Abdullah ÇELEBİOĞLU
Abdullah ÇELEBİOĞLU

Gazete: Düzce Postası

Çelebice

Meğer…

  • 17.05.2022 14:55

HERŞEY akıp gidiyordu...

Zaman, tabiat, hayaller…

Hiç bitmez sanıyorduk zamanı…

Öyle değilmiş meğer...

Anne baba eş dost ziyaretini daha sonraya erteleyebiliriz sanıyorduk…

Bu sanma duygusu içinde rahattık… Öyle değilmiş meğer…

Tabiat her zaman emrimizde istediğimiz zaman gider gezer kullanır dururuz sanıyorduk.

Ne kadar da emindik bundan…

Öyle değilmiş meğer…

Hayallerimiz sonsuzdu ve bitmez gibiydi planlarımız…

İstediğimizde düğün yapabilir, istediğimizde gezmeye gidebilir, istediğimiz zamanda alışverişe çıkabilirdik…

İstediğimizde balık tutar, istediğimizde spor yapar, istediğimizde umreye gidebilirdik…

İstediğimizi kucaklar, istediğimizde kahveye gider tavla atabilir veya camiye gidebilirdik...

Öyle değilmiş meğer...

Kısıtlama yoktu hayallerimizde…

Öyle değilmiş meğer…

İki üç defa daha öksürür, üstelik ateş de yüksek ise ev halkının dahi uzak kalmayı teklif edeceği kadar yalnız imişiz meğer…

Meğer kapı kollarından, naylon poşetten, ceketimizden ayakkabımızdan, arkadaşımız, dostumuzdan, masadan, bardaktan kısaca her şeyden korkacak kadar tabansızmışız meğer…

Meğer yüzümüze maske takacak, meğer karşıdan gelene tehdit-tehlike gözü ile bakacak meğer istediğimiz gibi nefes alamayacak kadar acizmişiz…

Meğer sokaktan, caddeden, otoyoldan, şehirden, diğer şehirlerden ülkelerden korkacak kadar zavallıymışız…

Meğer camileri değil sadece Kâbe’yi kapatacak kadar çaresizmişiz…

Meğer biz; efendi, âmir, sahip, malik değilmişiz…

Meğer biz ne kadar az düşünüyormuşuz…

Meğer biz ne kadar az biliyor muşuz…

Meğer biz sadece kulmuşuz…

Abd(kul) olduğumuzu hatta bize abd-i aciz (aciz kul) dendiğini unutmuşuz…

Meğer türlü türlü putlar peşinde zaten çok kısa olan ömrümüzü ziyan etmeye değmezmiş...

Meğer baştan beri biliyor olmamız gereken çok şeyi bilmiyormuşuz…

Tüm bunları düşünmek için BİR VİRÜS SALGINI gerekiyormuş meğer...

Korkuları tetikleyen...

Kimine göre proje...

Kimine göre musibet…

Kimine göre olağan bir durum…

Tüm hayatı adeta durduran...

VE YAMAN SORU;

-Tüm bu yaşadıklarımızdan gerekli dersi aldık mı?

Asrın iki büyük felâketi depremlerden ders almış mıydık?

Binlerce deprem enkazından bir tek ibretlik örnek bırakmış mıydık gelecek nesiller için?

Veya bir deprem anıtı bari yaptık mı o büyük acıyı hatırlatacak?

Küresel boyutta TARİHİN EN POPÜLER SALGINI olmasına rağmen KORONAYI gelecek nesillere hangi anı-anıt-eserimizle hatırlatacağız?

Biz ne kadar çok şeyden mahrummuşuz meğer...

Biz ne kadar ihmalkârmışız meğer...

Ve toplum önderleri ne kadar duyarsızmış meğer...

Daha çok tefekkür etmeliymişiz meğer...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız