Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
22.10.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

Daha nice bayramlara

13.06.2019 - 09:16:42

SEVGİLİ dostlar; uzun süreli bir bayram fasılasından sonra her birimiz olağan gündemimize döndük ve kaldığımız yerden sağlık sıhhat içerisinde yolumuza devam edebilmenin huzur ve mutluluğu içinde birbirimize ‘‘daha nice bayramlara’’ temennisini sıkça tekrar eder olduk. Ben de yürekten ve candan, her birinize aile bütünlüğü içinde ‘‘daha nice bayramlara’’ diyor, bir haftalık aradan sonra bu sutünlarda sizlerle buluşmanın haz ve mutluluğunu bizzat yaşadığımı ifade etmek istiyorum.

Bu arada bir çoğunuzla bizzat bayramlaştığımızı, sağlık ve sıhhat temennisiyle kucaklaşıp birbirimize başarılar dilediğimizi ifade etmemde yarar var. Hiç unutmam; bir kurban bayramıydı rahmetli ağabeyim hac görevini ifa etmek üzere Hicaz Bölgesindeydi… Evin büyükleri, daha çocuk yaşlarındaki yeğenlerime tembih ediyorlardı; oğlum erkenden Camiye gidin ‘‘sabah namazı ile birlik bayram namazını eda edin ve BAYRAM’ı EVİMİZ’e getirin’’ diye. Rahmetlinin yokluğunda yeğenlerimle birlikte biz de, sabah erkenden Fatih Şehremini Örümceksiz Camiine gider Cemaatle eda ettiğimiz sabah namazından sonra Bayram namazı ile birlikte getirdiğimiz Tekbir ve Tehlillerle beraber cuşa gelir, İtri’nin bestelediği nağmelerin gölgesinde tarihle bütünleşir, sağımızdakilerle solumuzdakilerle büyük bir coşku içerisinde bayramlaşır ve algılayıp idrak ettiğimiz bayramı evimize götürürdük.

Büyük Çamlıca Sırtlarında İdrak Ettiğim Bayram!

Bu bayram, bayramı Büyük Çamlıca’daki, ismiyle müsemma büyük Millet Camiinde idrak etmeyi kararlaştırmıştım. Saatimi kurmuş 03.30’da kalkmış ve saat 04’e gelmeden hedefime doğru yola çıkmıştım. Büyük Çamlıca fidanlığından hedefe doğru açılan özel tünele girmiştim. 70 km hız sınırına ters düşsem de, ilerleyebilmenin hazzını duymuştum. Ama gel gör ki; daha tüneli yarılamadan hızımızın 5-10 km’ye düştüğünü ve nihayet yürüyerek tünelden Camiye gitmeyi göze alanların vasıtalardan daha hızlı ilerlediklerini görmüştüm… Başka çarem kalmamıştı, ‘‘Zaruretler mahzurları mubah kılar’’ genel kuralınca sağ şeride doğru yaklaşıp, fırsat kollama dışında başka şansım kalmamıştı. Yoksa sabah namazının farzını cemaatle eda etme fırsatını kaçıracaktım. Kalbimizi bilen Rabbim zorluklar karşısında imkanlar yarattı, fırsat bulup ilerledik, aracımızı gösterilen yere park ederek cemaatle eda edilmekte olan sabah namazının farzının ikinci rek’atına yetişebildik.

Bu arada büyüklerimizden görüp öğrendiğimiz bir Osmanlı adetini hatırlatmak isterim; Osmanlı döneminde, o haşmetli dönemde bilhassa bayramlarda büyük küçük demeden, erkenden kalkılır, sabah namazını Cami’de eda edecek şekilde hazırlıklar yapılırdı. Önce sabah namazının sünneti evlerde eda edilir, böylece evlerin de kıyam, kıraat, ruku ve secdelerden nasiplenmesine gereken dikkat ve özen gösterilirdi. Dolayısıyla hedeflenen camiye varılınca şayet farz kılınmaya başlanmışsa bizim gibi geciken sahıs direk imama uyar ve cemaatle birlikte farzı edaya koyulurdu.

Ben de, büyüklerimizden algıladığımız bu hassasiyet doğrultusunda her ne kadar saat 04.00’a varmadan yola çıktımsa da, Çamlıca’ya doğru akan insan selinin tünelde oluşturduğu yoğunluk sebebiyle hedeflediğimiz vakitte Camiye ulaşamamış, ancak farzın ikinci rek’atına yetişebilmiş, sabah namazının sünnetini evimizde eda ettiğimizden direk olarak imam’a uymuş böylece  bayram sabahında sabah namazının farzını cemaatle ede edebilme şerefine ermiştim.

