Aydın Maradit Yazdı...

DÜZCE Belediyesi su alacaklarının peşine düştü.

Borcu olanların suyu kesilecek… İmtiyaz yok, esneme yok!

Tam da ramazanın birinci günü ne talihsiz bir açıklama.

Evde çoluk çocuk ekmek beklerken bir de Belediye’nin gelip suyunuzu kestiğini düşünün. Yaşamayan bilmez ama biraz empati yapmalısınız.

Yani belediyelerimiz bir yandan Suriyeli sığınmacılara yardım versin diğer yandan kendi  fakir fukarasının suyunu kessin!..

Eğer Belediye tahsil edilemeyen su paralarına kaldıysa işimiz çok zor.  

Ben parası olduğu halde su parasını ödemeyen kimse olduğuna inanmıyorum. Çünkü parası olan neden su parasını ödemesin ki?

Sevgili Belediye Başkanımız Faruk Özlü’ye nasıl bir danışmanlık yapılıyor böyle?

Mübarek ayda “Borcunu ödemeyenin suyunu keserim” diye açıklama yaparken onu uyaracak bir Allah’ın kulu yok mu!

 

FARUK ÖZLÜ SINIF ATLATABİLECEK Mİ?

 

YENİ Belediye Başkanı Faruk Özlü, parklardaki kaçak yapıları yıktırmasıyla kimseye pabuç bırakmayacağını gösterdi. Fakat devamı çok önemli.   

Geçtiğimiz pazar günü gezdim; park şu an adeta sahipsiz bir görünümde. Böyle giderse eskiye döner ve sahip çıkacak birileri hemencecik ortaya çıkar.

Âlemcilerin, aylakların ya da kendini bilmezlerin parkı oluverir.

Aileler yanından bile geçemez. Eski halini arar oluruz!

Zaten geçmişte de ayyaşların mekânı olması bahane edilerek özel şahsa kiraya verilmişti. Sanki Belediye’nin bir merkez parkını kontrol edecek yeterince personeli yokmuş gibi!

Şimdi bir okurumuz parkın kameralarla donatılmasını önerdi. Mesela burada nöbet tutacak belediye görevlileri de olmalı. Sahipsiz görünüm ortaya çıkarsa bu görevliler sorumlu tutulmalı.

Bir de Orman İşletmesi’nin yanındaki park gibi her yer mobilyalarla doldurulmamalı. Hem israf olur hem de gereksizdir.

Merkez parkımız piknik yeri değildir.

Merkez parklara olması gerektiği kadar banktan başka mobilya konulmamalı. Hatta çimlerle gezinti yolları arasında bordür bile olmasa yeridir.

Ağaç altları çalı görünümlü süs bitkileri ile de, süs çiçekleri ile de doldurulup işgal edilmemeli. Çünkü çimlik geniş ferah alan ön plana çıkarılmalı. Zaten yeterince büyük olmadığından eldeki alan mümkün mertebe boş muhafaza edilmeli.

Bu saydıklarım gelişmiş modern şehirlerin merkez parklarındaki uygulamalardır.

Dediğim gibi bu park mesire yeri de değil, çocuk bahçesi de değil. Bu asla akıldan çıkmamalı.

Piknik yapabilmemiz için çevremizde yeni mesire alanları açılabilir. Onu yeri başkadır.

Çocuklarımızın oyuncaklarda vakit geçirmesi için ise mahalle parklarımız daha da genişletilmelidir. Onu yeri de başkadır.           

Gereksiz uygulamalardan kaçmazsak merkez parkımız şark tipi düzensiz bir panayır yerine döner. Kimseye de yeterli olamaz.

Bir şehrin prestij sınıfı park ve meydanlarıyla, çarşısı ve ana caddelerindeki görünümle ölçülür. Ve bir önemlisi de kendine has özellikler taşıyabilmesidir.

Bu bakımdan bundan sonraki adımlar belirleyici olacak. Sınıf mı atlayacağız, yoksa daha geriye mi kayacağız. Bunu zaman gösterir.

Hoşçakalın.                       

Eklenme Tarih & Saat: 7.05.2019 - 14:58:31 Yazdır