Size bir şiirimi yolluyorum.Basarsanız sevinirim...Bir düzceli...
Düzce'de Cedediye Mahallesi
Benim doğduğum mahalle,
Öyle hepinizin ki gibi...
Eğri büğrü kaldırım taşlarından,
....yolları,”nerde o zaman asfalt yollar!”
Kerpiçten evlerin geniş bahçelerinde,
Oynayan çocukların mutluluk çığlıkları
Sokağın başından duyulur.
Öyle sıradan işte...
Karışımızda Muazzez Teyze,
İğneci, öylesine öğrenmiş ...
Savaşta hastabakıcılık yaparken ,
Gönüllü, mahallenin hemşiresi.
Öyle sıradan bir komşu değil ama;
Anneannemin can ciğer arkadaşı.
Nerde şimdi o komşuluklar....
Öbür tarfımızda Kübra halamlar,
Aksi mi aksi bir ihtiyar,
Masmavi gözleri,elinde baston,
Hışımla gelir,kovalar bahçeden bizi.
Herkes der ki;”Sen Kübra halana çekmişsin.
Onun gibi bir delisin işte “.
Bakkalımız Metin abi,
Öyle can,arkadaş çocuklarla,
Anneannem elime 10 kuruş tutturup,
Yoğurt aldırmaya yolladığında,
Her defasında utanırım yine de,
Bir ayrı zevk verir,
Bakkalın önünden erikleri çalmak,
Çocukluk işte...
Anneannem öylece oturur bütün gün,
Camın önündeki sedirinde...
Tek meşgalesi çiçekleri...
Eski vita kutularında yetiştirdiği,
Sardunyaları arasından,
Gelen gideni gözetleyerek
Gönlünü avutur...
Haza İstanbul kadını
Hasköy’den almış dedem onu
Tonton biri işte...
Dedem iri yarı bir pehlivan,
Sıradan değil ama...
Kırkpınarda elini büken olmazmış,
Çolak İsmail dendiğinde,
Herkes saygıyla eğilirdi önünde.
Hamit Kaplanı o yetiştirmiş...
Ben o sıradan mahallede büyüdüm,
Lakin insanlar başka işte...
Şimdi nerde o insanlar!
Duydum ki kimi ölmüş,
Kimide sağa sola dağılmış,
...depremden, evleri yıkılmış.
Artık ayaklarım gitmiyor o yerlere.
Şair Çiğdem Aktaş
Şiirin Telif Hakları Şaire Aittir
|