2 bin yıldır sessizce toprak altında yatan zenginlik

  • 24.09.2022 12:06

Konuşan Taşlar

2013 yılından itibaren 2 bin yıllık suskunluğu yavaş yavaş bozulan Konuralp Antik Tiyatro’nun, 2019 yılından beri arkeolojik kazıların kesintisiz 12 ay devam etmesiyle birlikte neredeyse çenesi düştü. Bizlere anlattı anlattı…

2014 yılıyla birlikte konuşmaya başlayan tiyatro yapısı, bizlere ilk önce Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemlerinde içerisinde yaklaşık 22 tane ev bulunan bir mahalle olduğu anlattı.

Nasıl mı anlattı?

Yapılan arkeolojik kazı çalışmalarında bulunan antik tiyatroya ait taşların devşirme olarak kullanıldığı ev temelleriyle, 15-16. yüzyıla ait Rodos işi seramikleriyle, Osmanlı lüleriyle ve Cumhuriyet Dönemi’ne ait bir evin fayanslı banyo duvarıyla…

2015 yılında ise “benim iki tane tonozlu girişim var” dedi ilk olarak, bu tonozlu girişlerimden doğu tonozumda Geç Antik Çağ’a ait, bulunduğu dönemin dini-politik koşulları gereği, mermerlerin eritilip kirece dönüştürüldüğü bir fırın atölyesi olduğundan bahsetti.

2016 yılında ise orta cavea bölümünün bütün oturma sıralarını alıp alıp ev veya bahçe duvarı yaptıklarını anlattı bizlere…

2017 yılında ise batı aditus maximus yani sahne binası ile oturma sıraları arasında yer alan ve orkestrayı dış mekân bağlayan bir geçitte sahip olduğunu söyledi. Ve aynı yıl en alt katı olan alt caveasına  ait en üst basamak sırası, tertemiz taş renginle bize “Merhaba” dedi….

3. yüzyılın ikinci yarısında kuzey ırklarından olan Gothların saldırılarıyla birlikte kültürel faaliyetlerinin sonlandığını, batı parodosunda, 2018 yılındaki kazılarda tespit edilen koridoru enlemesine kapatan bir duvar ve duvarın oturduğu tabaka ile bildirdi bizlere…

2019-2020 yıllarında ise orta caveasının üst caveadan ayıran bir yürüyüş yoluna sahip olduğunu (diazoma) ve böylece üç caveadan oluştuğunu en sonunda söyledi…

2020-2021 yıllarında ise çok daha hızlı ve seri konuştu bizlerle… İsodomik tarzda inşaa edilmiş bir analemna duvarına ve altı tane tonozlu girişe sahip olduğunu; üç kapısı ve altı penceresi olan devasal bir sahne binasının bulunduğunu; geniş çaplı orkestrası ve üç katlı caveasıyla Roma Dönemi’nde yaklaşık 10 bin kişiyi ağırladığını anlattı.

2022 yılında ise sahne binasının dekorlarından birinin güneş ve güzelliğin eril hali olan Apollon’un heykeli olduğundan bahsetti. Sahne binası frizlerinin tiyatroların vazgeçilmez dekorasyonlarından olan masklarla süslendiğini de söylemeden geçemedi…

Yaklaşık sekiz yıldır, bazen çok az bazen kekeleyerek bazen de oldukça yavaş konuşsa da son üç yıldır seri bir şekilde tarih boyunca geçirdiği evreleri; mimarisiyle, yazıtlarıyla, küçük buluntularıyla ve heykeltıraşlık eserleriyle anlattı bizlere.

Konuralp Antik Tiyatrosu’nun binlerce yıllık sessizliğinin bozulmasını sağlayan başta Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü olmak üzere desteklerini asla esirgemeyen Düzce Belediye Başkanı Sayın Dr. Faruk Özlü ’ye ve Düzce Belediyesi çalışanlarına, Konuralp Müze Müdürlüğü’ne ve son olarak taşları konuşturabilen meslektaşlarım arkeologlara canı gönülden teşekkürlerimi sunarım.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız