Anasayfa   Anasayfa Anasayfa İnsan Kaynakları   İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Anasayfa   Künye Anasayfa Anasayfa   İletişim
Düzce Postası
Düzce Postası Hava Durumu Düzce : 25.8
23.05.2019
Anasayfa   ANASAYFA   Yerel Haber   YEREL HABER   Gündem   GÜNDEM   Gündem   ASAYİŞ   Asayiş   SİYASET   Siyaset   EĞİTİM   Eğitim   SPOR   Spor   SAĞLIK   Sağlık   EKONOMİ   Ekonomi   ÇEVRE  
  Video Galeri   Video Galeri   Foto Galeri   Foto Galeri   Resmi İlanlar   Resmi İlanlar   Yazarlar   Ünlü Düzce'liler   Ünlü Düzce'liler   Anket   Anket   Ziyaretçi Defteri   Ziyaretçi Defteri   Künye   Künye   İletişim   Kurumsal   Kurumsal   İletişim  
   
ZİYARETÇİ DEFTERİ

Yorum Yazın


                                          Yorumlar                                         
  " Oruç İbadetinin Toplum ve Fert Yapısına Yönelik Sosyo-Psikolojik ve Sosyo- Hukukî Değerlendirilmesi " Yazısına...
Sn. Hocam, orucun faydalarını ve insan üzerinde etkisini yazınızla güzel ifade etmişsiniz fakat örneklendirerek anlatmak elbette uygulayıcılar olarak bizim gibi birçok okuyucunun zihnine daha iyi kazınmıştır. Araba örneğinde olduğu gibi, bir arabayı her gün çalıştırırsan, çalıştığı için değil, yorulduğu için eskir. Onu zaman zaman dinlendirerek daha çok verim alabiliriz. Bazıları diyor ki, insan aç kalınca mide borusundan bir şeyler geçmediği için tansiyon düşmesine, mide hastalıklarına vb. hastalıklara yol açabiliyor. Halbuki öyle değil. Yüce Rabbimiz bizim organizmamızı öyle yaratmıştır ki, o organizmadan mideye fazla değil, az yemek giderse o organizma sağlam çalışır. Boş yere Hz. Peygamber (s.a.v) buyurmamış "Yemek için sofraya oturduğunuz zaman o sofradan doy-ma-dan kalkın." Binaenaleyh, doyarak kalktığımızda kalbimize baskı yapacağı için kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskine de işaret etmiş oluyor Sevgili Efendimiz. Tıbb-i Nebevî ilminin hikmet-i ilâhiyyesine varılmaz. Biz daha yeni yeni keşfediyoruz bunları. Hâlbuki, 14 asır önceden Resul-i Ekrem şimdiki tıbbın vardığı sonuçları bize kelâm ve a'mâliyle haber vermiş. O'na sonsuz Salât ve Selâm olsun.
Ruşen ALİOĞLU - 18.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,00

  " TOBB’UN DÜZCE’YE YAPTIRMA SÖZÜ VERDİĞİ 24 DERSLİKLİ OKULDAN HABER YOK MU? " Yazısına...
Sayın köşe yazarımız.Bu sizin tarih vererek hatırlattığınız konuları,matbaada bastırarak uçaktan hergün Düzce iline havadan atsanız, iş yine olcağına varır.Belki Allah vermesin bir afat, yıkım vs. olursa gündeme gelir hallolur.Siz yazın üşenmeden yazın.İşte işin en zor tarafı da bu.Siz yazar yazar durursunuz.Matap bulamazsınız.Birdaha yazarsınız yine yok.Yazarı mutlu eden yaptığı hatırlatma ve verdiği bir bilgi notundan dolayı o konu hallolmuşsa yazar da çabasının kala alınıp çözüme kavuşmasının sevincini yaşar.Eeee yukarıda yaptığınız serzeniş te bazen oluyor.Ne yaparsınız.Yazmak yazmak yazmak lazım.Belki bıktırıp yaptıran olur diye.Saygılarımla
İSHAK ak - 18.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,48

