Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
22.08.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
H. Agah ALTAY

Yoksa felâketler kaderimizde mi var?

22.07.2019 - 09:51:41

AHH DÜZCE’m! Canım Düzce’m! Bahtı kara Düzce’m! Felâketler şehri Düzce’m! Keşke böyle anılmasaydın... Keşke manşetlerde böyle kalmasaydın. Ama ‘takdiri ilâhi’... Vardır bunda da elbet bir hikmet.

Felâketlere alıştık demek istemiyorum. Allah korusun. Allah alıştırmasın. Lakin Düzce tabir yerindeyse felâketlerle anılıyor adeta.

Hani ülke genelinde sokak röportajı yapılsa “Düzce” denildiğinde deprem  ya da sel felaketi gelecek neredeyse akıllara.

Önce 1999’daki 17 Ağustos Büyük Marmara depremi ve sonrasında 12 Kasım’daki 7,2’lik depremler Düzce’nin kötü nam salmasına neden olmuştu. Şimdilerde buna bölgemizde yaşanan büyük sel felâketi de eklendi.

Aslında Düzce’de sel ilk değil. Yine 1999’da Yığılca’da bir sel felâketi meydana gelmişti. O dönemlerde Yığılca başta olmak üzere Düzce merkezdeki Asar Deresi’nde de taşkınlar oluşmuştu. Yığılca’da birçok alan sel sularıyla adeta göle dönmüştü.

Belki geçmişte hatırlayamadığımız küçük çapta sel taşkınları yaşanmış olabilir. Ancak Düzce bugüne kadar hiç böylesine bir sel felâketi yaşamadı. Allah yaşatmasın da...

Kaderimizde mi var bilmiyorum ama felâketlerle anılmayı kimse istemez. Fakat doğanın bize verdiği mesajları da görmezden gelmemek gerek.

Akçakoca’daki felâkette öyle...

Akçakoca Merkez Camii’nin bulunduğu alan bir dere yatağına, yani Çivi Deresi yatağı üzerine kurulu. Hatta deniz dolgusuyla oluşturulmuş bir alanda bulunuyor. Ve bu felaket bize “Cami acaba yanlış yere mi yapıldı?” sorusunu akıllara getirdi.

Ki, bu da ilk değil aslında. Zira caminin karşısında bulunan kıyı şeridi önceki yıllarda da dalgalardan çok nasibini almıştı. O bölge defalarca yıkıldı ve yapıldı.

Peki, ne oldu? Sonuç ortada! Yine yapıldı. Ne kadar gider bilinmez. Üstelik şimdi o bölgede yine deniz doldurularak bir festival alanı yapılması planlanıyor.

Biz denizi ve dereleri severiz. Hele hele özellikle deniz üzerine doldurma alanlara ve dere yataklarına bina dikmeyi çok severiz.

Çünkü bizde her şey önce Allah’a emanettir. “Bir şey olmaz” mantığıyla hareket ederiz. Ama doğa fırsatını bulduğunda bunu affetmez. Önüne ne katarsa alır götürür.

Nitekim de öyle oldu.

Allah dağları ve yamaçları insanlar oturup yerleşsin diye, ovaları ise ekip biçsin diye yaratırken biz ise ovalara ve dere yataklarına yerleşip dağlardaki arazileri ekip biçiyoruz.

Bana kızacaksınız, evet!

Her şey takdiri ilâhi ne de olsa.

Ne de olsa “Allah bir daha böyle acıları yaşatmasın” deyince her şey geçecek zannediyoruz. Lâkin hiç de öyle olmuyor.

“Tedbir elden takdir Allah’tan.” değil mi?

Allah (c.c.)’tan gelecek her takdire razıyız elbette. Amenna ve saddakna...

Peki, biz tedbiri aldık mı?




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8