Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
24.06.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

EN BÜYÜK SERMAYEMİZ HALKIMIZIN SAĞDUYUSUDUR!

4.2.2016 - 08:38:40

SEVGİLİ dostlar; her zamankinden daha çok birliğe, beraberliğe, birbirimizi sevip saymaya ihtiyacımız var. Çok sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Etrafımız adeta ateş çemberi. Hele güneydoğumuz masaya yatırılmış, dünya devlerinin iştahları doğrultusunda, yeniden sınırlarının çizileceği günleri bekliyor sanki.

 

Kuzeyimizdeki “EN BÜYÜK” sıfatının sahibi Rusya, Kırım vukuatından sonra, Ukrayna’da meydana getirdiği tahribatın pişkinliği içinde, bütün dünyanın gözü önünde, kendi halkını katleden zalim Esad’ı savunmak ve onun zulmünü kalıcı kılmak için Suriye’ye havadan inmiş, DAEŞ bahanesiyle sivil halkı, bilhassa bin yıllık Türk yurdu olan Türkmen dağını, Bayırbucak Türkmenlerini bombalıyor… Onların üstünden Esad’ın öcünü alırcasına, bizi dövmeye kalkıyor, hava sahamızı ihlal ediyor.

 

Doğumuzdaki İran, halkının yarıdan fazlası Azeri Türkü olmasına rağmen, mezhep ayrılığını esas alarak Türkiye’nin güneyinde oluşturmak istediği Şii HakimiyetKuşağının gerçekleşmesi uğruna en büyük müttefiki Rusya ile birlikte halkını katleden zalim Esad’ın yanında yerini alıyor. Esad’ın halkını katletmesine, canını kurtaranların da, yerini-yurdunu terk edip, yollarda-denizlerde telef olmalarına yardımcı oluyorlar.

 

“Etrafımız ateş çemberi” dedik. İsterseniz, çevremizde dolaşmaya devam edelim… Güneydoğu, güney derken, Suriye sınırını takip ederek İskenderun-Hatay’a kadar geldik. O’ndan ötesi Akdeniz. Elbette ki “deniz”diyip geçebiliriz. Ama öyle değil… Bu dünyada su bile yanar… Ağırlıklı olarak Kıbrıs Rum kesiminin Akdeniz’de başlattığı doğalgaz arama çalışmaları Akdeniz’in hararetini yükseltmiş ve “su uyur, düşman uyumaz” tarihî atasözünü haklı çıkarmıştı. Kaldı ki Akdeniz’de suyun bile uyumadığına şahit olduk. Kısaca güneyimizin, problemle dolu olması açısından, karasıyla denizi arasında sanki hiç fark yok gibi…

 

Başımızı çevirip batı tarafımıza baktığımızda Yunanistan’ı görüyoruz. Bir de dönüp onun son yıllarına göz attığımızda ekonomik siyasî krizler, üst üste birbirini takip eden seçimler, haftalık pazar alışverişi yapmak için, Edine garına yanaşan Yunanistan plakalı otobüsler, Ayvalık limanına demir atan Yunan mandıralı motorlarla karşılaşırız. Her şeye rağmen, yine acırız onlara. Yakın komşuyuz. Onun ötesinde Batı Trakya’da azımsanamayacak bir Osmanlı mütebakisi Türk azınlığı mevcuttur. Soydaşlarımızın ruh ve mana bütünlüğü içerisindeki güvenliği, hem de bulundukları yerde günlük hayatta ihtiyaçlarının karşılanması bizim için önemlidir.

 

Bizim açımızdan hal böyle iken, geçtiğimiz Salı günü ajanslara bir haber düştü, “Sabancı suikasti faili yakalandı” diye. Aydın ilimizin Söke ilçesinde, bir ihbar üzerine otogarda düzenlenen operasyonda 2 kişi patlayıcı ve uzun namlulu silahlarla yakalanmış. Daha sonra yapılan kimlik belirlemesi neticesinde yakalananlardan birinin Sabancı suikastı zanlısı İsmail Akkol olduğu belirlenmiştir.

 

Peki, İsmail Akkol kimdir? 1972 doğumlu, DHKP-C üyesi. 9 Ocak 1996 yılında Sabancı Center’a düzenlenen saldırıda, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı, Toyota-Sa Genel Müdürü Haluk Görgün ve Sekreter Nilgün Hasefe hayatını kaybetmişti.

