Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
16.12.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Prof.Dr.Celal ERBAY

Nakkaştepe Sırtlarında Düzceli Hemşehrilerimle Bir Pazar Sabahı Buluşması

28.11.2019 - 12:37:36

Sevgili dostlar, attığımız başlık; bu hafta birazcık da olsa yoğun gündemin dışına çıkarak, kendimize özgü eskimeyen dostlarla hasret giderici bir vuslatı gerçekleştirip, özlemimizi gönüldaşlığın verdiği huzura dönüştürdüğümüzün mutluluğunu yansıtıyor.

Sağolsun İstanbul Düzceliler Derneği Başkanı sayın İlyas Çelebi, dernek olarak İstanbul’daki Düzcelilerin hem kendi aralarında tanışıp kaynaşmasına hem de İstanbul’daki hemşehrilerimizin Düzce bürokrasisiyle tanış olmasına zemin hazırlamak üzere 24 Kasım Pazar günü Üsküdar Nakkaştepe’de bir kahvaltı düzenlenmişti.

Derneğin Onursal Kurul Üyesi olmam sebebiyle, bunun ötesinde; hem Düzce’den teşrif edecek dostlarıma ev sahipliği yapıp hasret gidermek, hem de İstanbul’daki hemşehrilerimle bir arada olup onlarla aynı sofrayı paylaşmak, birlikte çörek kesmek fırsatını yakalayabilmek için davete ben de icabet ettim.

            24 Kasım’ın bir başka özelliği, 24 Kasım’ın Öğretmenler Günü olmasıydı. Düzce’den sayın Rektörümüz, bir önceki Rektörümüz teşrif etmişler ve böylece 24 Kasım’ın manasına mana katmışlardı. Artık salon yalnız dostların kurmuş oldukları muhabbet sofrasına zemin oluşturmuyor, aynı zamanda öğretmenler gününün de kutlandığı bir mekana dönüşmüş oluyordu.

Bu vesileyle eski-yeni her iki Rektörümüzün Öğretmenler Gününü tebrikle birlikte Düzce Üniversitesi’nin gelişip kökleşmesinde göstermiş oldukları gayretlerinden dolayı kendilerine teşekkürlerimizi sunduk. Bilhassa mevcut Rektörümüz Prof. Dr. Nigar hocamızı, üniversitemizin genişlemesinde, yeni yeni kurulan fakülteler bazında göstermiş olduğu dirayetten dolayı, mesela bazılarının “Düzce Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi’ne ne gerek var?” demelerine ve semaya yükselen çifte minareleriyle gönüllere huzur veren Üniversite Camii’nin tepelere değil de daha çukur zeminlere kaydırılmasına  yönelik gayret sarfedenlere karşı dik duran ve hedefine doğru yürüyen hocamızı hem orada tebrik ettim hem de buradan sizlerin huzurunda bir kere daha tebrikle kendisine teşekkürler ediyorum.

Salonda sevgi ve dostluk hakimdi. Biz Düzce’liler olarak karşılıklı saygı ve sevgiyi esas almış ve salonda gerçekleştirdiğimiz birliğimizi bütün dünyaya bir kere daha göstermiştik. Siyasi partilerimizin il başkanları, iktidar muhalefet farkı gözetmeksizin oradaydılar. Yine başta Düzce Belediye Başkanımız sayın Özlü olmak üzere İlçe Belediye Başkanlarımızın bir kısmı da oradaydı.

Bu arada “Protokol” diye belirlene masanın sakinlerine 3-4 dakikayı aşmamak kaydıyla verilen söz hakkı, dostlarımızı usandırmadan bilgi dağarcıklarına bir şeyler atmalarına vesile oldu. Söz bana geldiğinde, gelin dostlar sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz dedikten sonra, aramızdaki dostluğun benim açımdan Pazara kadar değil mezara kadar olduğunu bir kere daha orada ilan ettim.

 

PEKİ DÜZCE NERESİDİR?

              Hemen akabinde kendi kendime sorduğum ”Düzce neresidir?” sorusuna sosyolojik olarak cevap verdim…

Düzce, ruh ve mana bütünlüğü içerisinde iman ve ibadet özgürlüğünü bulunduğu yerde doya doya yaşayamayan, yabancı otorite ve organizelerin kendi inanç ve kültürleri doğrultusundaki baskılarına boyun eğmeyen, bu sebeple doğup büyüdüğü, obalarında dolaşıp pınarlarından su içtiği ata-baba yurdunu terk edip canı pahasına yollara düşen, her durakladığı yerde bir-iki yakınını mahşerde buluşmak üzere, hemen orada emanet olarak toprağa veren, haykırışlarıyla kağnı gıcırtıları birbirine karışan YİĞİTLERE kucak açan VATAN PARÇASI’dır..

PEKİ DÜZCELİ KİMDİR?

 

Konuşmam esnasında kendi kendime sorup cevap verdiğim ikinci soru “ Düzceli kimdir?” sorusu idi. Peki “ Düzceli kimdir?” Gerek Kafkaslar’dan gerek Balkanlar’dan hasılı yurt bellediği diyarı, doğup büyüdüğü toprağı, yaşanır bir yer olmadığı veya çöl-çorak olduğu için değil, sırf ruh ve mana bütünlüğü içinde din ve vicdan hürriyetini doya doya yaşayamadığı için terk edip yollara düşen, özgürlüğüne aşık bir Serdengeçti’dir o… Dik duruşlu, kartal bakışlı, onurlu, hedefinden şaşmayan, geçmişini asla unutmayan, çektikleri çileyi, yaşadıkları meşakkat ve zorlukları canına çeken, ama ne devletinin ne de neslinin başına kakmayan şahsiyetli, davranışlarının örf ve adetlerine uygunluğuna özen gösteren, ayıp kavramının yaptırım gücünü hayatının her safhasında canlı tutan, büyüğüne ve kutsalına karşı saygıyı esas alan, kısacası adam gibi adamdır o.. İşte Düzceli, böyle bir adamdır. Elbetteki zaman zaman beklemediğimiz davranışlarlarla karşılaşabiliriz. İstisnalar kaideyi bozmaz. Ama bilesiniz ki her şeye rağmen Düzceli budur, saydığım evsaf ve özellikler onun bugün hala canlı bir şekilde yaşattığı kendine özgü karakter ve şahsiyet örnekleridir.

SON SÖZ SAYIN ÖZLÜ’NÜN

Son söz Belediye Başkanımız sayın Özlü’ye verilmişti. Sayın Başkanımız sakin haliyle programına yönelik bizi bilgilendirdiler. Şehir içi taşımacılığın özelleştirileceğine yönelik vermiş olduğu bilgiler hepimizin dikkatini çekmiş ve bizleri “Allah tamamına erdirsin” temennisinde bulunmaya sevketmişti. Sayın Başkanımız, çok dikkatli hareket ettiğini, tabiri caizse kırk kere düşünüp, bilge kişilerden görüş aldıktan sonra icraata koyulduğunu ifade ettiler. Kendisine dua ediyoruz; Allah muvaffak kılsın.

DEVLET MİLLET KAYNAŞMASI

Bu arada bir hususu belirtmek isterim; Sayın Cumhurbaşkanımızın çok sık tekrar ettiği bir sosyal gerçek vardır: o da devletimizin manevi banisi Şeyh Edebali’nin ifade buyurduğu gibi “ İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın” gerçeğidir.  Dolayısıyla her zaman her yerde insanı merkeze alarak, onun gönlünü, duygularını, ihtiyaçlarını önceleyerek devlet-millet kaynaşmasını temin etmek, hatta muhkemleştirmek mecburiyetindeyiz. Dolayısıyla sosyal Devlet anlayışının gereği olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ve onun adına sosyal politikaları yürüten Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın faaliyetlerini, halka yönelik gönül alma ve onların ihtiyaçlarını karşılama programları, devletimizin yaşaması devlet-millet kaynaşması için olmazsa olmaz niteliğinde önem arzetmektedir. Türkiye bu noktaya 2002 Kasım’ında sonra bu politikalar sayesinde gelmiştir.

Allah birbirimize yönelik saygımızı sevgimizi ziyadeleştirsin, birliğimizi, dirliğimizi muhkemleştirip milletimizi daim devletimizi kaim kılsın.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8