez. Üşenmeyin, bir sabah kalkın İstanbul caddesini şöyle baştan başa dolaşın. Sağ taraflar esnafların arabası ile doluyor, ikinci park yapanlar ya esnaflara ya da bankalara geldikleri için park ediyorlar. Üçüncü park edenler ise kısa bir alışveriş yapıyoruz diye park ediyorlar.

Bunlara motorsiklet ve bisikletleri eklemedik. Eee… Vatandaşların hali ne olacak? Bu insanların hali ne olacak? Daracık kaldırımlarda birbirlerinin üstüne çıka çıka yürüyorlar.

Hani 10 dakikadan fazla park yoktu? Ya siz bu milletle dalga mı geçiyorsunuz. Bağıra bağıra söylüyoruz, yazıyoruz, bu esnafların arabaları gözlerinin önünde 24 saat duruyor diyoruz. Siz hala laftan anlamıyor musunuz? Daha nasıl yazalım, nasıl söyleyelim. Arapça mı? İngilizce mi? Almanca, ya da Fransızca mı söyleyelim.

Siyasetçi Bülent Arınç’ın bir lafını hiç unutmuyorum. ‘’Siz yapacağınızı yapın. Bu millet 3 gün kızar, 5 gün kızar, sonra unutur gider. Siz durmayın, yolunuza devam edin.’’

Bu adama bayılıyorum. Harbi konuştuğu için seviyorum. Bizim Düzce’deki siyasetçiler ne yapıyor? Kendi güçleri yetmiyor, esnafların demesi ile Düzce’yi yönetmeye çalışıyor. Ondan sonra borç paçadan akıyor.

Esenkalın…                  

 

Haberi Yazdır
Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
sağ ol metin abi.yine döktürdün.çok önemli konulara değindin.sende olmasan hiç birşeyden haberimiz olmayacak.diline ,eline,kalemine sağlık.var olasın.
halil - 20.2.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%60,00

Nasılsanız öyle idare olunursunuz. Hz.MUhammed SAV.
rauf - 20.2.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8