Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Mehmet ŞİMŞEK

Bir fotoğrafın izinde

3.06.2020 - 09:57:05

Geçen hafta Düzce'nin önde gelen şahsiyetlerinden Sefer Berzeg Bey'in 100. ölüm yıldönümüydü. Allah rahmet eylesin. O'nun hakkında çok şey yazıldı çizildi. Öyle gözüküyor ki daha çok tartışılacak. Sefer Bey'in hayata veda ettiği sahneyle ilgili en yakıcı tasvirlerden biri şöyleydi:

“Uzun boylu, geniş omuzlu bir adam. Kolları arkasında bağlı. Ayaklarında ayakkabı yok. Çorapları üstünde yürüyor, boyunlarında meşin çantalar ve çapraz tüfekler asılmış pos bıyıklı iki adam arasında. Bir büyük ağaç. Ağacın altında bir tahta masa, masanın üstünde bir tahta sandalye. Sandalyeye doğru yukarıdaki dalların arasından kalın bir ip sallanıyor. Ucu halka haline getirilmiş, ilmikli bir ip. Ayakkabısız, kolları arkasına bağlı iri adamı iki yanındaki yürüyen adamlar bu ağacın altına getiriyorlar. Önce masanın sonra sandalyenin üstüne çıkarıyor, sonra sarkan ipin halkasını boynuna geçiriyorlar. Uzun boylu, geniş omuzlu adam donuk, korkusuz gözlerle bakıyor etrafına. Ve sonra boyunlarında meşin çantalar ve çapraz tüfekler asılı o pos bıyıklı adamlar masayı sert bir davranışla çekiyorlar, sandalye yere yuvarlanıyor ve uzun boylu, geniş omuzlu kolları arasında bağlı adam boşluğa düşüyor… (...) Adamlardan biri çantasından çıkardığı büyük bir kâğıdı ağacın gövdesine yapıştırıyor ve geldikleri tarafa doğru yürüyüp uzaklaşıyorlar, büyük, beyaz badanalı bir binaya doğru. Bu binanın üst katında açık, geniş bir pencere. Pencerede kolunu pervaza dayamış bir adam. Bu adam ağaçta, ipin ucunda dönerek sallanan iri adamı seyrediyor keyifli, acımasız bakışlarla…”

Bu satırların yazarı Ferda Güley’den başkası değildir.  Pek tabiidir ki, küçük Ferda’nın Düzce’de dayılarına ait olan ekmek fırından eve dönerken gördüğü bu manzara hafızasında silinmez bir iz bırakacaktır. Ferda Bey bu olayı daha sonra kaleme aldığı anılarında “Belleğimin en arka tarafındaki anı bu. Dörtbuçuk-beş yaşındaydım. Bu dramatik tabloyu olduğu gibi anımsıyorum” diye yazacaktır. 

Peki kimdir Ferda Güley?

 

4 DÖNEM VEKİLLİK VE BİR DÖNEM ULAŞTIRMA BAKANLIĞI YAPTI

Düzceli Çerkes Halil Ağa’nın kızı Makbule Hanım ile Bursa eski Valisi Ali Osman Bey'in oğludur.

Çocukluk yıllarının önemli bir bölümü Düzce'de geçmiştir. Harp Okulu ve İstanbul Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nü bitiren Güley, 20 yıla karşılık gelen 4 dönem milletvekilliği, 1961 darbesinden sonra Kurucu Meclis üyeliği ve Bülent Ecevit'in Başbakanlığında kurulan 37. Hükümet'te Ulaştırma Bakanı olarak görev yapmıştır. Konuyla ilgilenen okurlarımız Düzce Postası'nın web sitesinde 19 Kasım 2018'de kaleme aldığım “Makam Otosuyla Dolmuşçuluk Yapan Düzceli Bir Bakan” başlıklı yazıma göz atabilirler.

 

“SEVGİLİ KARDEŞİM NEDRET, SENİ GÖRMEYE GELDİM”

Bu kadar uzun sayılabilecek bir girizgahtan sonra asıl konumuza gelelim.

Facebook'taki ESKİ DÜZCE Grubu'nda çok değerli fotoğraflar yayınlayan Sayın Naki Burak Alpay, geçtiğimiz Mayıs ayının 23'ünde “Sahibini Arayan Fotoğraflar” başlığıyla çok ilginç bir fotoğraf paylaştı. Düzce'ye gönderilen ve iki genç küçük kızın yer aldığı fotoğrafın arkasına şu not düşülmüştü:

- Cici kardeşim Nedret. Seni görmeye geldim.  Beni kabul et.

Kardeşin Jale Aydonat...

Tarih 24/11/1940

 

DÜZCE'YE DAMGASINI VURAN HEKİM: DR. ASAF AYDONAT

Fotoğrafı gönderen Jale Aydonat, Doktor Asaf Aydonat'ın iki kızından biridir. Diğer kızının ismi de Sezar'dır.

Güzelliği dillere destan olan Jale Hanım, memleketi Kırklareli'nde 'Afrodit' yakıştırmasıyla anılır olmuştur. Babası Dr. Asaf Aydonat, Yanya’nın Aydonat kazası eşrafından Müftü Mehmet Emin Efendi ile Zeliha Balko’nun oğludur. Asaf Bey, Düzce’nin geçmişine damgasını vuran efsanevi hekimlerden biri olmuştur. Düzce’de hükümet ve belediye doktoru olarak görev yapmıştır.  Ailecek uzun yıllar Düzce'de kalır.  Sevgili kızları Jale ve Sezar'ın çocukluk yılları Düzce'de geçer. En güzel çocukluk anıları, arkadaşlıklarını Düzce'de yaşamıştır. Kızlarından Sezar, Düzce ayaklanması döneminin önemli isimlerinden Çerkes Hacı Kamil Bey’in torunu Necdet Uğraş ile evlenir. Necdet Uğraş hukuk okur ve bir dönem hakim ve savcılık yapar. Düzce’de serbest avukatlık yaparken elim bir trafik kazası neticesinde hayatını kaybeder.

 

“KIRKLARELİ'NİN AFRODİTİ” FERDA GÜLEY'İN EŞİDİR

Doktor Asaf Bey’in Düzce’deki evi Maarif tarlasının doğusunda içinde havuzu olan bahçeli bir evmiş. Düzce'deki görevinin ardından memleketi Kırklareli'ne döner. Kızları yetişmiştir. Şimdi sıkı durun.  Siyasete girmeden önce genç bir subay olan Ferda Güley, Kırklareli'nde bir dönem vazife yapar. Düzce'den tanıdığı Doktor Asaf Bey ve ailesi ile Kırklareli'de karşılaşınca hayatının en önemli dönüm noktalarından biri yaşanacaktır.  Aydonat Ailesi Düzce’yle ilişkisini kesmemiştir. Zaman zaman Düzce’ye gidip oradaki evlerinde kalırlar. Ferda Bey, aşık olduğu Jale Hanım'a Düzce'de evlilik teklif eder.  “Kırklareli'nin sarışın, çekik gözlü, yüzü çillerle dolu kızı” diye tanımladığı Jale Aydonat’a elden mektup veren Ferda Bey büyük bir heyecanla gelecek cevabı beklemektedir.

 

“KARANLIKLARIMIN SABAHI OLMAK İSTEMEZ MİSİN?”

Ferda Güley 1990 yılında Cem Yayınları'ndan çıkan “Kendini Yaşamak” adlı anılarından oluşan kitabında bu olaya da yer verir. 

Ferda Bey'in mektubu kısa ve özdür:

-Jale, hayatımı dolduracak olan, fırtınaların ve karanlıkların sûkunu ve sabahı olmak istemez misin? Bir tek “evet” bana yeter. Ferda.

Genç kadının cevabı Ferda Bey'den daha kısa ve özlüdür:

-Yeterse evet. Jale.

Oldukça romantik olduğu kadar edebiyat değeri yüksek bu yazılı diyaloğun sonu nikah masasında tamamlanacaktır.

 

FERDA GÜLEY'İN NİKAH MASASINDAKİ TARİHİ ŞAHSİYET

Genç çiftin 'yıldırım usülü' nikahı 11 Eylül 1953 tarihinde Beyoğlu Evlendirme Memurluğu'nda kıyılacaktır. Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Hanım (Atadan) o gün kızı gibi sevdiği Jale'nin şahidi olmak ister. Ferda Bey'in şahidi ise Kurtuluş Savaşı'nın önemli simalarından Orgeneral Fahrettin Altay düşünülmüştür.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz!

İsmet İnönü İstanbul, Taşlık'taki evine gelmiştir.  Ordudan istifa edip CHP saflarından politikaya atılan Ferda Güley müstakbel eşiyle, İnönü'yü evinde ziyaret eder. Kendisinin nikah şahidi olmasını teklif eder. İsmet Paşa büyük bir memnuniyetle kabul eder.

Güley anılarında bu olayı şöyle nakleder:

 

 

MAKBULE HANIM'IN İNÖNÜ İLE ARASI AÇIK OLUNCA...

O gün yanında bulunan (İsmet İnönü'nün evinde M.Ş) İstanbul CHP İl Başkanı İlhami Sancar Bey,  kayınpederimin doktor Asaf Aydonat olduğunu öğrenince yıllarca önce İzmir Kemalpaşa ilçesinde Cumhuriyet Savcısı iken Asaf Bey'in de orada hükümet doktoru olduğunu ve yanımdaki güzel kızın bebekliğini bildiğini söyleyerek o da Jale'nin şahitliğine talip oldu. İyi ki talip olmuş. Çünkü Makbule Hanım İnönü ile araları iyi değilmiş.

 

TÜRK SİYASETİNDE ÖRNEK BİR PROFİL SERGİLER

Jale-Ferda çiftinin nikâh töreni dönemin meşhur kişilerin adeta geçit törenine dönüşür. Ferda Bey'in politikada yıldızı parlar. 3 dönem Ordu milletvekilliği ve bir dönem Ulaştırma Bakanlığı yapar. Eylem ve söylemleriyle Türk siyasetinde örnek bir profil çizer. TBMM Başkanlığı'na aday olur ancak Adalet Partili'lerin sıkı muhalefet ve poitika oyunlarıyla seçilemez. Ferda Bey hayata 17 Kasım 2008 tarihinde hayata gözlerini yumduğunda oturduğu ev kiralıktır.

“Kırklareli'nin Afroditi” Jale Hanım, bugün çocukları ve torunlarıyla mutlu hayat sürmektedir.

Ve güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

Ferda Bey'i rahmetle anarken Jale Hanım'a sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür diliyoruz…

 

Not: Aile fotoğraflarını bizimle paylaşan sayın Sırrı Güley’e çok teşekkür ederim (M.Ş)




Yorum Yazın

                                                           Yorumlar                                                            
Sayın Mehmet BEY yazınızdaki Ferda Güley Ordu milletvekili olan değilmi.
İ.Hakkı GÜRBÜZ - 3.06.2020

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%62,96

  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8