Metin Köseer..

DÜZCE’nin sevilen simalarından biri olan Mehmet Arif Kıdıman şehit düştü. Bunu hepimiz biliyoruz ve saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Düzce Kızılay Kan Bağışı Merkezi’nde çalışmaya başladığı gün ona şunu söylemiştim: ‘’Kimsenin işine karışma, sana ne görev veriliyorsa onu yap. Olur olmadık muhabbet olsun diye konuşma, boş konuşma ki karşındakiler sıkılmasın. İnsanları daraltma ve işini severek yap, bu işi uzun yıllar düşünüyorsan insanlara yardımcı ol’’ dedim.

‘’Metin abi merak etme ben Galatasaraylıyım kimseyi mahcup etmem’’ dedi. Yani koyu bir cim bom hastasıydı Arif kardeşim.

Aralıklarla çarşı merkezde denk gelirdim kendisine, naber nasıl gidiyor dediğimde, çok iyi abi derdi.

Arif Kıdıman’ın şehit olacağını aklımın ucundan geçirmezdim. Çok neşeli, cana yakın, hal hatır soran, saygılı, efendi ve dürüst bir çocuktu. Abisi Ali Osman kardeşleri Soner Kıdıman derken saymaya gerek yok çok mütevazi ve saygılı bir ailenin çocukları idi.

Babaları rahmetli Mehmet Kıdıman çok iyi bir dostumdu. Yıllarımız beraber geçti desem yeridir. Arif babasına çok düşkün bir çocuktu.

Arif babasının anısını yaşatmak için her yıl resim sergisi açardı. Deprem resimlerini sergiler babasının isteklerini yerine getirirdi. Arif sergi sonunda rahatlar ve mutlu olurdu.

Arif’le son görüşmemiz nasıl oldu?

Bir gün telefonum çaldı. Arayan Arif’ti; ‘’Metin abi babamla Eskişehir’e gitmiştiniz ya orada resimler çekmişsiniz bana verebilir misin?’’ dedi.

‘’Tabi kardeşim. Arif benim de senden bir ricam olacak. Rahmetli baban arşivlerinde benim bir sürü fotoğrafım olduğunu söyledi. Bana bulabildiklerini ayırır mısın’’ dedim.

15-20 gün önce telefon açtım Arif’e: ‘’Ne yaptın resimlerden bulabildin mi’’ dedim. ‘’Abi birkaç tane buldum ama daha aramam lazım. Fotoğraflar hep siyah makarada ayırması güç oluyor’’ dedi.

O zaman bırak uğraşma dedim ve o günden sonra bir daha görüşemedik. Ve hafta başı şehit haberi gelince çöktüm kaldım.

Genç delikanlı idi. Bekardı ve hayatı seviyordu. Annesinin tek varisi gibi her şeyinde o vardı. Abisine, kardeşine destek veren Arif vardı. Çalışkandı ve işini seviyordu. Ama şehit olmuştu.

Allah sevdiği kullarını yanına alır derler. Arif’de hem Düzce’nin hem de Allah’ın sevgili kuluydu ve yanımızdan ayrıldı gitti.

Suriye Elbab’ta kalleşçe saldırıya uğradılar. Kızılay araçlarının özelliği vardı. Kesinlikle saldırı olmayacağı güvencesi vardı. Ama kalleşler bunu dinlemediler. Bu kalleşlere söyleyecek kelime yok. Sözün bittiği yer bu olsa gerek.

Arif Kıdıman seni unutmayacağız. Allah mekanını cennet eylesin.

Esenkalın…

 

Eklenme Tarih & Saat: 17.09.2020 - 09:17:53 Yazdır