 

Saldırıyı gerçekleştiren DHKP-C üyeleri FahriyeKeser, İSMAİL AKKOL ve Mustafa Duyar, yurtdışına kaçmıştı. Zanlılardan Fahriye Keser Belçika’da yakalanmış, Türkiye’de işlediği suçtan yargılanmış ve beraat etmişti. Mustafa Duyar Şam Büyükelçiliğine teslim olmuş, Afyon E-Tipi Cezaevinde öldürülmüştü. İsmail Akkol ise iki yıl önce Yunanistan’da gözaltına alınmış, ancak daha sonra serbest bırakılmıştı.

 

İşte komşu diyip, bizim acıdığımız, sıkıntılarını hafifletmek için çarşı-pazarımızı açtığımız Yunanistan, tam 20 senedir, başta ruh ve mana varlığımız olmak üzere devletimizi devirip varlığımıza son vermek isteyen bir terör örgütünün elebaşını, himaye edip koynunda besliyor ve en zor günlerimizde, yeni bir eylem için o haini tüm teçhizatlı olarak içimize salıyordu…

 

Etrafımız çepeçevre kuşatılmış iken elbette bize düşen aramızdaki gönül bağlarımızı muhkemleştirmek, birbirimize yönelik saygı ve sevgimizi ziyadeleştirerek, mümkün mertebe niza ve çekişmeden uzak durmak ve birbirimizin hep iyi taraflarını öne çıkarıp, olumsuzluklarımızı elden geldiğince örtmek olmalıdır. Kaldı ki, Yaradan Rabbimiz bizim böyle olmamızı istiyor. O’nun bütün insanlığa örnek olarak gönderdiği Efendimiz Aleyhisselam, bize bu anlayışı, bu erdemlik ve fazilet yüklü davranış tarzını, bütün hayatı boyunca bizzat yaşayarak örneklemiş ve o hayat tarzının devamlılığını bizim sorumluluğumuza emanet etmiştir. Buna rağmen bizi desteksiz, kendi başımıza koymadı. “Benim ümmetim asla olumsuzluklar üzerinde ittifak etmez” diyerek, duasının, gönlünün, himmet ve himayesinin bizimle beraber olduğunu ifade etti.

 

İşte Muhammed ümmetinin, ana unsuru, asli lokomotifi olan, askerine “Mehmetçik” adını veren ve bugüne kadar “ilaikelimetullah” uğrunda cepheden cepheye koşan aziz milletimiz, ORC Araştırma şirketinin yapmış olduğu bir anket çalışmasında, “olumsuzluk üzerinde ittifak etmeyeceğini”, adalet terazisi misali, sağduyu sahibi olduğunu bir kere daha ortaya koydu.

 

 

MEZHEPCİLİK YOK!

 

Söz konusu araştırma şirketi, anketini CHP üzerinde yoğunlaştırdığı için sorularını daha çok Ana Muhalefet Partisi seçmeni olduğunu ifade edenlere yöneltmiş ve ankete katılanların % 53,5’i CHP’yi mezhepçi bulduğunu, fakat % 90,6’sı da bu durumdan rahatsız olduğunu ifade etmiştir.

 

Halkımızın sağduyusu bu milletin birlik ve bütünlüğünden yanadır. Yaradan’ımız bir, kitabımız bir, kıblemiz bir, Peygamberimiz bir. Bizim tek yürek, tek bilek olmamız için bunlar yetmez mi bize?Bu ortak paydalar bizim şanlı tarihimizi dantel dantel örüp, bizi bugünlere getirdi. Bunun ötesinde kimse bu toplumu ayrıştırmaya kalkmasın. Yoksa kendisi kaybeder. Böyle bir ayrıştırmadan halkımız rahatsız. Hem de çok yoğun bir şekilde. CHP’li olmuş, olmamış, fark etmiyor.

 

CHP MİLLETVEKİLLERİ PKK’LILARIN CENAZELERİNE KATILMASIN!

 

Ankette, seçmene yöneltilen diğer bir soru “CHP milletvekillerinin PKK’lıların cenazelerine katılmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusu idi. Bu soruya ankete katılanların yüzde 96,5’i “yanlış buluyorum” cevabını vermiş. Biri milletin birliğine, vatanın bütünlüğüne devletin varlığına kastetmiş, hatta silaha sarılmış, Mehmetçiği şehit etmiş, bu arada “testi su yolunda kırılır” misali etkisiz hale gelmiş, beri tarafta sen, milletin vekili olarak, bu sıfat altında milleti yok etmek isteyenin cenazesine iştirak ediyorsun! Bu halk bunu kabul etmez, içine sindiremez. Nitekim yüzde 96,5 bunu yanlış bulmuştur.

 

HALKIN SAĞDUYUSU, AKADEMİSYENLER BİLDİRİSİNE KARŞI

 

CHP seçmeninin yüzde 63’ü, kendi partilerinin akademisyenler bildirisine vermiş olduğu desteği yanlış bulduğunu ifade ediyor. Şunu herkes gayet iyi bellesin. Bu milletin ilmi yeterli olmayabilir. Belki ilkokul mezunu bile değildir. Ama şunu hiç unutmayınız ki; bu milletin irfanı yücedir. Ben iddia ediyorum, akademisyenlerin ilmi, HALKIN İRFANINA YETİŞEMEZ.

 

Akademisyenler bildirisi ne idi? 1128 tane, “akademisyen” olduğunu ifade eden şahıs, yayınlamış oldukları bir bildiri ile PKK’nın yanında yer almış, Türk askerini yermişlerdi. Bu akademisyenler hakkında soruşturma başlatıldığı için CHP ordusuna değil de, o şanlı orduya dil uzatan akademisyenlere sahip çıkmıştı. CHP seçmeninin yüzde 63’ü de işte bunu yanlış buluyor. Kurban olayım bu halka. Bu halk yanlış üzerinde ittifak etmez. Zira bu Muhammedî bir müjdedir.

 

 

CHP’NİN BEŞAR ESAD’A DESTEĞİ YANLIŞ

 

Anketten çıkan diğer bir sonuç; CHP seçmenlerinin yüzde 61,7’si Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başer Esad’a destek vermesini yanlış buluyor. CHP seçmeni haklı. Peki Esad’ın yanında baş destekçisi olarak kimler var? Rusya, İran ve Çin. Şimdi ben soruyorum bütün halkıma.

 

Bu grubun içinde bulunmak Kılıçdaroğlu’na yakışıyor mu? Şahıs olarak orada yer almak, kendi bileceği bir şeydir. Ama Ana Muhalefet Lideri olarak Esad’ı savunması, asla tasvip edilmeyecek bir davranıştır. Nitekim kendi seçmeni de yüzde 61,7 oranında bu davranışını yanlış bulmuştur. Hele bir düşünün, Esad ve Putin el ele vermişler Bayırbucak Türkmenlerini bombalıyorlar, Kılıçdaroğlu da yanlarında onlara destek veriyor. Hayali bile korkunç. İnşallah temelinde mezhep taassubu yoktur!

 

MÜLTECİLERE SAHİP ÇIKILMASINA DESTEK

 

Yapılan ankette CHP’li seçmen, Kılıçdaroğlu’nun bir yanlışını daha düzeltti. Yüzde 74,9 gibi yüksek bir oranla, Kılıçdaroğlu’nun “iktidar olursam geri göndereceğim” dediği, Suriyeli mültecilere Türkiye’nin sahip çıkmasına CHP’li seçmen destek verdi.

 

Bu milletin ana özelliği mazlumun yanında yer almak,zalime dur deyip düşeni elinden tutup kaldırmaktır. Bu tarih boyunca hiç değişmemiştir. Hem de dil, din, mezhep, kültür ve coğrafya farkı gözetmeden, kimsesize sahip çıkmak, yetimin gözyaşını silmek, bu milletin temel vasfıdır. Hangi partiye mensup olursa olsun fark etmez. Çünkü bizim hamurumuz aynı teknede karılmış, ruh ve mana bütünlüğü içerisinde şahsiyetimiz oluşmuş, Yaradan’ı bir, Kitabı bir, Kıblesi bir, Peygamberi bir, tarihe adını şerefle yazdırmış, yüce bir milletiz.