  " Kuzu etlerini şapur şupur yiyordun " Haberine...
Bence mesele bir okulun adı kapanarak yerine Meb'in yeni ad vererek başka bir okula dönüştürülmesi yönünde alınacak bir karar mevzusundan çıktı ve taaa buralara kadar geldi.Yeni adla açılacak okulun nerede nasıl ne şekilde açılacağı konusu, Konunun tüm matapları Valilik-Meb-İl Başkanı-vekiller ve STK lar ve halk tarafından tartışılsaydı konu buralara kadar gelmezdi diye düşünüyorum.Böyle bir ortak akıl kararı alınsaydı niye bir vekil ve STK temsilcisi karşı karşıya gelsin.Bu sorunun cevabı galiba bu mataplar bir araya gelemedi yada gelmedi.Buradan bu anlaşılıyor.Velevki bir hata oldu da düzeltilmesi yönünde bir gayret gösterilmedi.Yada hata yoksa olmadığı yönünde bir kamuoyuna doyurucu açıklama yapılmadı.Bunlar vatandaşın aklında soru işareti bırakmakta.Olabilir o ilçe de bizim ilçemiz.Kamuoyu ve konunun mataplarına gerekçeleri anlatılır, makul ve mantıklı gerekçeler varsa kabul görür yada görmez.Çıkan sonuca göre hareket edilir.Kimsenin kalbi kırılmaz, dinleyen de takip eden de ne karar çıkarsa çıksın makul ve mantıklı karşılar ve kamuoyu olarak destekçisi olur.Konuya sahip çıkar.Şimdiye kadar bu konudan daha büyük projelerde birlikte alınan kararlar bu sefer neden alınamamış.Oda merak konusu.Ancak vatandaş olarak bizler bu tür kırgınlık düzeyine varacak karşılıklı atışmalardan rahatsızlık duymaktayız.Çünkü biz şunu biliriz ki sayın vekiliz de, sayın STK temsilcimizde bu insanlara hizmet için bu görevlere talip olmuşlar ve bu görevlerini de ellerinden geldiği kadar ifa etmeye çalışıyorlar.Kırgınlıklara sebep olan okul ilde olsa sayın STK temsilcisinin şahsi menfaati ne, ilçede olsa sayın vekilin de şahsi menfaati ne.Eğer her iki oluşumda menfaat varsa oda toplumun menfaati.Ona da kimsenin itirazı yok.Ancak bu toplum menfaatine yapılan işlerde biraz daha dikkatli olunmalı, madem toplum menfaati için yapılıyor.O zaman toplumu da rahatsız edecek, gerecek icraatlar olmamalı.Burada yapılan icraat toplumun bir kesimini mutlu ederken diğer kesimi de üzmemeli, ortak sevinç neyse o uygulanmalı.Anlaşılan burada bu gerçekleştirilemedi ve bugünlere gelindi.Olmasa iyi olurdu.Ama olmuş,Yapacak bir şey yok mu diyeceğiz.Hayır.Zararın neresinden dönersen kardır demişler atalarımız.Bizde atalarımızın dediğini yapmalım.Burada kimlere görev düşüyorsa her iki şahsiyertle görüşüp ikna turları yapılarak konu tatlıya bağlanmalı.Yoksa karşılıklı üzücü konuşmalar konuyu daha da çıkılmaz mecralara taşır ve her iki şahsiyete de zarar vereceği gibi zaten makus talihini yenememiş bölgemize ve özellikle ilimiz yaşayanlarına zarar verir. Tıpkı önceden olduğu gibi Bolu-Düzce dağın aşağısı, dağın yukarısı çekişmelerine döner her iki il ve ilçe halkı arasında kırgınlıklara sebebiyet verir ki bu hiç hoş olmaz.Yine bir laf vardır öfkede akıl olmaz.Öfkeli iken söylenen sözler akıldan değil rastgele yerden söylenir.Mantık,mana, vs. gözetilmez.O zaman gelin öfkesiz sakin mantıklı bir çözüm bulalım.Doğru ne ise onu uygulayalım.Ama bu küskünlük ve kırıcılık her iki şahsiyeti ve temsil ettiği topluluğu sağlıklı biryere götürmez.Aksine daha da tamir edilemez boyutlara götürür ki aman haa.Bu konunun dışında kalıp ama konunun matabı tüm siyasi ve STK yetkililerine ve her iki şahsiyetin dostlarına ahbaplarına ricam elinizi çabuk tutun,Gidişat iyi değil.Çabuk harekete geçin,acel edin ki sonra geç kalmış olmıyalımSaygılarımla.
İshak AK - 18.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%57,71

