Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
19.10.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

Özgürlük aşkının gücü

11.07.2019 - 09:27:37

Sevgili dostlar bu hafta farklı bir konu üzerinde sohbet edeceğiz. Belki de ‘‘kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit-duy’’ misali, siz değerli hemşehrilerimin  ata-dede yurtlarına ait hasretini depreştirip bir kere daha mehter marşını mırıldanmanızı temin etmiş olacağın. Geçen hafta zaten birlikte Balkanlarda dolaştık, Kırcaali’den Plevne’ye birlikte yolculuk edip, Panoroma’da seyreylediğimiz şanı büyük Osman Paşa’nın Plevne’den ‘‘çıkmam, çıkmam’’ şeklindeki  haykırışlarına birlikte şahit olmuştuk. Hele Filibe’de dolaşırken ecdad yadigarı Eski Filibe’de, Osmanlı Filibe’de o şanlı izlere şahit olup birlikte Cuma Camiinde secde edip Yaradan’a  yalvarırken hep birlikte sorumluluğumuzu yadımıza salmış, hiç olmazsa modern dünyanın ve çok demokratik olduğunu söyleyen AB’nin ürettiği imkanlardan yararlanıp belki de ecdadın hatırasını fizik boyutta en net bir şekilde yansıtan o eski Osmanlı mütebakisi Filipe tepelerinden bir evcik satın almanın hayallerini kurmuştuk birlikte… Kendi açımdan, hayal diyorum…Zira ben Trabzon doğumluyum…Hakikaten benim için hayal! Ama kök itibariyle Karnabad’lı, Kırcaali’li olup Evlad-ı Fatihan sıfatını taşıyan, siz değerli dostlarım için hayal değil, azim ve gayretin elde edebileceği bir sonuçtur. Aynı şekilde Kafkas kökenli kardeşlerim için de öyle… Yeter ki hedef olarak belirleyin ve samimiyetle elinizden geleni ardınıza koymayın…Rabbim bir gün nasip eder onu size…

Azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz

Mesela; dün itibariyle bir davet aldım…Doğu Türkistan’dan kendi inanç ve değerleri doğrultusunda eğitim alıp yetişmiş bir şekilde tekrar öz yurduna dönmek üzere bin-bir türlü tehlikeyi göze alıp Çin dışına çıkan ve nihayet Türkiye’ye gelebilen, daha sonra başta dil problemini halledip YÖS ‘‘yabancı öğrenci sınavı’’na giren ve YÖK tarafından çeşitli Üniversitelere yerleştirilen Uygur Türkü öğrenciler, İstanbulda’ki Doğu Türkistan kökenli kardeşlerimizin oluşturduğu STK’lar, bilhassa Doğu Türkistan Maarif Kültür ve Dayanışma Derneği ile Satuk Buğrahan İlim ve Medeniyet Vakfının organizesiyle Kocaeli’nde, Kocaeli Büyük Şehir Belediye Başkanlığının himayelerinde düzenlenmiş olan kardeşlik ve kaynaşma kampında bir araya geldiler.10 Temmuz 2019 Çarşamba günü itibariyle de kamptaki gençlere yönelik bir konuşma yapmak üzere beni de davet ettiler…Kampın açılışı mahiyetinden, bütün Kocaeli basınının ve protokolünün  iştirakiyle gerçekleşen toplantı çok duygulu anlara sahne oldu.

Hangi öğrenciye sorsam üç-dört seneden bu yana memleketiyle, ana-babasıyla irtibat kuramadığını, telefonla bile görüşemediğini, hatta mektuplaşamadığını söylüyordu…Şu anda bırakıp geldikleri anası, babası, kardeşleri, hasılı aile fertleri yaşıyorlar mı?  kim öldü kim kaldı… 