 

Dolayısıyla biz, olumsuzlukta yoğunlaşmaz, yanlışımızdan dönmeyi fazilet belleriz. Sezgimiz hep doğruya ve hayra yöneliktir. Sağduyumuz, tarih boyunca hem milletimize, hem de bütün insanlığa ilham kaynağı olmuştur. Bu doğrultuda yola çıkmış, Seyhu-Ceyhun’da doldurduğumuz testimizi Dicle-Fırat’a kadar,Dicle-Fırat’ta doldurduğumuz testimizi Tuna’ya kadar, Tuna’da doldurduğumuz testimizi de Viyana önlerine kadar kullanmış, gittiğimiz her yerde kardeşlik, hoşgörü, adalet, eşitlik, hürriyet ve diğergamlık sofraları kurmuşuz.

 

İnşallah halkımızın bu feraset ve iman bütünlüğü içinde bu millet, bu devlet aynı sofraları kurmaya devam edecektir. Bizlere düşen, halk olarak birlik, beraberlik ve kardeşliğimize ters düşmemektir.

 

Bütünden ayrılıp, devlete karşı alternatif oluşturma hayaliyle Abant yolunu tutanlar dâhil, hepimiz şunu iyi bilmeliyiz ki, sürüden ayrılanı kurt kapar. Öyleyse gelin, ne İran’ın, ne Rusya’nın, ne de bizim olmamızı istemeyen diğerlerinin ekmeğine yağ sürmeyelim! Gelin bir olalım, beraber olalım. Tarihteki gibi hep iri de diri kalalım. Bizden sonrakilere onurlu, madde ve manada gelişmiş bir Türkiye bırakalım.

 

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Rus Dışişleri Bakanı Lavrov "Suriye’de teröristler bozguna uğrayana kadar saldırılar devam edecek" derken, sürekli Türkmen ve Suriyeli müslümanlrı vahşice katletmeye devam edeceklerini belirtmek istemiş. Öte yandan hem Rusların hem de ABD’nin cici çocuğu PYD/PKK da silahları ülkemze sokmaya çalışacaklar, cok dikkatli olmalıyız.
İlahiyat öğrencisi - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%44,76

Tek büyük var oda TÜRKİYE dir inanın eğer türkiye büyük olmasaydı şimdiye kadar parçalanırdık, sizler bakmayın bu ülke ayrı kimliklerde görünüyor olsa bile inanıyorum en ufak kıvılcımda lazıyla,kürdüyle,göçmeniyle,yörüğüyle,bu vatanı sonuna kadar savunucaktır, çünkü zilletle yaşamaktansa izzetle ölmeyi tercih eden bir neslin evlatlarıyız...
Takipçi - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,20

Rusya'nın bu yaptığı, Rusya’nın olası bir dünya savaşına girmesi bölünüp parçalanması anlamına gelmektedir. Japonlar Rusların 2. Dünya savaşında İşgal ettiği Kuril takımadalarını, Çin devasa Moğolistan steplerini, Ukrayna Kırımı, Gürcistan Abaza’yı, Azerbaycan Karabağ’ı, İsveç, Finlandiya ve Baltık ülkeleri 2. Dünya savaşında kaybettiği toprakları geri almak isteyecekler. Rusya sadece bir cephede değil birçok cephede savaşmak zorunda kalacaktır.
AY YILDIZ - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%44,96

Hocam sadece dış güçler değil ki bizim düşmanımız. İç haini unutmamak gerek. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile HDP’li provokatör milletvekillerinin şu ana kadarki tutumları iç savaş tahrikçiliğinin de ötesine geçmiş durumda hatta HDP, PKK’yla birlikte, doğrudan iç savaş çıkarmak için uğraşıyor ama ne var ki Türkiye, PKK ve HDP’nin tüm tahrik ve iç savaş çıkarma girişimine karşı şu ana kadar ne hukuki, ne siyasi bir tedbir alabildi. Ankara sadece güvenlik tedbirleriyle kontrolü sağlamaya, iç savaş ateşini söndürmeye çalışıyor.
Özgecan Aslan - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,58

