Ceren Ezgi KIYAK
Ceren Ezgi KIYAK

Gazete: Düzce Postası Gazetesi

Uzm. Klinik Psikolog

Aneroksiya nevroza

  • 17.11.2022 12:33

İŞTAH kaybı anlamına gelen Aneroksiya terimi ile duygusal nedenlere işaret eden nevroza ile birleşen aneroksiya nevroza hastalığı geçmiş çağlardan beri varlığı kabul edilen yeme bozukluklarındandır.

Aneroksiya Nevroza hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalar; bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla 20 kat daha fazla rastlandığı, bu kadınların ise 12-35 yaş aralığında olduğu sonuçlarını ortaya çıkarmıştır.

Aneroksiya Nevrozada kişi çok düşük kiloda olsa bile kendisini kilolu hissetmekte ve kilo almaktan çok korku duymaktadır. Kişinin kilo vermesi dahi korkularını azaltmamakta, kişi ne kadar kilo verirse versin kendi bedeniyle ilgili istediği ölçülere ulaşamadığını düşünmektedir. Aneroksiya Nevroza hastalığı olan kişilerde beden algısı ile ilgili belirgin bozukluktan bahsetmek mümkündür.

Aneroksiya Nevroza hastaları öncelikle zayıflamak için yemek tüketimlerini azaltmaya başlar, daha sonraları buna eşlik eden laksatif veya idrar söktürücü kullanma, aşırı egzersiz gibi yöntemleri de kullanabilmektedirler.

Aneroksiya Nevroza hastalığına yakalanma riskini arttıran etkiler arasında toplum ve kültür olarak zayıf kişilerin daha çok beğenilmesi ve toplum tarafından onaylanması durumumun yanı sıra; özgüveni düşük, içe kapanık, mükemmeliyetçi, takıntılı kişilik özellikleri gösterilebilmektedir.

Aneroksiya Nevroza tedavi edilmesi gereken ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen (kalp rahatsızlığı, kemiklerde zayıflama, kas kütlelerinde kayıp, adet görememe, kan basıncında düşme, kalsiyum, magnezyum ve potasyum değerlerinde düşüklük gibi) metabolik yaşamsal risklere neden olabilmektedir.

Aneroksiya Nevroza hastalığının tedavisinde; en başta kişinin olması gereken kilo seviyesine gelmesi sağlanmaktadır. Kişide ciddi fizyolojik rahatsızlıklar seviyesine gelindiyse hastane yatışı ve duruma göre ayakta tedavi ile psikoterapi beraberliğinde eş zamanlı tedavi uygulanmaktadır.

Aneroksiya Nevroza hastalığının tedavisinde psikoterapinin önemi büyüktür. Bu hastalığa genellikle ailesiyle beraber yaşayan genç kızlarda sık rastlanmaktadır. Psikoterapi içerisinde uygulanan Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımı ile aile içi olumlu iletişim sağlamak, ailedeki işlev bozukluklarını düzeltmeye dair kalıcı, etkili sonuçlar elde etmek ve hastanın bozulan beden algısını bunun yanı sıra bilişsel çarpıtmalarını yeniden düzenlemeye dair çalışılan ve tedavi için önemli olan noktalardır.

Peki, Aneroksiya Nevroza olan yakınımıza nasıl davranmalıyız derseniz;

Bu tedavi sabır isteyen uzun soluklu bir süreç, bu süreçte sabrınızla yanınızda desteğinizi hissettirmeniz faydalı olacaktır.

Öncelikle hedefimiz tartıda gördüğümüz rakamı değiştirmeye dair ne kadar yemek yediği değil ne hissettiğine odaklanmak olmalı.

Tedavi sürecinin daha kolay ilerlemesi adına baskı, suçlama gibi iletişiminizi olumsuz etkileyecek tutum ve davranışlardan uzak durmalı duygusal yakınlık ve paylaşıma olanak sağlamalısınız.

Kişi kendi bedeniyle ilgili sorular sorduğunda dahi iyi gidiyorsun , hızlı kilo aldın gibi olumlu yorumlardan ziyade onun kilosuyla değil kendisiyle ilgilendiğinizi belirtin.

Kişiyle kurulan olumlu iletişim sırasında bu süreçte profesyonel destek almasının ona iyi geleceğine dair güven konuşmaları yapın.

Sizlerde bu süreçte nasıl davranmanız gerektiğiyle ilgili bilgi almak için klinik psikologdan destek alın.

Aneroksiya Nevroza psikiyatrist ve klinik psikoloğun multidisipliner çalışması gereken gerekli görüldüğü durumlarda endokrinolog ve beslenme uzmanının dahil edilerek tedavide ilerlenmesi gereken bir psikolojik hastalıktır.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere hoşçakalın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız