Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
22.09.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
İlhami ATASEVER

VATANDAŞ DOĞRULARI DUYMAK İSTİYOR, POLİTİK CEVAPLARA KARNI TOK!

08.09.2012 - 10:20:33

T.B.M. Meclisinin tatile girmesiyle, ilimiz Milletvekili Sayın İbrahim KORKMAZ, Ak Partinin il ve ilçe teşkilat üyeleri ile 27 Temmuz 2012 tarihinden itibaren köy ve mahallelere vatandaşı ziyaret amacıyla hep birlikte gittik. Hani vatandaşımızın klasik olarak söylediği bir söz vardır ya “Milletvekilleri bizi hep seçimden seçime hatırlalar” diye! Ne yalan söyleyeyim ben de hep öyle zannederdim. Geçmişte nasıl olurdu bilemem. Bu yıl bizzat gördüm ve yaşadım. Hayır hiç de öyle değilmiş. Köy köy, mahalle mahalle dolaştık. Sanki seçim yapılacakmış gibi vatandaşın ayağına gittik. Halini hatırını sorduk. Problemleri bizzat yerinde gördük, vatandaşın dertlerini birebir dinledik.


Vatandaş köyüne veya mahallesine gelen valisini de, milletvekilini de, belediye başkanını da saygı ile çok sıcak ve samimi olarak karşılıyor. Yaptığımız bu gezilerde gördüm ki vatandaş çok samimi. Ne istediğini, nasıl isteneceğini gayet iyi biliyor. Vatandaş, karşısında sadece samimi bir insan görmek ve ilgilenildiğini hissetmek istiyor!


Birkaç örnek vermek gerekirse; Milletvekili KORKMAZ, fındığınızı imece usulü toplayın diyor! Ama efendim zamanımız yok, sıcakta da zor oluyor diyor vatandaş!


Nasıl yani? Sana para lazım değil mi? Nasıl olacak bu iş? İş de, para da kendi tarlanda. Amele parası verme. Köy olarak kendi fındığınızı kendiniz toplayın. Amele parası cebinizde kalsın. Olmaaaz. Neden? Fındık bir an önce toplansın ve satılsın! İyi ama acelen ne? Türkiye’de yaklaşık 600 bin ton fındık üretimi var. Bunun üçte biri işçilik parasına gidiyor. Yani 200 bin tonu ameleye işçi parası olarak cebimizden çıkıyor. Az para mı bu? Sayın KORKMAZ bir köyde sordu? Bu köyde hane başına amale parası olarak ne veriyorsunuz? Cevap; yaklaşık olarak 5 bin lira civarında. Köy kaç hane? 160 hane. Köyden toplam çıkan para ne kadar? Hesap meydanda. Yaklaşık 700 bin lira civarında. Bu para köyün dışına çıkıyor öyle mi? Evet dediler! Bu kadar zengin miyiz? Hayır. Eee diyor sayın vekil! Ama maalesef böyleyiz işte. Vekil konuşurken arka taraflarda ne konuşulduğunu ben duyuyorum. Vekil doğru söylüyor diyorlar. Vatandaş hoşlanmasa da bile sonunda konuşulanlara hak veriyor!


Milletvekili KORKMAZ önümüzdeki yıllarda karşımıza çıkacak olan çok önemli bir tehlikeyi işaret ediyor! Nedir o? Fındık tarlasındaki otların kurutulması için kullanılan ilaç!


Milletvekili Sayın KORKMAZ, aldığım bilgilere göre, toprağa atılan ilaç ancak 150 sene sonra topraktan geri atılıyor diyor. Önümüzdeki yıllarda fındık üreticilerini bekleyen en önemli tehlike bu diyor! İlerleyen yıllarda dünyada fındık ile ilgili rekabet başlayacak. Çünkü Amerika, İspanya İtalya, Portekiz, Kafkas ülkeleri ve Çin de artık fındık dikiyor. İleriki yıllarda Türkiye’nin fındığı ilaçlıdır diyecekler. Türklerin fındığını almayın diyecekler. O zaman fındığınız dalda kalacak! İşte o zaman ameleye falan gerek kalmayacak! İmeceye de gerek kalmayacak! Çünkü fındığınızı toplamanıza gerek kalmayacak! Sayın KORKMAZ, bu yanlıştan vazgeçin diyor. Aksi halde fındığınızı kimse almayacak diyor! Yaşayanlar bunu görür diyerek tehlikeye dikkat çekiyor!


Fındık bahçelerine atılan ilaçların yasaklanması ile ilgili olarak T.B.M. Meclisi açıldığında yapacağım ilk iş “Tarım komisyonundaki arkadaşlarla görüşüp bu konu hakkında gereğinin yapılmasını sağlamak!” diyor. Bunu cesaretle ve inanarak söylüyor. Vatandaş belki hoşlanmıyor ama hak veriyor. Milletvekili KORKMAZ bunun için bir slogan geliştirmiş. “Otları kurutmak için ilaç kullanmayın, gençlerin geleceğini harcamayın!” Vatandaş oturduğu yerden, vekilim Allah senden razı olsun, sana teşekkür ederiz. Bu güne kadar bu tehlikeyi bize bu şekilde açık açık anlatan olmadı diyor!


Boğaziçi beldesinde fındık tarlası olan bir vatandaş, milletvekili KORKMAZ’a şöyle bir öneride bulundu; Piyasada satılan fındık toplama makineleri var. Bu makinelerin vatandaş tarafından kolay alınabilmesi ve amele parasından istifade edilebilmesi için “Vatandaşa Tarım Makineleri hibe kredisi” şeklinde bir kredi verilemez mi diye soruyor?


Milletvekili KORKMAZ “Tarım komisyonunda tarım makineleri hibe kredisi konusunu dile getireceğini” ve bu konuda elinden geleni yapacağını söyledi.


Vatandaş, Milletvekili KORKMAZ’a köylerde Amerikan kelebeği istilasının olduğunu söyledi. Bunu bizzat yerinde gördük. Gerçekten acil tedbir alınması gereken bir konu. Sayın Vekilimiz bir an önce, havadan ilaçlama yapılması için “Tarım Bakanı” ile görüşeceğini söyledi!


Bir başka vatandaş köyünde, mahallesinde tavuk veya büyük baş hayvan besiciliğini istemiyor. Bu iş için uygun yerler seçilsin, her yerde bu işler yapılmasın diyor. Vatandaş para kazanacak diye ben onun kokusunu, sineğini ve pisliğini çekmek zorunda değilim diyor. Mağdur konumundaki vatandaş, Milletvekillerini bu konuda siyasi olarak resmen tehdit ediyor, gereğini yapın diyor!


Vatandaş eskisi gibi değil artık. Çıta yükselmiş. Ne istediğini biliyor. Vatandaş vekillerinin konuşmalarını dinliyor ve dikkatle takip ediyor. Konuşulanlar menfaatine aykırı bile olsa vekil doğru söylediğinde takdir ediyor. Şunu tespit ettim ki vatandaş politik cevaplardan hoşlanmıyor. Vatandaşa doğruyu söylediğinizde o an belki hoşlanmıyor, ama biraz sonra hak veriyor. Vatandaş kendisine değer verilmiş olmasından ve doğruları duymuş olmasından dolayı memnun kalıyor!


Bu millet büyük millet! Doğru söyleyeni takdir etmesini de, sabretmesini de, beklemesini de bilir! Yeter ki inansın, yapıldığını görsün ve ne kadar bekleyeceğini bilsin! Esen kalın.




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Sayın Atasever, imece usulü elbetteki çok daha yararlı olacaktır biz çiftçiler için fakat kendi köyümden örnek verecek olursam eğer çoğu hanelerimizdeki çocuklarımız çalışıyor kimileride yaz kurslarında dershanelerde. Benim 3 çocuğum var ikiside bu yaz kursları dolayısıyla akşam eve zor attılar kendilerini,diğer bir çocuğum ise vardıyalı çalışıyor geriye eşim ve ben kalıyoruz eşim diyaliz hastası,bu durumda yaklaşık 2 ton fındığımı kiminle ve nasıl toplayayım? çoğu hanelerimizde böyle düştük çoluk çocuğumuzu okutma bir meslek sahibi etme peşine. Öyle ki büyük baş hayvanlarımızı bile satar duruma geldik bakamamaktan.Haftada 5 kilo süt alsak yeter dedi hanım,öylede oldu. artık köylülerde hayvan bakıcılığıda azaldı. Çftçiye daha fazla destek verilmiş olsa işte ozaman sizin yazdığınız gibi çiftçide kendisine değer verilmiş olmasından haz alacaktır. Saygılarımla..
Şinasi - 13.09.2012

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,80

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8