Abdullah ÇELEBİOĞLU
Abdullah ÇELEBİOĞLU

Gazete: Düzce Postası

Çelebice

Büyük Ülkü...

  • 25.10.2022 10:22

Devlet- i Ali Osman'ın son mütefekkirleri- aydınları kısaca üç temel görüş üzerinde yoğunlaşıyorlardı denilebilir.

Ümmetçilik- İslamcılık,

Milliyetçilik- Türkçülük,

Asrileşme- Batıcılık başlıkları altında tanıdığımız fikir hareketleri hakimiyet kurma noktasında adeta yarış halinde idiler.

Osmanlı Padişahı zaten Halife olarak İslâm ümmetinin başı sayılıyordu. Böyle olması dahi sorunları çözmeye artık yetmiyor olmalıydı zira çözülmeler devam ediyordu.

Bu noktada ümmet, İslam birliği, hatta Müslümanlık dahi tartışma konusu olabiliyordu.

Batı hayranı olarak bilinen Jön Türkler başta olmak üzere bir kesimin savunduğu  'batıcılık-avrupaileşme - asrileşme' fikrinde de tam bir birlik sağlanamıyordu zira malûm olduğu üzere batı ile din farkı bir tarafa siyasi, askeri, coğrafi rekabet ve aslında düşmanlık vardı arada ve bu asırlardan beri süregeliyordu.

Osmanlı son dönem ve Cumhuriyetin ilk dönem bazı aydınlarının özellikle TÜRKÇÜLÜK - MİLLİYETÇİLİK konusunda fikirleri dikkat çekmiş ve Cumhuriyet rejimine geçiş iradesinin sahipleri başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu fikrin öne çıkmasını hatta yeni devlet sisteminin bu ana fikir üzerinde tesis edilmesini tercih etmiş ve bunu gerçekleştirmişlerdi.

Bu tercihin yapılmasında elbette batı özellikle Fransız ihtilali ve onun tetiklediği milliyetçilik- halkçılık fikrinin tesiri vardı.

Millet temeli üzerinde birçok bağımsızlık hareketi başlamış ve bunun sonucunda imparatorluklar yıkılmış ve üniter devletler kurulmuşlardı.

Köşe yazısı sınırlarına sığmayacak bu konuyu kısaca şöyle izah edebiliriz.

Atatürk'ün vefatından sonra, Rus İhtilali tesiri ile yükselen halkçılık- sosyalizm tesiri ile ülkemizde adeta milliyetçilik düşmanlığı başlamış ve ilk milliyetçiler yanında hem milliyetçi hem İslamcı aydınlar çeşitli baskılara hatta işkencelere maruz kalmışlardır. Bu mücadeleye İran ihtilali ile yükselen İslâm devleti fikri mensupları da zamanla dahil olmuşlardır.

Tüm bu fikir mensuplarının çatışması bazen silahlı, darbeli dönemlerde yaşayarak devam edegelmiş olup, muhtelif partilere bölünmüş halde de olsa da halen devam etmektedir.

Konu aslında daha uzun ama biz kısaca şunu soralım; peki üç ana fikirden hangisi tercih edilseydi?

Elbette hiçbirinden tam olarak vazgeçmek mümkün değil... İslam bu milletin özü haline gelmiş... Asrileşmek; muasır- çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak bu anlamda Batılılaşmak zaruret- ihtiyaç haline gelmişken vazgeçilebilirler mi?

Öyleyse sosyolog, mütefekkir- aydın, şair Ziya Gökalp beyin bir kitap halinde sistemleştirdiği TÜRKLEŞMEK İSLAMLAŞMAK, MUASIRLAŞMAK fikirlerinin hepsi birden değerlidir.

Öyleyse sorun neredeydi?

Hangi fikrin önde ve iktidar olacağında tabi...

-Peki hangisi olmalıydı?

Baştan beri dediğim gibi bu konu çok su götürür.

Benim fikrim biryana tarih; milli görüş- milliyetçileri - milletinin yüce değerlerini esas alıp o temeller üzerinde yükselerek ilerlemek isteyenleri(IRKÇI- ŞÖVENİSTLERİ DEĞİL) haklı çıkarmıştır.

Ülkemizde VATANSEVERLİK konusunda şüphe olmayan tüm fikir kesimlerinin haklı çıktıkları noktalar olmuştur. Bu anlamda gerçekten bir helalleşme gereklidir.

Lakin çoook büyük çilelerle çok büyük kayıplar veren, devlete gönüllü olarak adeta askerlik yapıp bedelsiz olarak canını kanını feda eden milliyetçi- ülkücü- vatanseverler ile kim nasıl helalleşecektir.

İşte geldiğimiz noktada en büyük istinatgâhımızın- dayanağımızın inanç- iman temeli üzerinde, TÜRK DÜNYASI - TÜRK BİRLİĞİ yani BÜYÜK TURAN DEVLETİ olduğu çok açık ve kesin olarak görülmüş ispat edilmiştir. Zor günlerimizde ne sözde ARAP BİRLİĞİNDEN ( İslam birli değil) ve ne güya müttefik olduğumuz BATIDAN bir fayda gelmediği, gelmeyeceği belli olmuştur.

Sözün özü şiirdir deyip sözü ona bırakayım yoksa bu konu bitmez.

 

ZAMANIDIR...

 

Büyük Türk milletine seslenerek diyorum

Şimdi büyük ülküyü bulmanın zamanıdır

Büyük Turan Devleti fikrini seviyorum

Bu ülküyü çok öne almanın zamanıdır

 

Nerede bir Türk varsa arayıp hem sorarak

Saatleri hızlıya ayarlayıp kurarak

Dövüşerek yıkarak gerekirse vurarak

Tarihi yurdumuza dalmanın zamanıdır

 

Altyapımız tamamdır sorun var üst yapıda

İç ve dış düşmanların hepsi bekler kapıda

Devlet Millet bir olsun milli ülkü yapıda

Düşmanlara korkuyu salmanın zamanıdır

 

Daima rehber alıp bilim ile imanı

Boşa geçirmeyelim bir saniye zamanı

Yetersiz ise eğer düşman vermez emanı

Şimdi teknolojiyi bilmenin zamanıdır

 

Bırakmayıp hiç asla kahramanlık erliği

Çalışıp üreterek korumalı dirliği

Kucaklaşıp ısrarla kuvvetlendir birliği

Böleceğiz diyene gülmenin zamanıdır

 

Çelebioğluyum ben hedefler değil boşa

Bu ülküler yüzünden çok şeyler geldi başa

Ömür çok çabuk geçti işte geldik bu yaşa

Gecikmiş hayallerle ölmenin zamanıdır

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 31.01.2023

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız