Akademisyenlere ekonomik soykırım yapılıyor”
TÜRK Eğitim-Sen Düzce Şube Başkanı Osman Çakmak, eğitim öğretim camiasının, ülkenin en düşük maaş alan kesimlerinden biri haline getirildiğini söyledi.

 

Çakmak, Düzce Üniversitesi Rektörlüğü önünde gerçekleştirdiği basın toplantısında, akademik personelin sıkıntılarına dikkat çekti. “Akademisyenlerin sayısı yetersiz, ücretleri düşük, özlük hakları kısıtlıdır” diyen Çakmak, akademisyenlerin, geçim kaygısı içerisinde bir dersten diğerine koşturmaktan proje hazırlamaya, bilimsel araştırma yapmaya ve patent geliştirmeye zaman bulamadıklarını vurguladı.

Çakmak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Eşit işe eşit ücret sağladığı iddia edilen 666 sayılı KHK düzenlemesinde unutulan eğitim öğretim camiası, ülkenin en düşük maaş alan kesimlerinden biri haline getirilmiştir. Artırılmayan ek ödeme oranları nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulan akademisyenlerimiz, ek gösterge, ek ders ve özel hizmet tazminatı yönüyle de pervasız bir ihmalin kurbanı olmuştur. Ağır ekonomik şartlar altında ezilen akademisyenlerimiz, toplu sözleşme masasında da yok sayılmış, ekonomik kayıplarının telafisine yönelik en küçük bir iyileştirme yapılmamıştır. Ücretlerin düşüklüğü nedeniyle genç beyinlerimiz ya daha yüksek getirili mesleklere yönelmekte ya da yurt dışı üniversitelere beyin göçü yaşanmaktadır.”

 

“SEFALETE TERK ETTİLER”

AKP iktidarının, akademisyenleri adeta ekonomik bir soy kırıma tabi tuttuğunu dile getiren Çakmak, “Öyle ki, Türkiye’de akademisyenlerin maaşı Hindistan, Güney Afrika, Suudi Arabistan, Nijerya, Arjantin, Brezilya, Kolombiya gibi ülkelerin dahi gerisinde kalmaktadır. Satınalma gücü paritesine göre Kanada ve Güney Afrika’da 9 bin;Suudi Arabistan’da 8 bin 524; İngiltere’de 8 bin 400;Hindistan’da 7 bin 433; Amerika Birleşik Devletleri’nde 7 bin; Nijerya’da ise 6 bin 200 dolara kadar çıkan akademisyen ücreti Türkiye’de 3 bin dolar seviyesinde kalmaktadır. Bu koşullarda ülkemizde en kıdemli profesör 4 bin 729 TL, doçent 3 bin 376 TL, yardımcı doçent 2 bin 706 TL, araştırma görevlisi ve okutman da 2 bin 395 TL maaş almaktadır. Hal böyleyken imzalanan toplu sözleşme sonucunda, üniversite çalışanlarımızın 2014 ve 2015 yılları da çalınmış, umutları yerle bir edilmiş, enflasyon farkı hakları da gasp edilmiş, 2015 yılı için yalnızca yüzde 6 zam öngörülerek, akademisyenlerimiz sefalete terk edilmiştir” şeklinde konuştu.

 

“BUNU REVA GÖRENLERİ KINIYORUZ”

Türkiye’de üniversitelerin, akademisyenlerin ancak karın tokluğuna çalışabilecekleri kurumlar haline geldiğini vurgulayan Çakmak, şöyle devam etti: “Akademisyenlerin statüleri ve ekonomik standartları, diğer meslekler karşısında hızla prestij kaybetmektedir. Bu ülkenin itici gücü olan, bilimsel çalışma üreten, sürekli bilimsel yayınları takip ederek, kendisini geliştirmesi gereken, gençlerimizi bilimin ışığında yetiştiren profesörlerin, doçentlerin, yardımcı doçentlerin, araştırma görevlilerinin böylesine görmezden gelinmesi, onların geçim derdiyle baş başa bırakılması kabul edilemez. Akademisyenlerimize bunu reva gören anlayışı şiddetle kınıyoruz” dedi.

 

“ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME ÖDENEĞİ” TALEBİ

Çakmak taleplerini ise şu şekilde sıraladı: “Akademisyenlerin ek göstergeleri 800’er puan artırılmalı, ek ders ücretleri iki katına çıkarılmalı ve araştırma görevlilerine haftada en az 10 saat ek ders ücreti ödenmelidir. Ek ödeme oranları, en az daire başkanı seviyesine çıkarılmalıdır. Üniversite ödeneğine 360’ar TL eklenmelidir ve akademik personelin bilimsel çalışmalarda yaptığı harcamaları karşılamak üzere tüm akademik personele, en düşüğü aylık 500 TL’den başlamak üzere, araştırma-geliştirme ödeneği adı altında ödenek tahsis edilmelidir. Akademik personele yapılan bütün ödemeler emekli maaşına esas sayılarak, öğretim elemanlarımızın emekli maaşları da hak ettikleri seviyeye çıkarılmalıdır. Bu ülkeyi yönetenler, bilimsel gelişimin öncüsü olan akademisyenlerimizin sesine kulak vermeli, dünyadaki meslektaşları gibi insanca yaşayacak ücretlere kavuşmaları için imkânlarını seferber etmelidir. İfa ettikleri görev itibarı ile ülkemizi daha ileriye taşıyacak; bilim, kültür, sanat ve edebiyat dünyamızı geliştirecek ve geleceğimizi inşa edecek akademisyenlerimizin bütün sorunlarının çözümü için ihtiyaç duyulan kaynak, ayakkabı kutularında fazlasıyla mevcuttur.”

Eklenme Tarih & Saat: 2013.12.25 - 17:27:02 Yazdır