Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
21.11.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Mehmet ŞİMŞEK

Bisiklet aşkımın başkenti: Düzce

21.10.2019 - 09:58:30

Hâlâ var mıdır bilmiyorum.
Benim çocukluğumda bisiklet kiralayan yerler vardı.
Bisiklete binmeyi buralarda öğrendim.
Rahmetli arkadaşım Ömer Haseki’nin bisiklet kullanımıyla ilgili verdiği ilk teorik ders hâlâ hafızamda canlılığını koruyor:
- Düşeceğin yere kır!
O günlerde sokakları süpüren belediye temizlik görevlisine bodoslama daldığımı saymazsam (adamcağıza yürekten bir ‘çok pardon’ dememin ardından benim acemi halime bakıp da sesini çıkarmamıştı) bu sözün bisiklet sürücülüğünde çok önemli bir nüansı oluşturduğunu söyleyebilirim.  
O yılların çocuk terminolojisinde ailesi tarafından bisikletle ödüllendirilmiş çocuklara yalvar yakar olup da söylediğimiz o kelime acaba bugünkü kuşaklar için bir anlam ifade eder mi:
- Bir tur verir misin?

TOZLU YOLLARIN MUTLU ÇOCUĞU

Ancak yaz tatillerinde geldiğimiz Düzce’de tablo farklıydı.
Dayı, enişte, teyze oğullarımın çoğunda bisiklet vardı.
Bisikletle gelecekleri zamanı iple çeker, izin verdikleri ölçüde binmeye çalışırdım.
Oldukça cesametli bisikletlerdi.
Sonradan merak edip de araştırma yaptığımda, o döneme ait demir aksanlı fren mekanizmaya ve ışık üreten dinamoya sahip olan bu bisikletler Çekoslovak yapımı Eska’ydı.
Her ne kadar boyum yetmese de pedalla üst boru arasında bacaklarımı sokar,sağ yandan pedala kuvvet sürmeye çalıştığım bisikletle genellikle o yıllarda tozlu yolların mutlu çocuğu oluverirdim.
Düşmez kalkmaz bir Allah demişler…
Köy yollarında kullandığım boyumdan büyük bisikletlerde çoğu zaman düşer, yara bere içinde kalır, sağa sola bakıp da kimsenin görmediğini fark edince acıyı bal eylerdim!
Toz toprağa karışmış, morluklar içinde bulunan bacaklarımın ve özellikle de dizlerimin bu halini gören sevgili annemin şu sözü beni hâlâ güldürür:
- Köpek yalasa doyar!

BİSİKLET CENNETİ  DÜZCE…

Evet…
Düzce bisiklet aşkımın başkenti olmuştu.
Ne zaman Düzce’ye gelsem hatırımın geçtiği kişilere rica eder, gönlümce şehir sokaklarında turlardım.
Yine de öyle…
Düzce sokaklarında 7’den 70’e bisiklet sürenleri gördükçe bu düşüncem daha da perçinlenir.
Düzce yerel medyasından takip edebildiğim ölçüde şehirde zaman zaman bisikletle ilgili etkinlikleri görüyor ve İstanbul’dan derin iç geçiriyorum.
Düzce için ‘bisiklet cenneti’ diyorum.
İç geçirmenin ötesine de geçtim ve geçenlerde bir mağazadan bisiklet satın aldım.
İstanbul’da yaşadığım ilçenin topografyası pek müsait olmadığı için yeni oyuncağımı Düzce’ye getirmek niyetindeyim.
Fırsat bulup da Düzce’ye geldiğimde bisikletin özgür ruhuyla kentin bir ucundan bir ucuna doyasıya turlamak istiyorum.
Aynı çocukluğum ve ilk gençliğimdeki günler gibi…
Yaşayalım ve görelim…

ÜNLÜLERİN BİSİKLET AŞKI

Yeri gelmişken…
Yıllar önce bağımsız sinema yapımcısı ve yönetmen Cenk Kaptan'ın, çocukluğunu sokakta yaşayan ünlülere mikrofon tutarak "Ben Çocukken" isimli bir belgesel filmden notlar almıştım.
Sözgelimi 2009 yılında ebediyete uğurladığımız ünlü tiyatro oyuncusu Aykut Oray.
Rahmetli Oray'la aynı kaderi paylaşmışız meğer.
Bisiklet onun da çocukken hayallerini süslemiş.
Ama o da benim gibi sahip olamamış.
Kendi deyişiyle söylersek 'içinde ukde olarak' kalmış.
Oray usta çocukluğunu şöyle anlatıyor:
"Muhallebi çocuğu olarak büyüdüm. Evden kolay kolay çıkarmazlardı. Çelik çomak oynardık. Yedi kule diye bir oyunumuz vardı. Küçük bir top ve yedi parça kiremit üst üste oynanırdı. İki taraflı oynanırdı. Devrilirse karşı taraf topu alır bizi topla vurmaya çalışırdı. Biz de o kuleyi yapmaya çalışırdık. Bir de istop oynardık. Havaya top atıp ismini söylerler. Gidip o topu tutarsın, istop diye bağırınca herkes durur, vurduğun oyundan çıkardı. Topaç oynardık. Topacı kaytana sarar, atarsın. Hedefe en yakın döndüren en iyisidir. Gagalama vardı. Atarsın, yerde dönen topacın üzerine vurdun mu o topaç senin olurdu. Bir de gazoz kapaklarıyla oynardık. Tahtanın üzerindeki çividen futbolcular arasında paraya elimizle vura vura futbol maçı yapardık. Telden arabaları yarıştırırdık. Tahta otomobilim vardı. O tahta otomobil ileride alacağım otomobil düşlerime kaynak olmuştur. Bisiklet... İşte içimde ukde olarak kalan hikâye budur..."

HOCALARIN HOCASI ANLATIYOR


Aynı belgeselde yer alan hocaların hocası rahmetli Prof.Dr. Ünsal Oskay'ın çocukluk yılları ile ilgili anlattıklarını okuyunca kendi geçmişim arasında müthiş bir benzerlik var.
Hoca o yılları şöyle anlatıyor:
Mahallemiz çocuğun çocuk gibi yaşamasına henüz izin veriyordu. Babam matematik öğretmeniydi. Ama çocuklarının toplumun ileride hoş göreceği kişilik yapısı içinde gelişmesini istediği için, ben mesela büfe işleten Nazmi Amca'nın oğluyla oynamaya kalktığımda, "Onlarla oynama, küfür ediyorlar" derdi. En sevdiğim arkadaşlarım da hep küfredenlerdi. Amcam yeni bahriye subayıydı. Bana bir bisiklet almıştı. Bisikletle gezerdik, anneme '15 dakika' der 7 kilometre yola giderdim. Arkadaşlarımla bulanık Sakarya suyunda yüzerdik. Annem yakalıyordu dönünce tabii. O zaman mayo yok, şort yok, don ıslak..."

Bisiklet aşkımın başkenti: Düzce


Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8