Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
Aydın F. MARADİT

Ertesi gün

13.11.2020 - 09:56:55

ZANNEDERSİN ki canımızı kurtardıysak tamamdır. Geçmiş olsun!..

Yine evimize döneceğiz, işimizin başına geçeceğiz.. Çocuklar okula gidecek. Hayat normale dönecek. 

12 Kasım akşamı ikinci korkunç şoku geçiren biz Düzceliler de öyle sanıyorduk. 

Fakat yaşamadan asla anlayamazmışsın!

Meğer deprem yıllarca sürüyormuş. 

*

Ertesi sabah sokaktaydık. Etrafımız (korkuncun da korkuncu) manzaralarla doluydu. (Bahsetmeyeceğim, anlatmakla bitmez)

Ertesi hafta hala sokaktaydık. Ama çadırlarda kalıyorduk.

Kış geliyordu.. Geceler soğuktu..  İnsanlar ayrı ayrı boş bölgelerde toplanmış, çadır kentler kurulmuştu. Her yer karanlıktı kimse etrafındakileri tanımıyordu..  Ben neredeyim? Kim bunlar?.. Herkes yabancı gibiydi. Konu komşu arkadaşlar, tanıdıklar herkes bilinmedik yerlerde başının çaresine bakmanın peşindeydi.. Şehri terk edenler de olmuştu. 

Etrafı çamurlarla kaplı buz gibi çadırların içi tüp gaz kokuyordu. Kimse zehirlenebileceğini kafasına takmıyordu. Çünkü çoluk- çocuk yegane ısınma araçları bunlardı. Çadır içinde aydınlatma da bunlarla yapılıyordu. Gölgelerimiz karamsarlığımızı arttırmak ister gibiydi.  

Artık yaşantımız bu olmuştu.

Yıkıntılarla dolu Düzce hayalet şehir halini almıştı. Ayakta kalan işyerleri bile kapalıydı. 

Bir ay, iki ay, üç ay derken kar-kış bahar ve yaz geldi.. Yaşanan soğuklardan sonra bunaltıcı sıcak havadan kimse şikayetçi olamazdı… Tekrar sonbahar, kış. Ve prefabriklere taşınıldı. Aylarca da burada daha önce hiç aklımızın ucundan geçirmediğimiz yokluk içinde bir yaşam sürüldü.     

Bir gecede her şey değişmişti..

*

Üç ayda iki büyük deprem yaşayan Düzceliler aylarca sokaklarda kaldı, çadırlarda yaşadı. Ardından kurulan prefabriklerde yine aylarca yaşama tutunmaya çalıştı. 

Alışık olmadığı perişanlıkta günler ve geceler geçirdi. 

40 bini aşkın insanımız iki yıl içinde tamamlanan kalıcı konutlara geçtiğinde hayat ancak normalleşme sürecine girdi. 

Bu süreç 10 yıl kadar sürdü. 

Bu gün aradan 21 yıl geçti. Ancak depremin ertesi gün değişen hayat bir daha eskisi gibi olmadı.




Yorum Yazın
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8