Butik tatil: Turizm kenti Düzce

  • 1.10.2022 16:21

DÜZCE’DEN bahsedilirken, ilk kurulan cümlelerin başında ne fındık ne tütün ne de herhangi bir tatlı türü akla gelmiştir. Bana Düzce’nin en ünlü şeyi nedir diye soranlara ilk kurduğum cümle hep “İstanbul-Ankara gibi Türkiye’nin iki büyük metropolünün ortasında, iki büyük şehre eşit mesafelerde yakın uzaklıkta olması derim.

Çoğu insan da Düzce’nin bu önemli coğrafi konumundan bahseder durur ama sadece tanıtım cümlelerinden biri olarak kalmıştır. Fakat son yıllarda şehrimizdeki inanılmaz değişim bu cümleyi daha anlamlı hale getirdi.

Peki nedir bunu anlamlı hale getiren şey?

Kentimizin bu iki büyük şehre olan yakın mesafesinden dolayı, büyük şehrin keşmekeşinden kaçmak isteyen insanların, hafta sonlarını geçirmek için Düzce’yi butik tatil yeri olarak görmesi kaçınılmazdır. Butik tatilden kastettiğim hafta sonu tatili yani kısa süreli dinlence.

Örneğin hafta sonu tatil amaçlı İstanbul’dan Antalya’ya gitmek isteyen bir aile için, fahiş yol masraflarına ek olarak gidilmesi planlanan konumun uzak mesafede olması,  tatilin başlamadan bitmesiyle sonuçlanabilir.

Düzce aslında çevresindeki büyük şehirlere ulaşım kolaylığı ve yakın mesafesiyle butik tatil imkânı veriyor. Hem de farklı statüde bulunan grupların, farklı yaş ve farklı beklentileri olanların ilgisini çekebilecek turizm çeşitliliğiyle…

Tatilini bir antik kent içerisinde geçirmek isteyenlere “Konuralp Antik Kenti” ile

Macera tutkunlarına “Melen Çayındaki” 12 metrelik rafting parkuru ve off road için derin su geçişlerine, çamur ve bataklık alanlara, dik rampa, inişlere sahip parkurların bulunduğu Darıyeri Yörükler Yaylası veya Kocayayla ile…

Ya da daha dingin ve sessiz sadece doğayı dinlemek isteyenler için Kardüz Yaylası'ndan başlayıp Abant Milli Parkı’na kadar devam eden Yayla Koridoru ya da Saklıkent, Aydınpınar, Samandere, Güzeldere şelaleleri ve ya Yedi Göller ile…

Hayır ben kar tatili yapmak istiyorum diyenlere de Kardüz Yaylasıyla

Deniz tatili yapmak isteyenler de siyah inci taneli olan kumsallara, mavi bayraklı plajlara, soyat yalıyar kayalara sahip olan Akçakoca sahilleriyle…

Veya gastronomi tutkunları için bir kültür mozaiği olan Düzce’nin zengin mutfağının bulunduğu Mutfak Sanatları Merkeziyle…

Sağlık Turizmi isteyenlere de Efteni ve Derdin Kaplıcalarıyla…

Resmen iki metropolün arasında saklı kalmış bir inci gibidir Düzce.

Bunca zaman, bu kadar değerin farkında olup da, sadece günü kurtaran anlık çözümler ile Düzce’de turizmin gelişmesini beklemekle geçti. Ya da nereden başlanıp nasıl geliştirileceğinin bilincinde olunmaması yüzünden kentin tanıtımını yapmak, yerli yabancı turist çekmek için sadece tanıtım broşürü basmak, çeşitli bazı kongrelere katılmak ve asla gerçeğe dönüştürülemeyen projelere onay vermekten öteye geçilemedi.

Ta ki müthiş bir vizyona sahip, anlık değil kalıcı çözüm odaklı Düzce Belediye Başkanı Sayın Dr. Faruk Özlü ve Düzce Belediyesi, turizm gelişmesini sağlayacak o fitili ateşleyecek, kentin sahip olduğu köklü tarihine ışık tutacak arkeolojik kazıları destekleyene kadar. Çünkü arkeolojik kazılar sadece şehirlerin kadim tarihini ortaya çıkartmakla kalmaz, bir kent için süresi hiç bitmeyen reklam kuşaklarıdır.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız