Gamze AKÇAY
Gamze AKÇAY

Gazete: Düzce Postası

Edebiyat Öğretmeni

Doğru yolda eğri yürünmez

  • 10.09.2022 11:27
  • (1)

ÖZELLİKLE yaşadığımız şu dönemde İslamofobi yaygınlığı son sürat devam ederken son zamanlarda haylice üzerinde konuşulan bir meseleye değineceğiz. “LGBT ve türevleri”

Dünya’da eşit haklar ve insan sevgisi gibi Hümanistik bir yaklaşımla ortaya atılan ancak aslında içinde sinsi İslam karşıtlığı barındıran, Allah’ın ayetleriyle sabitleyerek yasakladığı LGBT ve türevlerini içeren duyarlılık adı altında bir gündem konusu oluşturuldu. Bu konu gündemde kalmaya devam ederken benim rahatsız olduğum asıl mesele ise Müslüman kitlenin ve özellikle genç olan bazı kesiminin bu konuya vermediği tepki. Ben bunun nedeninin kendini Müslüman kabul eden insanların algısını “insan hakları ve eşitliği” adı altında aslında onlara fark ettirmeden Allah’ın ayetlerini yalanlayan, dinden çıkmış bir Müslüman kitle yaratmaya çalışmalarından ileri geldiğini düşünüyorum. Ve bu durumun kör noktası da “Müslümanım” diyenlerin bunu fark edememesi.

İslam’da bir şey haramsa o şeyi savunmakta haramdır. Sözümona duyar kasacağım diye ya da insan sevgisi adı altında sırf muhalefet olacağım diye belki de geçiciliği olan bir görüşü moda diye yumuşatan ve İslam’da kesinlikle yasak olan bir durumu savunmaya geçen Müslümanlara şu soruyu da sormak elzemdir: Siz hangi dinin mensubu olduğunuzu zannediyorsunuz?

Bu konunun ele alınmasındaki sebep, “ortalama Müslüman” yetiştiren bir dönemin içinde var olmak mecburiyetinde bırakılmamızdır aslında. Müslümanlığın ortalaması olmadığı, bir kişinin Allah’ın sözüne; ya biat ve itaat etmesi ya da din karşıtı olarak Allah’ın ayetlerini inkar etmesi gerektiğinin bu topluma gösterilmesi gerekir. Özellikle de yeni nesile. Diğer dinleri bilmem ama İslam’ın en yüce en güzel en kesin özelliklerinden biri de bir şeyin gerçekliğinin, doğruluğunun insan ve kainat düzleminde yaratılmış olan her şeyle müsemma yani ilintili, ilişkili ve birlikteliğinin olduğudur. Allah, insanı yarattığında onun anatomisine, fizyolojisine, biyolojik alt yapısına uygun bir yaşam ve kurallar bütünü getirmiş ve buna uymamızı emretmiştir. İnsan soyunun devamlılığını sağlayan bir sistemin; sırf Dünya nüfusunu azaltmak için planlanan politikalarına Kur’an-ı Kerim’in zıttından bir mücadeleye girişen “dinsiz” tayfanın emellerine alet olmak şöyle dursun, yanında olmak, onu yumuşak göstermek, Müslüman olanın yapacağı bir duruş olamaz, olmamalı. Özellikle belirtmek isterim ki rahatsız olduğum konu, LGBT ve türevlerini destekleyenlere bir eleştiri değil; “Müslümanım” diyenlerin bu konuya karşı ses çıkartmamasından ileri gelir. İnsanlar bir hayat, bir yol seçebilir; kendilerini doğru kabul ettikleri bir dünyanın içine hapsedebilirler. Mesele, Müslüman toplumun içinde kendine doğuştan bir kimlik bulanların ve öyle ya da böyle mensubu olduğunu düşündüğü İslamiyet’i, yaşadığı dönemin şartlarına göre şekillendirmeye çalışarak “yumuşak Müslüman” elde etme politikası güdenlere “duyarlı” olma adı altında farkında olmadan destek vermesidir. İslam, beş temel değer üzerine kuruludur: Birincisi, hayatın ve canın korunması. İkincisi, aklın korunması. Üçüncüsü, dinin korunması. Dördüncüsü, malın korunması. Beşincisi, namusun ve neslin korunmasıdır.

DİN; “Akıl sahibi insanları kendi tercihleriyle bizzat hayırlı olan şeylere götüren ve peygamberlerin bildirdiği hakikatleri kabul edip inanmaya çağıran ilahi bir kanundur” der, Elmalılı Hamdi Yazır. Kur’an-ı Kerim’de ise din, “Allah tarafından konulan ve insanları O’na ulaştıran yol” olarak bildirilir. (Yusuf/38-40, Zümer/2)

Din, Allah’ın insanları belli bir ölçüyle belirlediği kıstaslar doğrultusunda doğruya götürdüğü ve insanın da buna uymakla mükellef olduğu bir sistemdir ve biz “İslam dinine girdim, ben Müslüman’ım” dediğimizde mensubu olduğunuz dinin kurallarına uymak ya da uymamak bir yana, Allah’ın emrettiklerini her ne durumda olursak olalım kabul etmekle yükümlüyüz. Doğru ve düz duruş, inandığın bir yolu hakkaniyetiyle, yuvarlamadan, ne olduğunu net çizgilerle belirleyerek yürümekten geçer. Biraz öyle biraz böyle giden, zikzaklı bir yol asla İslamiyet yolu değildir. İslam karşıtı bir politikaya ses çıkartmamak veya destek vermek Müslüman duruşu olamaz!

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Oblomov
    Oblomov
    10.09.2022 17:05

    Doğru bir yazı. Müslümanca bir duruşu olan yazı. Allah sayılarınızı artırsın.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız