Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
19.09.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
İlhami ATASEVER

AHMED YASİN İKİ OĞLUYLA BİRLİKTE ŞEHİD OLMUŞTU!

06.12.2012 - 09:36:28

 

“Şeyh Ahmed 65 yaşına geldiğinde İsrail'in yeni bir operasyonuyla karşılaştı. 22 Mart 2004 sabahı Gazze şeridindeki Hay El Sabur'da bulunan bir camiden çıkarken başbakan Ariel Şaron'un talimatıyla apaçi helikopterlerinden bırakılan üç bombayla hayatını kaybetti. Sabah namazından çıkan Şeyh'in yanında bulunan iki oğlu ve yedi arkadaşı da olayda şehit olmuşlardı.
Tarih, tüm vücudu felç olan bir adamın bir halkın mücadelesinde başrol oynayacağını o zamana kadar hiç yazmamıştı. Şeyh Ahmed, sadece halkının mücadelesi için değil, bayrağı altında Filistin’in çocuklarını bir araya getiren bir cihat ve şehadet sistemi için çalışmıştı. Kahramanca yaşadı ve gerçek felçlilerin Allah'ın rahmetinden ümidini kesenler olduğuna inandı. Çünkü biliyordu ki, hiçbir müminin kalbinde Allah inancına dair bir ümitsizlik olamaz. Şehit Şeyh'in ruhu geniş ufuklar için bir başlangıçtı. O düşmanla karşılaşmaktan hiçbir zaman korkmadı ve hiçbir zaman onlardan kaçmayı düşünmedi. Çünkü o, gerçek kaçışın düşmanla yüz yüze gelmekten korkan ümitsiz insanlara has olduğuna inanıyordu.”
 
İsrail’in Filistinlilere yaptığı zulüm karşısında dünya Müslümanlarının sessiz kalışına Ahmet Yasin, Müslümanları Allah’a şikayet eden bir mektup yazmıştı. 
 
AHMED YASİN'İN MEŞHUR "ÜMMETİ ALLAH’A ŞİKAYET MEKTUBU" 
 
Ahmet Yasin, ölmeden bir yıl önce dünya Müslümanlarının Gazze'de ve Filistin'de yaşananlara karşı sessiz kalmasından sitemkâr olmuştu. Yasin, yazdığı bir mektupla "ümmeti Allah'a şikayet" ediyordu.
İşte o mektup: 
 
"Bırakın savaşçı onuruyla ölelim! Allah'ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum! 
 
Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah! Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim! 
Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim!
 
Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır! Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler! Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu? 
 
Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak? 
 
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? 
 
Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış! Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;
 
"Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü'min kullarına yardım et!" diye çağıramaz mı? Buna da mı gücünüz yetmiyor? 
 
Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak "Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!" 
Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek! Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız! 
 
Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. 
 
Bırakın savaşçı onuruyla ölelim! Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın! 
 
Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! Temennimiz, Allah'ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır! Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın! Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları! 
 
Allah'ım! Sana şikâyette bulunuyorum... Sana şikâyette bulunuyorum... 
 
Gücümün azlığını, imkânımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı Sana şikâyet ediyorum. 
 
Sen mustazafların Rabbisin... Sen bizim Rabbimizsin... Bizi kime bırakıyorsun? Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı? 
 
Allah'ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına Sana şikâyette bulunuyorum. 
 
Sana şikâyette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı... Birliğimiz bozuldu... Yollarımız ayrıldı... 
 
Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikâyet ediyoruz..."
BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN KAHİRE ÜNİVERSİTESİNDE…
 
ABD Başkanı Barack Obama 2009 da Kahire Üniversitesinden İslam alemine seslenmişti! 
 
Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN da 17.11.2012 tarihinde İslam alemine Kahire’den seslenerek; “Mekke, Medine, Kahire, İskenderiye, Beyrut, Şam, Diyarbakır, Ankara, İstanbul nasıl birbirlerinin kardeşleri ise tüm dünya bilsin ki Ramallah, Refah, Gazze ve Küdüs de bu şehirlerin kardeşidir bizim kardeşimizdir. Bu şehirlerde dökülen her damla kan bizim damarlarımızdaki kandır. Bu şehirlerde toprağa düşen her can bizim canımızdır. Kimse bu coğrafyada yaklaşık 100 yıldır süren sukutu farklı şekilde yorumlamasın. Bugün ya da yarın Gazze'de insanlık dışı yöntemlerle katledilen masum yavrucakların hesabı mutlaka ama mutlaka sorulacaktır” demişti. 
 
Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN 18.11.2012 de yine Mısır'da Arap Ligi'ne de seslenmişti; “Sizin sesiniz ne zaman çıkacak? Yani oturacaksınız, yemekleri yiyeceksiniz, sohbetleri yapacaksınız, ondan sonra da dağılacaksınız. Bunun ne anlamı var?” Aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatı'na da, “Siz ne yapıyorsunuz? diyerek “Bu kurumların, kuruluşların reforme edilmesi şart. Bu iş böyle yürümez'' demişti!
 
BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN GRUP TOPLANTISINDA NE DEDİ!
 
Başbakan Dünya ülkelerine, Birleşmiş Milletlere, Arap ülkelerine, İslam ülkelerine,Türkiye’ye ve Partililerine sesleniyor!
Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN en son 04 aralık 2012 salı günü, partisinin haftalık grup toplantısında, “Filistin’in 29 kasım 2012 tarihinden itibaren tarih sahnesinde yeniden yerini aldığını” söyledi. Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, yine partisinin haftalık grup toplantısında, Biz Filistin’de parçalanmayı kabul etmiyoruz. Biz Filistin’de asla nifak görmek istemiyoruz. Biz Filistin’de kardeşin kardeşe küslüğüne, hatta çatışmasına asla ve asla şahit olmak istemiyoruz dedi! Esen kalın.



Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Allah razı olsun gündeme getirdiğiniz için.
Ali Uzun - 12.12.2012

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%49,49

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8