Hiçbir bilgileri yok…Öğrencilerin bir çoğu önce Mısır Kahire’ye gitmiş…Çin, Mısır’a baskı yapmış; bu öğrencileri sınır dışı yapması için…Sisi’nin adamları da Çin’in baskısına boyun eğerek yaklaşık 5000 civarındaki Uygur Türkü genci bundan üç sene önce sınır dışı etmişti. Bu beş bin öğrencinin yaklaşık yarıdan fazlası memleketlerine dönmeyerek her mazlum gibi Türkiye’ye sığınmıştı. Bu Ülke, bu Millet,  bu  Devlet hamdolsun ecdadından aldığı terbiye doğrultusunda hiçbir mazluma kapısını kapatmamış, zalimin zulmünden kaçan herkese kucak açmıştı tarih boyunca…İşte bundan üç yıl öncede Sisi’nin Zalim Çin’in talimatıyla sınır dışı ettiği Uygur Türkü, fidan boylu üçbin öğrenciyi de bağrına basmış ve belli prosedürleri uyguladıktan sonra, YÖK onları Türkiye’nin muhtelif Üniversitelerine yerleştirmişti.

İşte Kocaeli’nde biraraya geldiğimiz öğrenciler bunlardı. Mahzun yiğitler… Anadan, babadan, gardaştan uzaklarda…Birbirlerinin seslerini bile duymaları mümkün değil…Ana-baba evladını Allah’ın himayesine havale etmiş, evlat da ana-babasını Rabbinin güvencesine emanet edip, Yaradanı’na sığınmış yollara düşmüş…Olup-olgunlaşıp  bilenip, ilim irfanla mücehhez bir şekilde donandıktan sonra Kaşgarlı Mahmudun yurdunu zalim düşmandan geri almak üzere yurduna dönmek için Anadolu’da, gardaş ocağında, gurbet  odunda pişiyor ve kemale doğru yol alıyorlardı…

Yolun açık olsun delikanlım…Sen tıpkı Arif Nihat ASYA’nın Anadolu gencine biçtiği kalıptasın. Yani elde sensin dilde sen…Gönüldesin, baştasın…Sen Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın. Sakın kendini hor görme delikanlım…Azminden iradenden hiçbir şey kaybetme…Sen bu dünyada ana-babanla buluşamazsan ne gam… Cennette kavuşup Tuba dalları altında birlikte seyru sefer edeceksiniz. Üstelik senin bu azmin, bu gayretin, bu metanet ve cesaretin Kaşgarlı Mahmutların, Yusuf Hashacib’lerin yurdunu Zalimin işgalinden kurtarıp Cennete dönüştürecektir.

Haydi yürü delikanlım. Yolun açık olsun Rabbim yar ve yardımcınız olsun….

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar…

 




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Hocam Çin zulmunun boyutlari her gun biraz daha genisleyerek dayanilmaz hale geliyor.
Kaan Dusseldorf - 18.07.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,41

malesef müslüman uygur türkler'inin çin tarafından "dönüşüm" kamplarına gönderilmesiyle devam ediyor bu Çin zulmü. bir insanı sırf dini inancı nedeniyle kampın kapısında yazdığı şekliyle "eğitim aracılığıyla yoğunlaştırılmış dönüşüm merkezi" (concentrated transformation-through-education center) diye bir yere göndermek 2018 dünyasında tek kelimeyle rezalettir. Çinli yetkililerin iddiaları doğal olarak reddettiğini ve haberin amerikan medyası aracılığıyla yayıldığını da belirtiyorlar
Misafir 12 - 18.07.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%53,08

Çin zulümlerinden bazısı Müslümanların namaz kılma, oruç tutma, şer’î kıyafete bürünme, Kur’ân-ı Kerim’i bulundurma, namaz örtüsü giyme, sigarayı veya içkiyi bırakma gibi, İslâm’a bağlılıklarını sergileyen herhangi bir davranış veya İslâmî hükümleri uygulamaları konusunda rapor tutma, dosyalama ve ihbar etmekle vazifeli Çinlileri evlerine almaya, onlarla beraber yaşamaya mecbur etmeleri.
Halil Öğretmen - 18.07.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,54

ALLAH RAZI OLSUN HOCAM GÜZEL YAZIYDI
serkan koç - 18.07.2019

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,30

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8