Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
25.9.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Metin KÖSEER

ALLAHIM SÜRÜCÜLERE SABIR VER

8.3.2018 - 09:16:40

Düzce’de trafik çilesi bitmek bilmiyor. Düzce’de şoför olmak, araba kullanmak ustalık ister. Biz trafik sıkışıklığında, Ankara ve İstanbul’u sollayacak duruma geldik.

 

Daracık cadde ve sokaklar araba kaynıyor. Yollar ve kaldırımlar araçlar tarafından işgal edilmiş. Bunlara bir de kurallara uymayanları eklersek, Düzce’de şu kelimeyi söylemek gerekiyor. Allahım sürücülere kolaylık ver.

 

Düzce merkezinin içinden D-100 Karayolu geçiyor. Bu yolu her Allahın günü binlerce araç kullanıyor. Biz ne yaptık? K. Melen kısmından başlayarak Olimpiyat, Öztürkler, Çoban ve Soğancı tarafına kadar sinyalizasyon koyduk. Yani kırmızı, sarı, yeşil ışıkları yerleştirdik.

 

Amacımız trafiğin rahatlaması ve trafik akışının kolay sağlanması idi. Baktık olmadı… Bu saydığımız kavşaklar tıkanmaya başladı.

 

Ne yapalım, ne yapalım derken, birden  Çoban mevkiine dal-çık yapalım dediler. Hani bizde bir huy vardır. Biz hep ilk söyleyen kişiye inanırız. Yani kafamıza ilk kim girdi ise onu dinleriz. Başkaları yanlış dese de biz yine de ilk söyleyeni dinleriz.

 

Böyle bir huya sahip olduğumuz için yanlışı doğruyu bulamıyoruz. Halbuki vereceğimiz kararlar, tarihi kararlar olacaktır. Düzce’nin geleceği olacaktır. Dua ve beddualık olacaktır dedik.

 

Ne hikmetse, biz ne söylersek söyleyelim, ne anlatırsak anlatalım kimse bizi dinlemedi. Hep ilk söylenenlere inandılar. Düzce’nin geleceği için atılan adımların doğru ya da yanlış olacağı hesaplanmadı. Sadece ilk söylenenler hesaplandı.

 

Belki de masraftan kaçınıldı. Belki de hazır proje uygulandı. Belki de anlatılanlar, konuşulanlar o zamanki şartlara göre uygun geldi.

 

Peki bu taraf böyle düşünüyordu. Ya karşı taraf ne diyecekti? Bu karşı taraf Düzcenin halkı, Düzcenin insanı olacaktı. Yani bir anket yapılabilirdi, kamuoyu ne diyor diye bir nabız yoklanabilirdi. Ne yazık ki hiç biri yapılmadı. Sadece yapılan ilk söyleyen kişiye inanmaktı.

 

Biz dedik ki, dal-çık yapmayın. Daha kötü olur dedik. Anlatamadık, dinletemedik. Daha çalışmalar başlar başlamaz ortalık karışmaya başladı.

 

Çoban kavşağı demeye dilim varmıyor. Akçakoca tarafından Düzce tarafına gelen kamyonlar ve tırlar, Akçakoca tarafına dönmek isteyen tırlar ve kamyonlar, ışığa takılınca bizim trafik kilitleniyor. Üstelik ışıklar uzun uzun yanıyor mu, kuyruklar uzuyor mu? Her taraftan klakson sesleri geliyor mu? Aha da her an kavga çıkacak deniliyor mu? Allahım sürücülere sabır ver.

 

Bu arada dal-çık bomboş duruyor mu? Üstü araba kaynayan dal-çık’ın altı bomboş olduğu için kahkaha atıyor mu? Aha da çürümeye başladı. Üstü şiş altı kebaphane oldu.

 

Bu arada Olimpiyat ile Öztürkler kavşakları da tıkanmaya başladı mı? D-100’den karşıya geçmek için sürücüler cambazlığa başladılar mı? Arabasının burnunu çıkartan, yandan dalan, önüne çıkan, arkandan sinyal yapan vs. vs. sorunlar başladı mı?

 

İtfaiye ve ambulanslar bağırmaya başladı mı? Sürücüler kaçacak yer bulamayınca, ambulans sinyalleri cılız cılız sönmeye başladı mı? İçinde acil olan hastanın hastalığı bir kat daha arttı mı? Yakınları da kafayı yemeye başladı mı? Vay be ne Düzce’ymiş demeye başladık mı?

 

Arkadaşlar, her şeyi bir tarafa bırakalım. Biz hizmet diye işkence yapıyoruz. Canlıyı öldürüyoruz, sağlamı sakat bırakıyoruz. Ne akla hizmet ise bir oyuna geldik. Bu yutulacak, atılacak bir hata değil, bayağı ciddi bir hata yaptık.

 

Dal-Çık ne demek? Dal-Çık niçin yapılır? Dal-Çık nerelere yapılır? Bunları araştırmadan, paldır küldür işe giriştik. Dal-Çık yapıldığından beri, Düzce’nin trafiği perişan durumda…

 

Hele hele ramazan ayını, iftar vaktini aklınıza dahi getirmeyin. İnsan eve iftara gideceğim diye korkar mı? Vallahi korkuyoruz. Ezanlar okunurken, biz hala çobandan karşıya geçeceğiz diye bekliyoruz.

 

Düzce böyle bir yer işte. Bilmiş çok, ahkam kesen çok, kendini bir şey zanneden çok, artistik çok, kabadayı çok, anlatan çok, dedikodu yapan çok, arkadan konuşan çok, yağcı çok, el ovuşturan çok, beliyle boynuyla eğilen çok, ama ne var ki, bir şeyi unutuyoruz.

 

Bizi biz değil, Düzce’yi başkaları yönetiyor. Hangi Düzceli hangi makamda bana göstersenize?

 

Esenkalın…




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Metin abi kalemine sağlık mükemel özetlemişsin
Ceyhun ASUK - 8.3.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,15

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Künye
İletişim
Yukarı
Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2016 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Bize Ulaşın Düzce Postası Kurumsal