Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Mehmet ŞİMŞEK

Dokunmatik topluma şimdilik sırt çevirelim

23.03.2020 - 08:56:29

TOPLUM olarak dokunmayı sevmediğimizi kim iddia edebilir?

Küçüklerin yanağından makas almaktan, bir ahbabımızın sırtına dostça indirdiğimiz şaplaktan, sıradan tokalaşmalara kadar 7'den 70'e 'dokunmatik' bir toplum olduğumuza şüphe yok...

İlk gençlik yıllarımdan hatırlarım.

Asker hatırası diye çekilen siyah beyaz fotoğrafları düşünürüm.

En az iki kişiyle çekilen fotoğraflarda askerlerin birbirlerinin omuzlarına attıkları kollarıyla poz verip en yakınlarına postalarlardı.

Ya düğünlerde kız kıza dans etmeye ne demeli?

70’lerin pop şarkıcısı (o yıllarda arajman denirdi) Esmeray’ın ‘Unutama beni’ parçası çaldığında mahalle kızları birden piste hamle yapar ve dansa başlarlardı.

Erkeklerin birbiriyle yaptıkları el şakası bahsine ise hiç girmiyorum.

 

EĞ BAŞINI KAP PARAYI!

Hastaneden emekli olan babam anlatmıştı.

Mesleğe ilk başladığı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi’nde ortopedi uzmanı bir doktordan bahsetmişti. 

Doktorumuzun kendisinden maddi yardım talep eden hastane çalışanlarına tek şartı varmış:

-Enseye bir tokat atmak!

Bu talebi seve seve yerine getiren gençler, bahşişi kaptıktan sonra arkasına bakmadan kaçarlarmış!

Garabet doktorda mı, delikanlılarda mı?

Yoksa her iki tarafta mı?

Karar sizin…

 

AVUSTURALYA’DA TÜRK REFLEKSİ

Akademisyen arkadaşım anlatmıştı.

Bilimsel bir toplantı için gittikleri Avustralya’da çevreye yaptıkları bir gezide, ağacın üstünde duran iguanayı elindeki çomakla dokunmak isteyen birisini gördüğünü söylemişti.

Zavallı hayvancağızdan ne istediğini merak edip de adamın yanına yaklaşıp ona seslendiğinde Türkçe karşılık alıp şaşırdığını anlatmıştı.

Batı ülkelerinde 'taciz' olarak kabul edilen birçok eylem bu topraklarda sıradan şakalaşma, sevgi ve iletişim ifadesi.

Şüphesiz kültürel normların coğrafya, iklimlere göre değişiklik gösterme hali...

Korona virüsü bizi şimdilik bu eylemlerden alıkoyuyor.

 

“YÜZ BİN ELLE DOKUNURUM SANA, İSTANBUL’A”

DOKUNMAYA merakımız sadece fiziki münasebetlerimizle sınırlı değil.

Şiirden örnekleyeyim.

Meşhur şiiri bilirsiniz.

Bakın Nazım Hikmet, sevgiliye ve İstanbul’a nasıl dokunmak istiyor:

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,

Budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,

Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.

Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril.

Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil

Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var,

Yüz bin elle dokunurum sana, Istanbul'a.

Yapraklarım gözlerimdir. Şaşarak bakarım.

Yüz bin gözle seyrederim seni, Istanbul'u.

Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında

 

GÖZLERİ GÖRENDEN DAHA DOĞRU BETİMLEMEK

Dokunma duyusu, hiç kuşkusuz beş duyumuz içinde en güvenilir olanı.

Gerekli durumlarda dokunma duygumuz, görme duyusunun bile yerini alabiliyor.

Karanlık bir odayı, odadaki eşyaları, eşyaların konumunu bir görme engellinin, gözleri gören birinden çok daha doğru bir biçimde betimlediğini biliyoruz.

 

BİRBİRİMİZE SIRT ÇEVİRELİM

DÜNYAYI sarıp sarmalayan yeni tip koronavirüs salgını dokunma duyumuza set çekmelidir.

Düzceliler’in çok sevdiğim tabiriyle söylersem çarşıda, pazarda gördüğümüz ‘tanış’larımıza şimdilik selam vermekle yetinelim.

Hele hele toplu ulaşım araçlarında birbirimize sırtımızı çevirelim…

Başka yolu yok…

 

 




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8