  " 1999 depremlerinden sonra evini yapan vatandaşın ruhsatlandırmadaki tek çözüm adresi Mehmet Keleş mi, torba yasa mı? " Yazısına...
Tuna bey! Size karşı hep edepli davrandım. Siz kendiniz söylüyorsunuz edep sınırını aştığınızı! Ne demek türkçe konuşmuşsunuz anlamamışız, ingilizce konuşmuşsunuz anlamamışız. Yani aklınız sıra dalga geçiyorsunuz öyle mi? Siz sınırı aşmaya devam edin. Biz maddi anlamda kaybedecek olduklarımızı kaybettik. Depreme rağmen biz hala değerlerimizi kaybetmedik! Deprem yaşamadığınız belli anladık. Ama deprem yaşayan da mı görmediniz?
Depremzede - 18.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%49,36

  " Kuzu etlerini şapur şupur yiyordun " Haberine...
YAZIK!!!!!!!!!
HASAN - 17.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%49,84

  " Oruç İbadetinin Toplum ve Fert Yapısına Yönelik Sosyo-Psikolojik ve Sosyo- Hukukî Değerlendirilmesi " Yazısına...
Sayın Hocam,sizi kutluyorum.Hiç kimse bugüne kadar Oruç İbadetini bu şekilde izah etmedi kamuoyuna.Biz yalnız aç-susuz kaldığımızın hesabını yapıyoduk.Demek ki işin içinde iş varmış,o açlığın içinde ne hikmetler gizliymiş.Bunları halka anlatmak halkı aydınlatmak öyle zannediyorum ki kamunun görevidir.Ama bunu icra edebilmek için ,kapsamlı bir ilim ve hatta irfan gerekir.Hocam siz bu ilminizle irfanınızla,iz'anınızla Düzce için bir değersiniz.Oruc'un bir mektep olduğunu,hatta bizleri zor günlere ,gençlerimizi cepheye hazırlayan,bizlere karekter ve şahsiyet eğitimi vererek,bizleri basit menfaatlerin değil, yalnız ve yalnız Allahın huzurunda eğilme şerefine erdirene bir eğitim süreci olduğunu halkımıza ilk olarak siz izah ettiniz.Allah sizden razı olsun.İnşaallah ORUC MEKTEBİ'nin başarılı öğrencilerinden oluruz.Saygılar sunuyorum
Doğrunun Aşığı - 17.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,14

  " MEMUR-SEN’DEN SOSYAL BİLİMLER LİSESİ AÇIKLAMASI " Haberine...
Gücün yetmez! Sen inşaat ile uğraşırken o iş bittii=)) Sendikacıysan sendikacılık yap, müteahhitlik senin neyine =)))
Akçakoca - 17.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,53

  " Düzce’ye 3 boyutlu tanıtım " Haberine...
sayın valım kücük melen tabakhane deresı mesıre alnlaı pislık içinde kırk basamaklarda inekler tluluyor heryer cöp yıgını önce buraları temizleyelım kalıcı isyerlerını yurt otel yapalım lütfen
ahmet - 17.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,87

  " Sümer Kırtasiyenin önünden geçen düğün konvoyları! " Yazısına...
Adı düğün konvoyu,damat tabiki çocuklara biraz para dağıtacak.Bunlar düğünlerin olmazsa olmazlarından.KORNA olayı ise tam bir görgüsüzlük,basitlik,insan bir kez kız evinden çıkarken çalar,bir de salona gelirken.Bu işler yapılırken insan DUA almaya bakmalı,korna çalarken birini rahatsız edersen sana beddua eder bundan sakınmak lazım.Birçok evlilik hüsranla sonuçlanıyor unutulmasın.....
Fırat TOPDEMİR - 17.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,03

  " AK Parti ailesi iftarda buluştu " Haberine...
Ye ic yat! Duzce gelismiyor ! Neden ? Herkes bir birinin kuyusunu kazmak icin ugrasiyor yerinde sayiyor ileriye bakan yok! Baskan verdegi sozleri tutmuyor ! Duzce pislik icinde parkin arkasini bir gezin yayinlayin sehrin gobegi icler acisi tabi cesaretli gazeticiler yayinlayabilirse!
Duzceli - 17.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,54

  " Sümer Kırtasiyenin önünden geçen düğün konvoyları! " Yazısına...
çok teşekkür ederiz ilhami hocam müthiş bir gözlem tam isabet sümer kırtasiyenin yanında peynir satan esnafım ve bu konudan son derece muzdaribim canlar yanmadan bu konunun gündeme gelmesi süper olmuş umarım yetkililer daha titizlik gösterirler ve kimsenin canı yanmaz tekrar çok teşekkür ederim hocam
ihsan pir - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,14

  " Sümer Kırtasiyenin önünden geçen düğün konvoyları! " Yazısına...
sayın hocam gerçerçekten çok önemli konuya degindiniz . düzce halkı adına teşekkür ederim.saygılar
ahmet - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,95

  " 1999 depremlerinden sonra evini yapan vatandaşın ruhsatlandırmadaki tek çözüm adresi Mehmet Keleş mi, torba yasa mı? " Yazısına...
sayın depremzede. deprem sizin aklınızı bayağı bi karıştırmış. şimdi iyice belli oldu. kanundan konuştuk olmadı, kuraldan konuştuk olmadı, ne dediysek olmadı. üstelik türkçe konuştuk. baktık olmadı . tamam efendi yoğurt kara dedik. onuda ingilizce yazdık anlarsınız diye. onu da anlamamışsınız. benim yazdığımı 1 milyon kişi okusa anlardı. siz anlamamışsınız demekki çıkıyormuş arada sırada. neyse siz istediğniz yere istediğiniz yapıyı yapın sayın depremzede. size serbest.
tuna - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,76

  " Sümer Kırtasiyenin önünden geçen düğün konvoyları! " Yazısına...
Düğün konvoylarının şehir içinde dolaşmalarına izin verilmesini doğru bulmuyorum. Şehir içinde korna çalmaları ve aşarı gürültü çıkarmaları da kabul edilecek bir davranış değildir. Böyle önem arz eden bir konuyu basına getirmesinden dolayı İlhami Beye teşekkür ederim. Avrupa ülkelerine/gelişmiş ülkelere baktığınızda bu tür davranışlar trafik kanunu vb. kurallara uygun olmadığı görülecektir. Biz Türkler bir seferlik düğünü var bir şey olmaz, vb boş laflarla konuları geçiştirip duruyoruz. İlhami Beyin de ifade ettiği gibi bu konvoya takılan çocukların başına bir şey gelirse ne olacak? Anne-babaları canları yanmıyacak mı? Gösteriş olsun diye başkalarının hakkını çiğnemek olur mu?
Düzceli - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%53,18

  " Çatı aday mı, yoksa taban aday mı? Ya da millet iradesinin özlenen tezahürü mü?!... " Yazısına...
Hocam, kullanım alanına göre çeşitli boyutlardaki Türk bayrağının sol üst köşesindeki cumhurbaşkanlığı armasında ve forsunda da 16 yıldız var ki, bunlar hepsi tarihte Türk devletlerinin sayıssını gösterir. Bu kadar devlet kurmuş bir toplumun kendi cumhurbaşkanını parlamentonun/meclisin seçmesi ne kadar da yanlış. Millet ilk defa kendi cumhurbaşkanını, tüm Türkiy'yi temsil eden kendisinden birini kendi hür iradeleriyle seçecek. Rabbim utandırmasın. Ülkemiz zeval görmesin inşallah.
Ruşen Alioğlu - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%48,38