Rusya ve Esed rejiminin sürdürdüğü bu savaş insanlıktan, vicdan ve merhametten nasibi olmayan, ahlaki ölçüleri hiçe sayan doyumsuz bir hırs ve iştah şehvetine esir olanların savaşıdır. Bu kirli savaşın başını bu ahlaksız Rusya, Esed vb. çekmektedir. Bu işgalci, zalim çete kendileriyle birlikte dünyanın da kıyametini hazırlamaktadır. Allah kahretsin bunları.
Bursa Sevdalısı - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%45,96

SAYGIDEĞER HOCAM. YAZINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ SİZE. Bugün yeryüzünde İslam’a ve Müslümanlara ve Türkmenlere karşı apaçık savaş açmış olan sadece Rusya değil maalesef. ABD, AB, Rusya ve Çin hatta buun uzantılarıdır. Bir de bunların da ülkemizdeki uzantıları olan yerli münafıklar ve cellâdına âşık olmuş aydın ve yöneticiler vardır. Bunların hepsi bir cephede birlik ve beraberlik içinde, her alanda bizi yok etmek için, her fırsatı değerlendirmektedir. Bunlar tüm dünyada şer cephesi olarak öfke atına binmiş, intikam hırsına bürünmüş, kin ve nefret fırtınasına tutulmuş olarak İslam’a ve Müslümanlara saldırmaktadırlar. Ne diyelim, RABBİM MÜSLÜMANLARI KURTARSIN VE YARDIM ETSİN.
Ahıskalı öğrenci grubu - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%55,56

Sayın hocam kaleminize kalbinize kuvvet azınız güzel olmuş yine. Yazınızın giriş kısmından anladım yine duygusal bir yazı kaleme aldığınızı. Söylemiş olduklarınıza aynen katılıyorum. Yani devletin tüm kurumlarıyla kararlı bir şekilde terör örgütünün üzerine gidildiği ve gitmeye devam ettiği sürece ve milletin de duruşu ve iradesiyle bu terör mutlaka bitecektir. Türkiye kendisine uzanan her dost elini samimiyetle kavrayacak özgüvene sahiptir, ancak kendisine silah doğrultanları, ülke içinde paralel yapılar kurmaya çalışanları da pişman edecek güce sahiptir.
Raşit Alioğlu - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,70

HOCAM HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK BİRLİK VE BERABERLİĞE İHTİYAÇ VAR. AYNEN OYLE
Dusseldorf - 5.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%52,13

Kalemine sağlık sayın hocam.Küçük detaylarda bizi boğmak istiyorlar hocam.Bu kadar birleştiri ci ve bütünleştirici değerlerimiz ve tarihimiz varken,ne diye biz küçük detaylarda birbirimizle boğuşup güc ve kuvvetimizi heba ediyoruz.Bu Milletin ferasetine hayran kalmamak mümkün değil.Ne güzel söylemiş büyüklerimiz "akıl için yol birdir"Bizim ana kaynağımız Kitap ve Sünnettir.Mezhepçilik ,bölücülük ve ana kaynaktan kopup,teferruatta boğulmak demektir.Mezhepçilik bizi bölüp parçalamak istiyenlerin kurmuş olduğu bir tuzaktır.Anket esnasında ona düşmeyen CHP li kardeşlerimizi tebrik ediyorum.
Yolu Gözlenen Aydın - 4.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,63

Hocam ağzına, yüreğine vede aldığın eğitimle birlikde bilgi birikimine sağlık.Bilginin en büyük cezası bilmeyen lere anlatımamakdır.Bu konuların hepsini bir defada yazmak yetmez ,herbiri günler, sayfalara sığmayacak kadar önemli ve tesbitleriniz aynen doğru.Kıbrıs yüzen bir savaş gemisi gibi akdenizin ortasında dış mihraklar için ne kadar önemli ise bizim İçin de sıcak gündem konusu olan bu yaşanılanlar okadar önemlidir.Dost da düşmanda artık belli olmuşdur ,gün birlik ve beraberlik günüdür halkımız bunu görecek ve gereğini yapacakdır .Unutmayalım Suriyeliler ve sıkışan diğer milletler zorda kalınca bize sığınıyorlar onlara kucak açıyoruz ama bize kucak açacak sığınacağımız yer yok ,asla bu vatanı terk etmeyiz...Allaha emanet olunuz...
Hasan KUDAL - 4.2.2016

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%52,24

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8