Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
25.9.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal Erbay

İŞTE MİLLET, İŞTE MEHMETÇİK

15.2.2018 - 09:15:22

SEVGİLİ dostlar, tam 26 gün oldu… “Mehmedim elde sensin, gönülde sen…” naraları arasında Mehmetçiğin Afrin’e doğru yola çıktığı günden bu yana… Etrafımızda çöreklenmişti sırtlanlar, tehdit ediyorlardı can güvenliğimizi, toprak bütünlüğümüzü… Devletimizin bekası, bir takım haddini bilmez, milletimizi tanımaz hain, namerd organizasyonların tasallüdü ile karşı karşıya kalmıştı. Hainler daha ileri gitmiş, eceli gelen KÖPEK misali camimizi bombalama cüretini göstermiş, KIYAM’a hazırlanan cemaatimizi şehit etmişlerdi. Hal böyle iken MEHMEDİM hedefe doğru yol almış eşkıyadan temizlediği tepelere AL BAYRAĞI dikip akabinde okumuş olduğu EZAN-I MUHAMMEDİ ile yoluna devam etmişti… Bu davranışı ile adının “MİM-HA-MİM-DAL” kökünde buluştuğu adaşı, SEVGİLİLER SEVGİLİSİ’nin adı ve metoduyla hareket edip onun ilkelerini pekiştirdiğini ortaya koymuş oluyordu… Nitekim Mehmetçik rastladığı yaşlıların elini öpüp dualarını alıyor, çocuklarla kucaklaşıp boynu büküklerin başlarını okşuyordu. Bütün dünyanın gözü önünde, hem de insanlığın hasretini çektiği bir sevgiyle…

 

Manzara o kadar hoş ve gönül alıcı idi ki; yurt sathında herkes coşmuş, askerlik şubelerine başvurma yarışına girmişti… Milletin damarı kabarmış, ana özelliğini, aslî görevini yeniden yadına salmış ve adeta “ben de zalime dur diyeceğim, ben de mazlumu elinden tutup onu kaldıracağım” diyerek çareler aramaya koyulmuştu.

 

 

SEVGİ SELİ, MEHMETÇİĞİ AĞLATTI!

 

Bu arada cephenin desteklenmesi gerekiyordu, hem askerî araç gereç açısından…  Hem de insan unsuru açısından…  Ama silah kullanmaya memur asker, ama tedaviye memur doktor olarak…

 

Nitekim, daha çok komando birliklerinden olmak üzere cepheye asker takviyesi devam ediyordu. İşte bunlardan, dosta gurur veren, düşmana korku salan bir manzara… Askeri konvoy yola çıkmış, hedefe doğru yoluna devam ediyordu. Kahramanmaraş’ın Pazarcık İlçesi’nden geçerken kaydedilen görüntüler, Türk Milletini anlatan, onun asaletini  ve vatanperverliğini, devletinin bekası ve vatanının bütünlüğü tehlikede olduğunda seve seve büyük bir coşkuyla şahadete doğru nasıl koşacağını açıkça gösteriyordu. Askerî konvoy Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinden geçerken halk, yol boyu iki taraflı olarak dizilmiş, ellerinde bayrak, dillerinde dua ile Mehmetçiğe sevgi gösterisinde bulunuyor ve onları cepheye uğurluyorlardı. Mehmetçik ise bu sevgiye sevinç gözyaşlarıyla karşılık veriyordu.

 

 

YALNIZ TÜRK HALKI MI DESTEKLİYORDU İSLAM’IN ORDUSUNU?

 

HAYIR, bütün Türk Dünyası Afrin Harekatı karşısında ellerini semaya kaldırmış, Türk askerine dua ediyor…  Hiç unutmayın sevgili dostlar, Türk Ordusu değil Türk Dünyasının, bütün İslam aleminin ruh ve mana bütünlüğü içerisinde, modernizasyonunu tamamlamış, teçhizatını güncellemiş, kullandığı araç ve gerecin % 70’ini  yerli sanayisi ile üreten tek ordusudur. Dolayısıyla ordumuzun ülkemizin bütünlüğü ve devletimizin bekasına yönelik eşkıyaya karşı elde edeceği başarı yalnız bizim göğsümüzü kabartmayacak, Türk Dünyası başta olmak üzere bütün Müslüman kardeşlerimizi de mutlu edecektir.

 

İstanbul Zeytinburnu’nda oturan ve “Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği” adı altında seslerini yükselten Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz, “Biz hazırız, emir bekliyoruz”,“Kalbimiz Afrin’de”,“Bizi de Afrin’e alın” yazılı dövizlerle, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu bir kalabalık gurupla İstiklal Marşımızı okuduktan sonra tebrik nidalarıyla Zeytinburnu Askerlik Şubesine doğru yol almış ve dileklerini şube başkanlığına arz etmişlerdi.

 

 

AZERBAYCAN’DAN GELEN SES!

 

AVRUPA parlamentosunda gür sesiyle Dünyanın dikkatini çeken bir yiğit vardı. Can Azerbaycan’ın Avrupa Parlamentosu Üyesi Sayın Samed Seyidov… Haykırmıştı bir gerçeği; Türkiye’nin yıllarca PKK belasından çektiklerini… Şimdi de PYD adı altında ABD’nin desteğiyle Suriye’de boy gösterdiğini ilave etmişti; Türkiye’nin bu hileli oyuna göz yummayacağını, dolayısıyla kim ne derse desin kendi göbeğini kendisinin keseceğini vurgulamıştı.

Kendi kendime fikirleştim; Samed Müellim ziyalı-aydın bir kişidir, fakat Azerbaycan halkı ne diyordur acaba diye? İçimi okumuş sanki Azerbaycan Televizyonu ve göndermiş iki kameramanını halkın arasına, sorup öğrenmek için Afrin’e doğru yol alan Mehmetçik hakkındaki görüşlerini… Ekrandan bütün Dünya’ya yayılan Azerbaycan halkının gür sesi, gurur verici idi… Genci, ihtiyarı, çoluk-çocuğu hepsi Türk Milletinin yanında olduğunu haykırıyor, onlar da cepheye gitmek üzere gönüllü asker olduklarını, hazırlamış oldukları dileklerle, ilgili makamlara başvuracaklarını ifade ediyorlardı.

 

Kendisine mikrofon uzatılan 66 yaşındaki bir şahsa sordu spiker, “İhtiyaç olsa sen de gider misin Afrin’e?”, verdiği cevap dikkat çekici idi: “66 yaşıma rağmen çağrıldığımda seve seve giderim, hiç tereddüt etmem.”

 

Yine 16-17 yaşlarındaki bir gence sorduğunda hiç tahmin edemediğim bir cevapla karşılaştım… Delikanlı, Türkiye zorda kalsa Afrin’e gider misin sorusuna şu cevabı veriyordu: “Orası da vatandır, bizim idealimiz bütün Türk Dünyasının birliği ve dirliğidir, ben şahsen hiç arkama bakmadan giderim…”

 

Delikanlı yanındaki arkadaşına, “Sen gitmez misin” diye sorduğunda aldığı cevap “ben de giderim” şeklinde olmuştu. Hele 70 yaşında bir amcaya sorduklarında onun verdiği cevap şöyle  idi: “Benim iki oğlum var, ha Türkiye, ha Azerbaycan, ne fark eder… Balalarımın işi ne? Nerede ihtiyaç varsa oraya gidecekler elbette ki.”

 

Müsterih olun dostlar, emin olun bu tekerlek tümsekte kalmayacak, Üstadın dediği gibi; gün doğmuş, gün batmış, EBED BİZİMDİR, ELBET BİZİM OLACAKTIR.

 

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar. 




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Künye
İletişim
Yukarı
Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2016 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Bize Ulaşın Düzce Postası Kurumsal