İBADETLE ŞOVU BİRBİRİNE KARIŞTIRMAMAK LAZIM!

Sevgili dostlar, bizim medeniyetimizde nerede nasıl davranacağımızın, nerede nasıl oturup kalkacağımızın, nerede ne zaman, ne kadar, hangi ses tonuyla konuşacağımızın bir kuralı, bir adabı vardır. Büyüklerimizden görüp öğrendiğimiz bu ilkeleri, bu doğrultuda tevarüs ettiğimiz usul ve adabımızı mutlaka ve mutlaka hayatımız boyunca canlı bir şekilde bizzat yaşatmamız ve bizden sonraki nesillerimize en değerli davranış tarzları, değer ve ölçüleri olarak bırakmamız zorunluluk ifade eder. Şahsen bayram sabahı çok üzüldüm; herkesin elinde bir akıllı telefon kimi video çekiyor, kimi resim, kimi de karşı tarafa mesaj atarak Camide bulunmuş olduğu konumu tarifliyor. Kürsüde veya mimberde verilmeye çalışılan mesaja kimsenin kulak verdiği yok. Halbuki bizim medeniyet anlayışımızda Caminin içinde yanındaki ile konuşmak, elindeki telefonla meşgul olmak, cami adabına aykırı ters bir davranıştır…

Şunu hiç unutmamak gerekir, bizim halkımızın bilgi edinme kaynaklarının başında Camiler gelir…Sakın ‘‘bu nasıl olur’’ diye sormaya kalmayın…Siz sormadan ben söyleyeyim; on beş yaşını tamamlamış her mükellef beyefendi Cuma namazını eda etmek üzere Cuma günleri Camiye gitmek mecburiyetinde midir? Evet…Camiye gittiğinde ‘‘Hutbe’’yi  dinliyor mu? Evet…Peki bir yıl içinde kaç hafta var? Elli iki… Yine bizim hiç ihmal etmediğimiz, hatta daha fazla özen gösterdiğimiz iki tane de bayram namazımız var mı? Evet.. Topladığımızda etti mi 54…Peki şimdi şöyle bir düşünelim…Bu ne demektir biliyor musunuz sevgili dostlar; bizim kültür ve medeniyetimizde 15 yaşına erişen ve bunun üstündeki aklı başında olan her bir şahıs bir sene içinde 54 konferans dinliyor demektir. Farkındaysanız namaz öncesi sunulan vaaz ü nasihatlardan hiç söz etmedim…Onları da hesaba kattığımızda Camilerin bilgi üretme ve halka bilgi sunma fonksiyonunu, bu meyanda camilerin toplumsal kaynaşmamıza, kollektif şuur ve bilincimizin oluşumuna, bu bilincin davranışlarımıza yansımasına, sosyolojik oluşum ve olguların kalıplaşıp şekillenmesine yönelik  katkısını açıkça görürüz. Yurdumuzun üzerinde yükselen her minare ve miğferleşen her kubbe herkese açık ve en yaygın bir mektebin varlığının ilanı olduğu gibi, aynı zamanda  bu milletin bu topraklara kazınmış bağımsızlık ve hakimiyet mühürü olduğunu asla unutmayacaksınız. Dolayısıyla büyük Çamlıca Millet Camii 65 bin kişiyi alacak ölçüde en geniş halk mektebi olduğu gibi aynı zamanda İstanbulun en hakim tepesine en son kazılan hakimiyet mührümüzdür.

İşte gök kubbenin altındaki miğferleşen en haşmetli beşeri kubbenin altında devlet büyüklerimizle beraber kürsü ve minberden yükselen bilgi demetlerini algılayarak, İtrinin tekbirlerini tekrarlayarak, Ülkemizi çepe-çevre kuşatıp milletimize tuzak kuran, milli birlik ve beraberliğimize engel olup devletimizin bekasına, vatanımızın bütünlüğüne göz diken güruhu yalvarış ve dualarımızla Allah’a havale ederek eda ettiğimiz Bayram namazı sonrası Cumhurun Reisinden başlayarak birbirimizi kucaklayıp bizzat yaşadık bayramı ve  içimize sindirdik o bayramın sevincini…

Büyüklerimizden öğrendiğimiz gibi aldık götürdük bayramı, önce bizlere veda edip Hakk’a yürüyen yarana, gardaşa, anaya-ataya…Ve nihayet tarihimizle bütünleşip yücelen ruhumuzla  yöneldik hanemize evladu  iyalimize…Yetmedi, yakın dost ve komşulardan başlamak üzere düştük yollara…Derken daha bayramın birinci günü saat 12.30 itibariyle eriştik Düzce Kültür Merkezine…Bütün yol arkadaşlarım toplaşmıştı oraya, oluşturmuştular sevgi halkasını, her gelen yer bulmuştu kendine bu büyük halkada …Kısacası Büyük Çamlıcada, Milletin Camiinde idrak edip Cumhurun Reisi ile sevincimi paylaştığım o bayramı taşımıştım Düzce Kültür Merkezine. Kucaklaşmıştım eski dostlarla…Gerçi bizim sevgimiz havanın hararetini bastırmıştı ama buna rağmen, hava sıcak ve bunaltıcı teşhisiyle karşılaşmış, bu sebeple Millet Camiinde Cemaat-ı Kübra ile algıladığım bayramın izlerini ve Cumhurun Reisinin selamını Düzce’deki dostlarımla paylaşamamıştım.

Sağlık olsun deyip, devam etmiştim dostları kucaklamaya…Sembolik de olsa Vekilliğim esnasında yakından ilgilendiğim bir yaşlı anamı ve Düzce’de eski klasik dini metinleri okuyabilen tek şahıs olan, uzun süredir hastalığı sebebiyle evinde dostlarını gözleyen hocamızı ziyaretle Kaynaşlı’ya doğru yol aldım. Sadık dost Muhtar Recep’le çevredeki hastaları ziyaret ettikten sonra Şimşir Mahallesindeki 1.Aza Lütfi kardeşimizin kahvesini içtik …Çok neşeli idi. Lütfi kardeşimizle muhabbet ettik, dedik  güldük…

Ama bilesiniz ki dostlar her şey fani… Boşuna dememişler ‘‘yalancı dünya’’ diye. Geçtiğimiz Pazartesi günü Muhtar Recep aradı beni; ‘‘hocam Lütfi ağabey Hakk’a yürüdü.’’ diye… Ertesi gün Salı öğleden  sonra defnedildi Lütfü Kardeşim…Allah rahmet eylesin. Makamı cennet olsun…Aile efradına ve dostlarına Allah sabırlar versin.

Evet dostlar, kimin ne olacağı hiç belli değil. Ne olur gelin birbirimizi üzmeyelim, kırıp dökmeyelim. Sevelim, sevilelim, etrafımıza hep sevgi ve huzur sunalım. Günlerimizi bayrama dönüştürmek bizim elimizde. Bu güzelliği ne kendimize ne de çevremiz çok görmeyelim.Bu yolda hepinize başarılar dilerim.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

Daha nice bayramlara




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Allah, Cumhurbaşkanımıza ve Beraberindekilere Ülkemize yardım etsin.Erdogani sadece imani olanlar anlar.imansizlar anlamaz.
Can Kaplan - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,09

ALLAH sizden razı olsun sayı vekilim
Asım İlkay Ertan - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,06

Allah razı olsun , dünya müslümanlarından bahsedişin duan , milleti düşünüşün trafik kurallara uyun deyişin ve hanelerinize mutluluk isteğin hepsi zaten senin büyük biz insan oluşundur , bir babanın evlatlarına duası gibidir , sizi seviyoruz hocam ,,,,
Galip Alpdoğan - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,73

Rabbim Devletimize milletimize zeval vermesin, maddi manevi güçlü kuvvetli eylesin,Başkanımız R.T.Erdogana saglik sihhat afiyetle uzun ömürler ihsan eylesin
Halil Hasan - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,51

Hocam Mursi şehit oldu ALLAH gani gani rahmet eylesin. Rabbim mekanını cennet eylesin. Kendisine bu zölumü yapanları ALLAH en yakın zamanda içinde kahreylesin. Amin
Dervişan - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%59,57

Evet hocam çok doğru demişsiniz: Bir sene içinde 52 hafta var, 2 de bayram namazları etti 54. Toplamda insanoğlu bir sene içerisinde 54 konferans dinlemiş oluyor. Bu da gösteriyor ki CAMİLER İLİM YUVASIDIR.
Raşit Alioğlu - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%53,06

Sabah namazını kaçırmamak için göstermiş olduğunuz çabanız bize örnek teşkil etmektedir. Allah razı olsun hocam
Berkay Fahri Suna - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%45,71

Hocam geçmiş bayramınız mübarek olsun. Rabbim sizi ve sevdiklerinizi korusun
Nadir Erkaya - 18.06.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,00

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8