Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
11.12.2018
Düzce Postası Android Uygulaması
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal Erbay

KANAYAN YARA; DOĞU TÜRKİSTAN

15.11.2018 - 09:17:15

1995 yılı Aralık ayının sonlarına doğruydu, Azerbaycan Bakü’den yeni dönmüştüm. Uzun ara Vatandan uzak olmanın hasretiyle haberleri biraz daha dikkatli dinliyordum. Ekranda gördüğüm yaşlı adam dikkatimi çekmişti. Uzun, tel tel ak sakalları ve başındaki kendine özgü kepiyle, dertli dertli haber spikerinin sorularını cevaplıyordu… Kendimi alamamış bütünleşmiştim ekranla…. Dikkatimi çeken yaşlı adamın adı Beraat idi. Doğu Türkistan Urumçi’li olan 95 yaşındaki aksakalın Doğu Türkistanlılar arasındaki yaygın tesmiyesi  ‘Beraat Hacım’ şeklindeydi…

 

 

MAO ZINDANLARINDA GEÇEN 22 YIL

 

Beraat Hacım anlatıyordu yaşadığı çileli hayatı… Doğu Türkistan Urumçi’de dünyaya gelmiş 13 Kasım 1933’de kurulan Doğu Türkistan Türk-İslam Cumhuriyeti Devletinin Ordusunda yüzbaşı rütbesiyle komuta kademesinde bulunmuş, dolayısıyla kızıl rejimin takibine takılmış önemli bir şahsiyetti.

 

Bütün bunlardan dolayı Mao Döneminde gözaltına alınmış, dik duruşu sonucu özüne sahip çıkıp davasına ihanet etmeyince de zindanı boylamış, HÜCRE’deki yerini almıştı.

 

Hem de “çile bülbülüm çile” dedirtircesine 150 santim boyunda 80 santim eninde eziyet ve cefa yurdu bir hücrede… Tam 22 yıl bu hücrede çile çekmişti. Beraat Hacım… Erimiş-erimiş o heybetli yiğit, hücrede 28 kiloya kadar düşmüş, ama cismi ne kadar erimişse iman sadakat, ümit ve azimle dolu olan ruhu da o kadar yücelmiş adeta taşma noktasına gelmişti. Nitekim 22 yıl süren bu hücre hayatında bir gün olsun ümitsizliğe kapılmamış ve bir vakit namazını dahi kazaya bırakmamıştı…

 

O’ndan beklediklerini alamayan rejim Beraat Hacımın tahliyesine karar vermişti… O hâliyle evine geldiğinde anası bile kendisini tanıyamamıştı. Kısa zamanda toparlanan Beraat Hacım, zor olan bir şeyi gerçekleştirmeyi kafasına koymuştu…. Oda Türkiye’ye varmak, Eyüp Sultanı ziyaret edip İstanbul üzerinden hacca gitmekti.

 

Çok çalışarak zor da olsa harici pasaport alır ve trenle Moskova’ya, oradan yine Sofya’ya, oradan da Sirkeci’ye gelir… İstanbul’a gelince Zeytinburnu’ndaki Doğu Türkistanlı hemşehrilerini bulur ve onların misafiri olur.

 

Hedefi İstanbul üzerinden yürüyerek Hacc’a girmektir… Hemşehrileri bunun çok zor olacağını kendisine izah etseler de o ısrar eder… Durumdan haberdar olan Diyanet İşleri Başkanlığı kendisini devlet misafiri statüsünde kafilesine katar ve Mekke’ye uçuşunu gerçekleştirir. Hacc  farızasının ifa süreci içerisinde Arefe Günü Arafat’da Vakfe görevini  yerine getirince bildiğiniz gibi hacı adayları Müzdelife’ye doğru yol alırlar… Orada akşam ve yatsı namazlarını,  akşam namazı vaktinde birlikte eda ettikten sonra küçük küçük taş toplamaya koyulurlar.

