Ceren Ezgi KIYAK
Ceren Ezgi KIYAK

Gazete: Düzce Postası Gazetesi

Uzm. Klinik Psikolog

Kendiniz için bir adım atın

  • 19.09.2022 15:00

Merhaba bir önceki yazıda panik bozukluğu hastalığını tanımlayarak panik ataklarının belirtilerine değinmiştim. Hastalığın görülme sıklığından söz etmek gerekirse yapılan araştırmalarda her 100 kişiden 3-4' ünün bu hastalığı geçirmiş ya da halen bu hastalığı yaşamakta olduğu, genellikle 20-35 yaş aralığında başlayan hastalığın kadınlarda, erkeklere oranla 2-3 kat daha fazla görüldüğü sonucunu ortaya çıkarmıştır.

BEKLENTİ ANKSİYETESİ: AGORAFOBİ

Kişinin beklenmeyen tekrarlayıcı panik atakları ile bu ataklar arasındaki zamanlarda başka panik atakların olacağına dair sürekli kaygı duyması durumu “Beklenti Anksiyetesi“ olarak tanımlanmaktadır. Panik atak ve beklenti anksiyetesi yaşayan kişi sürekli kaygılı ve kaçınmacı davranışlarla hayatını yönlendirmekte bu durumda önemli ölçüde kendisini sınırlandırarak yaşam kalitesini düşürmesine neden olabilmektedir. Hastaların yüzde 60’ından fazlası ataklar sonucu kalp krizi geçirip ölme, felç geçirme ya da kontrolü kaybedip çıldırma düşüncesiyle işe gidememe, evde yalnız kalamama, sokağa yalnız çıkamama, kalabalık ortama girememe, araç kullanamama, asansöre yalnız binememe gibi kaçınma davranışları göstererek “Agorafobi” geliştirmektedirler.

Panik atak hastaları defalarca acile başvurmakta bir sonuca varamamakta sonrasında polikliniklerde bir sürü tetkikleri yaptırmakta fakat fiziksel bir tanı alamamakta ve şikayetlerinin nedenini bulamamanın rahatsızlığını yaşamaktadır. Bu hastalığı yaşayan birçok kişi yakınları tarafından anlaşılmadığını ve hiçbir doktorun kendisindeki rahatsızlığı anlamadığını düşünüyor bu durumda herkesi ikna etme çabasına girmek zorunda kalıyor maalesef, böylelikle bu zor dönem daha da zor bir hal alıyor…

PANİK BOZUKLUĞUNDA TEDAVİ

Psikiyatrik İlaç tedavisi ve Bilişsel Davranışçı Terapi birlikte uygulanırsa en iyi sonucu vermektedir.

- Psikiyatrik İlaç tedavisi; beyin sinir hücrelerindeki bozuk olan hormon faaliyetlerini düzelterek panik atağı önleyen ilaçlar düzenli kontrolle en az 1 yıl sürdürüldükten sonra psikiyatrist kontrolünde yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir.

- Bilişsel Davranışçı Terapiler; Klinik psikolog tarafından uygulanan bu tedavi yaklaşımında iki amaç vardır. Bunlardan ilki hastanın tamamen zararsız olan panik belirtileri hakkındaki inanışlarının düzeltilerek, bu belirtilerle korkmadan baş edebilmesini sağlamak, ikincisi; hastanın panik atağın geleceğinden korktuğu için tek başına bulunmaktan kaçındığı yer ve durumlarla aşamalı olarak maruz bırakılması, korkularının üzerine gitmesi sağlanarak korkularını yenmesini sağlamaktır. Bilişsel davranışçı yaklaşımda psikolog danışanı atak anında yapması gerekenler (nefes egzersizi, gevşeme egzersizi…) konusunda bilinçlendirerek olası bir atak anında tek başına bu durumla nasıl baş edebileceğine hazırlamaktadır.

Bu yazıya denk geldiyseniz bu an’ı bir başlangıç saymanızı bu belirtilerin fiziksel değil psikolojik kökenli olduğunun ve size bir hastalığı taklit eden belirtileri neden yaşadığınızın farkındalığını kazandırmış olmayı umuyorum. Panik atakla baş edebilmek, yaşam alanınızı sınırlandırmadan, yaşam kalitenizi arttırarak devam edebilmek adına kendiniz için bir adım atarak uzman desteği almanızı öneriyorum.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere hoşça kalın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız