Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
16.12.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Harun Can ŞERBETÇİ

Her şey güzel de, fındık niye yok?

2.12.2019 - 16:17:43

DÜZCE 2. Kabak ve Kestane Şenliği halkımıza hem yöresel günler yaşatmasını başardı, hem de değişik tatlarla buluşturdu. Emeği geçen Düzce Kent Konseyi Kadın Meclisi başta olmak üzere, Kent Konseyinin tamamına, Valimiz Sayın Dr. Zülkif Dağlı’ya, Düzce Belediye Başkanı Sayın Dr. Faruk Özlü’ye, Düzce Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar’a, Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Hüdaver Gösterişli’ye, Ziraat Odası Başkanı Sayın Ramazan Öztürk’e, Kültür ve Turizm İl Müdürü Sayın Resul Taştan’a ve desteğini esirgemeyen oda ve derneklere teşekkür ederiz.

Şenlikte tüm güzellikler vardı, sanat sokağı ve sanatçılar vardı. Kabak ile birçok çeşit tatlı, börek ve benzeri yiyecekler… Kestane de unutulmamış. Hem kabakla yapılan yiyeceklerin yanı sıra, kavrulmuş satışı da vardı. Ayrıca kabak ve kestane kilo ile gelen konuklara satıldı. 

Buraya kadar çok güzeldi. Ama olması gereken şeyleri de sıralıyım. Sakın ola, bu güzelliğe bahane bulacak demeyin. Öngördüğüm konular var: En önce, bir festivale dönüşmesi dileğimiz olan etkinliği, Ekim ayının sonuna doğru, kestanenin bol olduğu, az sonra niye yok dediğim fındığın tam sezonu olan, kabağın da toplanmaya başladığı ve havaların daha elverişli olduğu zamana çekmek lazım.

Düzce, koskoca Düzce, adı üstünde Düzce. Etkinlik yapacak bir tane düz bir yerimiz yok ya buna yanarım. Anlayacağınız, sıkışıp kalmışız. Koca vilayette bir etkinlik alanı yok, bir festival alanı yok. 20 yıl oldu bir bu işi çözmedik, yuh yani. Belediye önü ve Anıt Park meydanından başka bir yer bulamıyoruz ne yazı ki. Bir etkinlik alanımız yok kardeş, yok. Bir sonraki festival İnönü parkında, Park Gazinosu bahçesinde, 15 Temmuz parkında, Küçüksu parkında olsun bari.  

 

FESTİVALE DÖNÜŞMELİ

Şimdi gelelim tanıtıma, ulusal çapta yapmaya ve üreticinin gelirini artırmaya, teşvik etmeye ve markalaşmaya: Düzce bal kabağını yerli halkımız zaten evde yapıyor. Yani nerdeyse yüz yıllardır biliyor, yiyor. Kestane de öyle. Yaptık mı bunları marka? Yok, kabak yol kenarlarında pazarda, vs. vs. satılıyor. Senin kabağın, zincir marketlerde var mı, yok. Senin lokantalarında kabak tatlısı satılıyor mu? Yok. Aldığım bilgiye göre, kestaneye marka belgesi alınacakmış, paketlenmiş markalı kestane de gördüm bir stantta. Senin kestane balın nerede kardeş? Ortalarda görünsün. Senin kasaba pirincin de var da, sadece duyuyoruz, görenimiz çok az.

Bir aralar, Ahilik haftasında kabaktan çorba yapıp dağıtmışlardı. Sonuç? Hikayeden kese kağıdı.  

Festival uzun sürmeli. Müzisyenler, folklor gösterileri olmalı. Sanatçılar olmalı. Düzceli ünlü sanatçılar olsun, davet edilmelidirler.. Nurullah Çelebi’den başka ünlü sanatçımız yoktu festivalde. Geceleri de yaşanmalı, festival. Ulusal platform için alan geniş, zaman bol, etkinlik çok olmalı. 

Bizde yerli ürün çeşidi de var, ulusal düzeyde sanatçılarımız, dizi ve film sanatçılarımız da var. Sadece biraz daha organize, biraz daha yükü paylaşma, biraz daha profesyonellik lütfen. 

Bakın; öneriyorum, fikir jimnastiği yapalım istiyorum. Daha güzel ve programlı olsun istiyorsak, çok daha el ele olmak lazım. 

Şimdi gelelim sarı altınımız fındığa: Sahi o niye festivalde yoktu? Kestane varsa, fındık da olmalı. Mesela; kabak tatlısının üzerine, içine fındık koyulmaz mı? Kestane, kavrulmuş oluyor da, fındık olmaz mı? 

Düzce’nin en baş gelir kaynağı fındıktır, bilmeyen yok.  Sezon başlarken alım fiyatı belli olsun, sesimiz duyulsun, taban fiyatı şu olmalı, bu olmalı diye ortalıkta çığrışıp durduğumuz fındık niye yoktu?  Bizim çerezlik uzun fındığımız da var efendim. Üretici gelsin, satsın orada, kavursun satsın. Yoksa fındığın, kestane ve kabak kadar hükmü mü yoktur? Kavrulmuş, paketi 80 lira marketlerde efendim.  Biz niye fındığımızı markalaştırıp, patent alıp, işleyerek paketlemiyoruz, marketlere vermiyoruz? Bizim boyumuz kimden kısa? Biz fındığın ağababasını yetiştiriyoruz efendim. Yanlış mıyız şimdi bu konuda? Yoksa Düzce olarak yalnız mıyız?  Yoksa büyük işletmelerden yana mıyız?

Bu öneriyi Kent Konseyi Başkanı Sayın Ali Dilber’e ve Ziraat Odası Başkanı Sayın Ramazan Öztürk’e bizzat önerdim. Sözün özü; Her şey çok güzel, başlangıç iyi, başlamak işin yarısı. Sıcak bir ortamda, emek, uğraş, saygı değer düzeyde. Ancak bu şekilde devam etmesin. Gelişsin, tam bir festival havası olsun, şenlik ortamında kalmasın. Yoksa şenlenelim, eğlenelim, yeter mi diyorsunuz? Zaten Düzce,  yıllardır oyalanıp, eğlenip duruyor mu diyorsunuz?




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8