  " Düzce'de İftarı Yaşamak ve Muhabbet Sofrasında Halkımızla Bütünleşmek " Yazısına...
Saygıdeğer Hocam! Sizin gibi insanlarla muhabbet sofrasında nezih iftar yemeğini tatmanın lezzeti de ayrı olur sanıyorum. Düzce'deki hizmetlerinizi araştırdım. Özellikle sokak-sokak, mahalle-mahalle dolaşıp halkla iç içe olarak, onların sıkıntılarını dinleyerek çözmeye çalıştığınız ve başarılı olduğunuz birçok projenizi öğrenmiş bulunmaktayım. Siz, Düzce'deki hizmetlerinizle halkın, vatandaşın sadece teveccühünü değil, aynı zamanda kalplerini kazanmışsınız. Özellikle okul ve üniversite alanlarında Marmara Üniversitesi ve Bakü Dövlet Üniversitesi İlahiyat Fakültelerinden kalma geleneğinizi sürdürerek öğrencilerin sorunlarına tercüman olmanız biz öğrencileri ziyadesiyle mutlu etmeye yetmiştir. Hocam, tüm samimiyetimle söylüyorum, bir daha öğrenciniz olacağımı bilsem tekrar sınava çalışır tekrar üniversite okumayı yeğlerdim. Hizmetleriniz, öğrettikleriniz, anılarınız Türkiye'den Batı Trakya'ya, Balkanlardan Orta Asya'ya (özellikle Azerbaycan, Gürcistan, Ahıska, Kosova ve s.) hep hoş bir şekilde hatırlanmaktadır. Oraların insanı olmaya olmaya onlardan biriymiş gibi davranarak "ÎSÂR"/DİĞERGAMLIK/BAŞKALARINI DA DÜŞÜNME kavramını en iyi şekilde görmemize sebep oldunuz. Rabbim hizmetlerinizin mükafatını lâyıkıyla versin.
Öğrenci - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%50,58

  " Düzce’ye 3 boyutlu tanıtım " Haberine...
Tanıtmak yetmez çevre temizliği öncelikle çok önemli. Tanıttığın yer çöp pislikten geçilmiyorso tanıttığın yerin sihri nerde kaldı. Daha titiz çalışma istiyoruz.
Düzceli - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%45,20

  " Düzce'de İftarı Yaşamak ve Muhabbet Sofrasında Halkımızla Bütünleşmek " Yazısına...
Hocam, iftar sofralarımızı renklendirmeye, bereketlendirmeye yönelik tavsiyelerinizi gerçekten dikkatle okudur. İftar sofralarındaki sevinç, Müslümanın yaşayabileceği en ulvî 3 sevinçten biridir. Hz. Peygamber bunun mükafatını bildiği için buyurmuyor mu zaten "Siz Ramazandaki sevabın çokluğunu bilseydiniz, her gününüzü oruçlu olarak geçirmek isterdiniz." Ramazan ayı, sadece aç kalıp yasak işlerden uzak kalmak değildir. Ramazan, kaydetmiş olduğunuz gibi, başkalarını da yâd etme, onlarla ekmeğini, neş'eni, varlığını paylaşma ayıdır. Bu yüzdendir ki, yeryüzünde işlenen suçların minimuma indiği yegane ay Ramazan ayıdır. Sevinçlerin coşup taştığı yegane ay Ramazan ayıdır. Fakirlerin en çok mutluluk duyduğu, "Keşke her ay Ramazan gibi olsa" dediği ay Ramazan ayıdır. Ramazan, kâlden kalbe girerek hâlden anlamaktır. Toplumsal huzur ve sosyal dayanışmanın zirve yaptığı aydır Ramazan. Ramazan, nimetin kadrini bilmek ve kanaat sahibi olmaktır. Normal zamanlarda bazılarımızın, hiç yemedikleri veya yiyemedikleri yemekleri bile büyük bir şevkle tadına bakarak ASLINDA NE KADAR DA LEZİZMİŞ BENİM HABERİM YOK dediği aydır Ramazan. Ramazan, en katı düşmanları bile en sıkı dostlukla birleştiren bir aydır. Uğramadığı yolları cami yoluna çıkaran bir yöndür Ramazan. Belki de hayatında dikkatle dinlemediği ezanı pürdikkat dinleyerek iftarını açmasına vesiledir Ramazan. Ezcümle, insanlığın kurtuluş ayıdır Ramazan.
Hamza - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%44,51

  " Düzce'de İftarı Yaşamak ve Muhabbet Sofrasında Halkımızla Bütünleşmek " Yazısına...
Celal Hocam, öncelikle Ramazan ayınızın hayırlı, bereketli ve bol rahmetli geçmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Ağabeyimin tavsiyesiyle yazılarınızdan haberim oldu ve bugünden itibaren takip etmeye başlayacağım İNŞALLAH. Hocam, biz de kendi çapımızda Yaradan'ın bize lütfettiği İslam dini'ni eksiklerimizle/hatalarımızla yaşamaya çalışıyoruz. Tabii ki ağabeyim gibi çok önceden bu işe -cehaletimiz ve gençliğimize verin- sarılmadığımız için şu an onun eksikliklerini hissediyoruz elbet. Fakat yine de GEÇ OLSUN GÜÇ OLMASIN misali hayatımızı İslam'a uyarlayıp kendi varlığımıza, kökenimize, kökümüze inmeye ve onların yaşantısını özenmeye çalışıyoruz. Kökümüze indikçe, dünyaya adaletiyle, cömertliğiyle, kahramanlıklarıyla, merhametiyle ün salmış büyüklerimizi ve o büyüklerin davasını hâl-i hazırda günümüzde de devam ettiren saygıdeğer büyüklerimin kitaplarını okudukça SEVGİM BİRAZ DAHA ARTIYOR, bir o kadar da geçirmiş olduğum gençliğimin boş sayfalarına esef gözyaşları döküyorum. Bir cümleniz çok hoşuma gitti: "Aynen araba gibi gönüllerimizin de yıllık muayeneye, temizlenmeye, tazelenmeye ihtiyacı vardır. Bir araba uzun süre bakımsız kaldığında, servise gitmediğinde nasıl paslanmaya, bozulmaya, arızalanmaya başlıyorsa, gönüllerimiz de bu mübarek ay olmazsa paslanmaya, yeterince kirlenmeye hatta Allah korusun belki de mühürlenip bir daha çalışmamaya başlayacaktır. Rabbime hamdolsun ki, insanlar arasındaki kardeşlik duygularını kabartan, kötülükleri körelten, daim iyilikte yarışma hissiyatını diri tutan Ramazan ayını bize göndermiş ve bu ayı bizim kurtuluşumuz için -her sene ama her sene- BÜYÜK BİR FIRSAT olarak hatırlatmıştır. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem azabından muafiyet olan böylesine Rahmet Ayını bize sunduğu için Rabbime çokça şükürler olsun. Hocam, yaşım küçük olsa da ben bir araba heveslisiyim. Arabadan anlarım. Şunu söyleyeyim, bir arabaya her gün bakarsan, her gün temizleyip kontrollerini her gün gözden geçirirsen, kirini ve arızasını zamanında giderirsen o araba hep taze kalır, adeta ben yaşlansam bile motorumla, görüntümle, tüm parçalarımla hâlen ayaktayım, pürüzsüzüm der ve işini görür. Değeri de pek aşağı inmez, zira bakımını sürekli yenilemiştir. Aynen bunun gibi, insanoğlu da yılın diğer ay/günlerini sanki Ramazandaymış gibi geçirse, kalp bir o kadar revize olunur, tamir görür, kötü duygu ve düşüncelerden arınır. Bu da insanı dipdiri, canlı ve Rabbinin nimetine (Rahmetine) karşı heyecanlı tutar. Kalp teyakkuzda olursa, sevgi de, muhabbet de, rahmet de bol olur. Kalplere bakan Rabbim, kalplerimizi Ramazan ayında teyakkuza geçirip senenin diğer tüm aylarına bu halini yaysın.
Rüstem Alioğlu - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%46,01

  " Sümer Kırtasiyenin önünden geçen düğün konvoyları! " Yazısına...
Düğün konvoylarını şehir merkeziNE sokmıyacan,korna çaldırtmıyacan,gitsinler yerleşim alanları dışındaki meralarda konutsuz alanlarda aküleri bitene kadar korna çalsınlar. naramı atacaklarsa da atsınlar.Başka ne diyelim.Düğün,sünnet konvoyları artık gösteriş konvoyuna dönüştü.Eskiden bile padişah çocuklarının sünnet ve düğün merasimleri sade, sessiz, çevreyi rahatsız etmeden yapılırdı.Kaldı ki bahse konu olan padişah.Şimdilerde her mersaim caka satma,göteriş yapma moduna döndü.Ne demişler ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol.Bizde ikisi de yok maalesef.Ne hasta takan var, ne yaşlı takan, herkes bireysel mutluluk peşinde.Ben eğlenirken, ben caka satarken birilerini üzüyormuyum, bana hakkı geçiyormu diye düşünen kalmadı denecek kadar az.Allah kolaylık versin şehir merkezinde bahse konu güzergahta oturanlara.Bendeniz de o güzergah sakinlerindenim ve aşırı rahatsız olmaktayım.Biz bazen haftanın günlerini şaşırırız.Bugün acaba cuma vs mi.Korna sesi gürültü patırtıdan ya cumartesi yada pazar olduna kanaat getiriyoruz.Çünkü o kadar gürültülü bir ortamda yaşamaktayız.İnşaallah bu konuda kişiler insafa gelir, kamu görevlileri bir plan ve program dahilinde bizi bu dertten kurtarırlar temennisi ile.Saygılar.
İshak AK - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%51,59

  " Düzce'de İftarı Yaşamak ve Muhabbet Sofrasında Halkımızla Bütünleşmek " Yazısına...
Sayın Hocam, Yazmış olduğunuz gibi, ömür geçiyor, arkamızda iyi hatırlanabilecek güzellikler, hayırlar bırakabilmemiz gerekiyor. Kısacık ömür hayatımızda malımızı, mülkümüzü, soframızı, sevincimizi birileriyle paylaşmayıp kendimizle sınırlı tutsak bu Mübarek Ramazan'ın hatırda kalacak neyi olur ki geçirdiğimiz günlerde!? Muhabbet sofraları kurmuş ecdadımız tarih boyunca, sokaklarda aç kimse bırakmamış, her aileye belli kişileri misafir etmekle tavzîf etmiş, onların yaralarına derman, isteklerine ferman, mahzun gönüllerine deva olmuştur. Biz de hep onların izinden gitmiyor muyuz/veya gitmeye çalışmıyor muyuz? Dünya bir yana hocam, Osmanlı Ecdadının bu etkisi, sukûtundan sonra hâlâ sevinç ve gururla yâd ediliyorsa, ilâ yevmi'l-kıyâme hatırlanmaya ve örnek alınmaya devam edecektir. Biz ilgilenmesek, Türkiye ilgilenmese kimse ilgilenmiyor sayın hocam. Bakıyorum dünyaya, insanlık dramı hep İslam coğrafyasında, hep doğu coğrafyasında. Bizden başka kimse davasını sahiplenmiyor, sanki Hz.Muhammed insanlığa değil, sadece bizi Türkiye'ye gelmiş. Ülkemizden başka sanki başka müslüman ülke yokmuş gibi hocam. Allah bu davamızı her dönemde bu şekilde güçlü olarak sahiplenmemizi ve dünyaya imrendirmemizi nasip eylesin.
Nezaket ALİOĞLU - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%58,56

  " Düzce'de İftarı Yaşamak ve Muhabbet Sofrasında Halkımızla Bütünleşmek " Yazısına...
Sayın Hocam, yazınızı okurken Azerbaycan'da 90'lı yıllardan beri TİKA veya benzeri Kuruluşlar, en önemlisi de Diyanet'in tertiplediği İftar Sofraları göz önümde canlandı. Kardeşlik, arkadaşlık, samimiyet, sevgi ve coşku had safhada olurdu. Hele, Azeri halkının kardeş ülke Türkiye'den gelerek oralarda Karabağ anısına, şehitler anısına açtığı sofralarda mahzun ve buruk sevinçle oturup sizin gibi büyükleri, hocalarımızı, büyükelçilerimizi, müşavirlerimizi dinlemeleri ve o anki yüzlerde mütezahir tebessüm hiç aklımdan geçmiyor. Hocam haklısınız, soframızda ailemizden başka kimse yoksa, en azından yakınlarımızı, kardeşlerimizi, ağabeylerimizi komşularımızı çağırıp bu Rabbânî sofrada onların da müstefîd olmasını arzulamalıyız.
Ruşen ALİOĞLU - 16.07.2014

 Katılıyorum  Katılmıyorum 

%47,90

Sayfa :  [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89] [90] [91] [92] [93] [94] [95] [96] [97] [98] [99] [100] [101] [102] [103] [104] [105] [106] [107] [108] [109] [110] [111] [112] [113] [114] [115] [116] [117] [118] [119] [120] [121] [122] [123] [124] [125] [126] [127] [128] [129] [130] [131] [132] [133] [134] [135] [136] [137] [138] [139] [140] [141] [142] [143] [144] [145] [146] [147] [148] [149] [150] [151] [152] [153] [154] [155] [156] [157] [158] [159] [160] [161] [162] [163] [164] [165] [166] [167] [168] [169] [170] [171] [172] [173] [174] [175] [176] [177] [178] [179] [180] [181] [182] [183] [184] [185] [186] [187] [188] [189] [190] [191] [192] [193] [194] [195] [196] [197] [198] [199] [200] [201] [202] [203] [204] [205] [206] [207] [208] [209] [210] [211] [212] [213] [214] [215] [216] [217] [218] [219] [220] [221] [222] [223] [224] [225] [226] [227] [228] [229] [230] [231] [232] [233] [234] [235] [236] [237] [238] [239] [240] [241] [242] [243] [244] [245] [246] [247] [248] [249] [250] [251] [252] [253] [254] [255] [256] [257] [258] [259] [260] [261] [262] [263] [264] [265] [266] [267] [268] [269] [270] [271] [272] [273] [274] [275] [276] [277] [278] [279] [280] [281] [282] [283] [284] [285] [286] [287] [288] [289] [290] [291] [292] [293] [294] [295] [296] [297] [298] [299] [300] [301] [302] [303] [304] [305] [306] [307] [308] [309] [310] [311] [312] [313] [314] [315] [316] [317] [318] [319] [320] [321] [322] [323] [324] [325] [326] [327] [328] [329] [330] [331] [332] [333] [334] [335] [336] [337] [338] [339] [340] [341] [342] [343] [344] [345] [346] [347] [348] [349] [350] [351] [352] [353] [354] [355] [356] [357] [358] [359] [360] [361] [362] [363] [364] [365] [366] [367] [368] [369] [370] [371] [372] [373] [374] [375] [376] [377] [378] [379] [380] [381] [382] [383] [384] [385] [386] [387] [388] [389] [390] [391] [392] [393] [394] [395] [396] [397] [398] [399] [400] [401] [402] [403] [404] [405] [406] [407] [408] [409] [410] [411] [412] [413] [414] [415] [416] [417] [418] [419] [420] [421] [422] [423] [424] [425] [426] [427] [428] [429] [430] [431] [432] [433] [434] [435] [436] [437] [438] [439] [440] [441] [442] [443] [444] [445] [446] [447] [448] [449] [450] [451] [452] [453] [454] [455] [456] [457] [458] [459] [460] [461] [462] [463] [464] [465] [466] [467] [468] [469] [470] [471] [472] [473] [474] [475] [476] [477] [478] [479] [480] [481] [482] [483] [484] [485] [486] [487] [488] [489] [490] [491] [492] [493] [494] [495] [496]
  Düzce Postası'nı Takip Et
Twitter Takip Et
   
Yerel Haber
Gündem
Asayiş
Siyaset
Eğitim
Spor
Sağlık
Ekonomi
Çevre
Video Galeri
Foto Galeri
Resmi İlanlar
Yazarlar
Portreler
Anket
Ziyaretçi Defteri
Facebook
Twitter
Site Map
RSS
İnsan Kaynakları
Kurumsal
Künye
İletişim
Yukarı

Google-Translate | Turkish to English Google-Translate | Turkish to French Google-Translate | Turkish to German Google-Translate | Turkish to Russian Google-Translate | Turkish to Italian Google-Translate | Turkish to Spanish Google-Translate | Turkish to Arabic Google-Translate | Turkish to Japanese
Google Translate

Serbay Interactive
© Copyright 2004 - 2018 Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ltd. Şti. Dijital Reklam Ajansı: Serbay Interactive
Emlak8