 

Adettendir, o yıl hacca vatandaş gönderen devletlerin bayrakları Muzdelife’de gönderde sıra sıra dalgalanırmış… Beraat Hacım bakmış ki gönderede dalgalanan bayraklar arasında Çin bayrağı da var… Bunu görünce çıldırmış adeta, “Allah’ın varlığını inkarla Müslümanlara bu kadar eziyet ve cefa eden Ateist, Allahsız bir rejimin sahip ve temsilcisi olan bir devletin bayrağı harem bölgesinde, Müzdelife’de göndere nasıl çekilir, bu mübarek semalarda o münkir bayrağın dalgalanmasına nasıl müsaade edilir” diye… Bu ruh ve imanın sahibi Beraat Hacım   gecenin en sağır ve kör vaktinde kalkar ve Müzdelife’de çevreden topladığı  taşlarla sembolik şeytanı taşlamadan önce, en büyük eziyeti Müslüman Türk’e reva gören Allahsız rejimin sembolü olan kızıl bayrağı gönderden  indirir ve gereğini yapar…

 

 

HÜCRE ZULMU AÇIK HAPİSHANELERE DÖNÜŞTÜ

 

150X80 santim ebadındaki bir hücrede 22 yılı geçmiş olmasına ve 28 kiloya kadar düşmesine rağmen bir vakit namazını kazaya koymayan bir iman, ciddiyet ve sorumluluğun sahibine ancak bu şahsiyetli davranış yakışırdı. Beraat Hacım görevini hakkıyla yerine getiren bir Müslüman Türk evladı olaral ömrünü tamamladı ve Hakk’a yürüdü. Ama Doğu Türkistan’da zulüm hız kesmeden şiddetlenerek hala devam ediyor… Hem de Alman Nazı Kamplarını aratmayacak şekilde, yaklaşık 3 milyon’u aşkın Doğu Türkistanlı Müslüman Türk kardeşimiz komünist Çin’in tesis ettiği Nazi Kamplarında eziyet ve cefaya tabi tutulmak suretiyle… Dünya suskun, biz dahil kimsenin sesi çıkmıyor… Bütün bir dünya tarihin kaydettiği en büyük haksızlık ve zulüm karşısında dilini yutmuşçasına susmuş… Halbuki “zalimin zulmü karşısında susan ancak dilsiz şeytandır” diye öğretmişti bize Sevgililer Sevgilisi. Peki şimdi ne oldu bize, niçin kardeşlerimizin çektiği bütün bu eziyet ve cefaya rağmen hala ilgisiz ve suzkunuz? Hani biz, “zalimin zulmüne dur deyip mazlumu elinden tutup kaldıran” bir ecdadın torunlarıydık… Hani zalimin korkulu rüyası, mazlumun ise umut kaynağıydık….öyleyse bu ilgisizlik neden?

 

 

ÇİN’İN 2050 HEDEFİ

 

Çin’in hedefi 2050 yılına kadar Doğu Türkistan Uygur Bölgesi dahil gasp ettiği Türk Yurdu sınırları içindeki herkesin Çin gibi konuşması, Çin gibi giyinmesi Çin gibi yemesi-içmesi, Çin gibi düşünmesi ve kendini tek tip tornadan çıkmışçasına etnik kökü ne olursa olsun Çinli kabul edip ona göre davranabilmesi için bugün en az 3 milyonu aşkın kardeşimizi kamplara hapsederek onları gayr-i insani bir şekilde rehabilite edip Çin’leştirmek için program uygulamaktadır. Bilhassa erkekleri kamplara toplamak suretiyle aile bütünlüğünü bozmayı, arkadan da “Çin-Uygur Kaynaştırma Programları” adı altında Türk Milletinin en hassas olduğu “Aile Mahremiyeti” kavramını zedelemek suretiyle Müslüman Türk Hanımefendilerinin, Çin erkekleriyle evlenmelerinin yollarını zorlamaktadır. Uygulanmak istenilen planı terbiyem ve vicdanım müsaade etmediği için ancak bu şekilde kapalı olarak ifade edebildim.

 

Çinin nihai hedefi, 40 milyonluk Doğu Türkistan Müslüman Türk varlığına 2050’ye kadar son vermektir. Dolayısıyla her birimizin son derece uyanık olması ve kardeşlerimiz için elimizden ne geliyorsa onu yapması gerekmektedir. Yapacağımız iş öncelikle Doğu Türkistan-Uygur Varlığı ve Doğu Türkistan davası hakkında bilgi edinip donanımımızı tamamlamamızdır. Akabinde hiçbir şey yapamazsak sosyal medya vasıtasıyla ilgisiz ve suskun olan İslam âlemini harekete geçirmeye ve zalim Çin’i kınamaya yönelik yazışma ve katkılarımıza her gün ara vermeden devam etmemizdir.

Bu bir vatan borcudur!

Bu bir iman borcudur.

Her birinize bu yolda başarılar dilerim.

 

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hocam Allah razı olsun yine milli ve manevi duygularimiza tercüman oldunuz. Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun. Türkiye her zaman onların yanındadır
M.Ü. İlahiyat Fak. Ahıskalı Öğrenciler Grubu - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi seviyoruz ve her zaman yanındayız. Şefaat et ya Resulullah. Hepinizim Mevlid kandili mübarek olsun hocam
Yener Sarı - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Çin 2050 hedefine ulaşamayacak inşallah hocam
Veli Kaman - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hocam Mevlid kandiliniz mübarek olsun inşa Allah
Fahri Ertürk - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Kaleminize kuvvet, elinize yüreğinize sağlık hocam. Mustefid olduk
Misafir yorumcu - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Cok değerli hocam, yine mazlumun sesi oldunuz teşekkür ediyoruz. Tarih boyunca; Batıl, inkarcı, mütekebbir, zalim, tağut, zorba ve diktatör düzenlerin temsilcileri kendilerini ‘hak yerine’ koyarak; mazlum ve mustazaf insanların yaşadığı bu coğrafyayı beceriksiz ve basiretsiz yöneticiler yüzünden işgal ettiler.
Gurbetçi Savaş - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Batılın varlık sebebi haktır. Hak etki, batıl tepki olarak ortaya çıkmıştır. “Hakkın varlığından yararlanarak kendisini ortaya koyan batıl, su üzerindeki köpük gibidir. Varlığı ve hareket etmesi suya bağlıdır. Ama asıl olan sudur. Hak mevcut oldukça batıl da var olmaya devam edecektir. Adalet var oldukça zulüm de malesef var olmaya devam edecektir sayın hocam. Rabbimiz Doğu Türkistan'daki kardeşlerimizi korusun. Dua edelim inşallah.
Ruşen Alioğlu - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hanginizin amelinin daha güzel olduğunu denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur” (Mülk -2)
Veli Kaman - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Hocam Doğu Türkistan'da şu an zulüm var. Çin onlara zulmetmeye devam ediyor. Türkiye olarak onlara daha fazla yardım etmemiz gerekiyor.
Hamza Ertuğrul - 19.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%41,67

SAYIN PROF CELAL ERBAYIN BU YAZISI MILLI DUYGULARIMI GALEYANA GETIRDI. COK BEGENDIM.TESEKKUR EDERIM. Hayrettin ŞALLI
SAYIN PROF CELAL ERBAYIN BU YAZISI MILLI DUYGULARIMI GALEYANA GETIRDI. - 18.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

Zulüm e göz yuman günahınada ortaktır. Bu bölgede yaşananlar zulümdür görüyoruz bir şey yapamıyoruz. Bir zamanlar türk akın larından kurtulmak için altı bin km set yapan çinliler ne oldu da güçlendi ler.bununda görmeliyiz. Kardeşlerimizin herzaman yanındayız. Allah yardımcıları olsun. Önemli bir konuyu gündeme alıp en güzel ifadelerle anlattığınız için teşekkür ediyorum. Tebrik ediyorum.
Hasan KUDAL - 18.11.2018

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive