Cemil TINAZ
Cemil TINAZ

Gazete: Düzce Postası

[email protected]

Teksif Sendikası Düzce İl Temsilcisi

İşsizlik sigortası

  • 22.03.2022 10:49

İşsizlik sigortası kanunu 25.08.1999 tarihinde çıkartılmış olup, 01 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yaklaşık 22 yıldır uygulanmakta olan bu kanun, rahmetli BÜLENT ECEVİT’in Başbakanlığı ve üçlü koalisyon döneminde çıkartılmıştır. İşsizlik tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir sorundur. İşsizlik Sigortası ise işsizlik sorunlarının çözümüne katkı sağlayacak sosyo-ekonomik önlemler içinde önemli yer tutmaktadır. 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununun ardından bu nitelikteki yasal düzenlemelerde ivme kazanmıştır. Anayasanın 30.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunuyla değiştirilen, 49. maddesinde devlete özellikle işsizleri korumak yükümlülüğü getirilmiştir. Zamanın Başbakanı rahmetli ECEVİT’in işçilere verdiği önemi anlamak açısından önemlidir. Kısaca anlatımla, kendi iradesi dışında işsiz kalan işçilerin korunması, devlet tarafından Anayasal zorunluluk getiriyor. Bu kanunla işsizlik fonu oluşturuldu, bu fonun kaynağı, işçilerden %2 kesilerek, işverenden %2, devletin de %1 katkısı fona aktarılacak. İşsizlik maaşından yararlanma esasları üç yıl içinde 600 gün pirim ödemiş ve kendi iradesi dışında işsiz kalan işçilere 180 gün(6 ay),  900 gün pirim ödemiş işçilere 240 gün(8ay), 1080 gün pirim ödemiş işçilere ise 300gün(10 ay) süreyle işsizlik ödeneği verilir. Ödeme miktarı olarak yarım asgari ücretin altında, bir asgari ücretin üstünde olamaz. Bu yasayı zamanın Başbakanı Bülent ECEVİT Kamuoyuna basın toplantısında açıklarken bir vaatte bulunmuştu. Fonda para biriktiği zaman hem ödeme miktarını hem de ödeme süresini artıracağız demişti. Ancak siyasi ömrü bu vaadi yerine getirmeye yetmedi. Bugünkü iktidar 20 yıldır hükümet olmasına rağmen bu konuda hiçbir iyileştirme yapmamıştır. Bu da bugünkü iktidarın işçilere verdiği önem açısından sorgulanmalıdır. İşsizlik maaşının uygulanmasında genelde bilinmeyen, bizlerin çok sık karşılaştığımız bir sorunu da bilgilendirmek amacıyla okuyucularıma anlatmam gerekir. Bir işçi arkadaş, işverenin haklı nedenle fesih hakkı iş kanununun 25. Maddesinin 2. Bendine göre, yanı tazminatsız çıkartılması durumunda işsizlik maaşına hak kazanamaz. Ancak dürüst işverenleri tenzih ederek söylüyorum, bazı işverenler genelde sendikal örgütlenmelerde çalışan işçilere gözdağı vermek, öncü işçiyi cezalandırmak amacıyla iş kanunun 25.maddesinin 2. Bendine göre, yani tazminatsız çıkartıyor. İşte bu durumlarda işçi arkadaş işe iade ve sendikal tazminat davası açıyor. Davanın kazanılması durumunda 4 ay dava süresinde boş geçen süre ve 12 maaş da sendikal tazminat kazanıyor. İşveren 12 maaş sendikal tazminatı ve 4 ay boş geçen sürenin parasını işçiye ödüyor. Tazminatsız işten çıkartıldığı zaman alamadığı işsizlik maaşını, mahkeme kararıyla İş-Kur’a başvurması durumunda hak kazandığı miktarda toptan alabiliyor. Bu 4 ay boş geçen süre çalışılmış gibi sayıldığı için işveren geriye dönük dönem bordrolarını doldurup sigorta primlerini de yatırıyor. Doğal olarak 4 aylık süre boş geçmemiş, çalışılmış sayılıyor.  Bu süre içinde işsiz kalan işçi arkadaş işsizlik maaşını aldığı için, İş-Kur ödemiş olduğu 4 aylık maaşı geri tahsil ediyor. Bu durum yalnız sendikal davalarda değil işe iade davalarının tümünde yaşanıyor. Bu uygulamada çok sıkıntı çekiliyor. İşçi arkadaşların yararına bir düzenleme mutlaka yapılmalı. Bir de işçiye değer veren hükümet tarafından çıkartılan işsizlik yasası ve oluşturulan işsizlik fonu amacına uygun kullanılıyor mu bu yönüyle de sorgulayalım. İşsizlik fonu işsiz kalan işçiler için, işçilerin iş bulana kadar mağduriyetini gidermek ve anayasa gereği sosyal devlet olarak işsizlere sahip çıkmak için bir kaynaktır. Ancak gel gör ki işsizler için oluşturulan fondan, işçilerden çok hükümet kendi açıklarını gidermek için kullanıyor. GAP projesine 10 milyar işsizlik fonundan aktarıyor, bazı müteahhitlere ucuz kredi olarak kullandırıyor, işverenlere istihdam yaratıyor gerekçesiyle hazineden vermesi gereken desteği işsizlik fonunda veriyor. İşverenlere bu zamana kadar işsizlik fonuna ödediği miktarın iki katından fazlasını, teşvik adı altında kullandırılmıştır. İşsiz kalan işçiler bu zamana kadar ödediği miktarın ancak üçte birini işsizlik maaşı olarak kullanmışlardır. Bu uygulamalara son verilmelidir. İşsizlik fonu işsiz kalan işçiler için kullanılmalıdır, ödeme süreleri ve miktarları arttırılmalıdır.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız