Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok

Milliyetçi Hareket Partisi Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz TBMM Genel Kurulunda yaşanan depremler ve alınması gereken önlemler hakkında konuştu.

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok
4.11.2020 - 16:37

Milletvekili yaptığı konuşmada “İzmir de yaşayan vatandaşlarımızı en iyi anlayanlardan biriyimdir” dedi.

 

“AYDA VE ELİF KIZLARIMIZI DA GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM”

Milletvekili Yılmaz, “İzmir’de deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyor, Hayata tutunarak bize umut aşılayan Ayda ve Elif kızlarımızı da gözlerinden öpüyorum. Ayrıca önümüzdeki hafta 21. Yılını geride bırakacağımız Düzce depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza da Allahtan rahmet, geride kalan kederli ailelerine başsağlığı diliyorum” dedi.

12 Kasım Düzce depremlerini en ağır şekilde yaşayanlardan biri olduğunu ifade eden Yılmaz şöyle konuştu: “30 Ekim tarihinde yaşadığımız İzmir-Seferihisar depremi bir kez daha deprem gerçeği ile yüz yüze gelmemize sebep oldu. 17 Ağustos Marmara ve 12 Kasım Düzce depremlerini en ağır şekilde yaşayan biri olarak, İzmir de yaşayan vatandaşlarımızı en iyi anlayanlardan biriyimdir diye düşünüyorum. Her yıl 12 Kasım haftasında Düzce depremiyle alakalı olarak yaptığımız konuşmalar Elâzığ ve akabinde yaşadığımız İzmir depremiyle daha fazla anlam kazanmıştır.

 

“ÇOK YOL ALMAMIZ GEREKTİĞİ ORTADADIR”

Dünden beri konuşmacıların genel kurulda yaptığı konuşmaları ve önerileri yakından takip ettim. Birbirinden değerli önerileri olduğu ve bu önerilerin ilgili kurumlarca dikkate alınacağını umuyorum. Ancak bu tespitlerin dilek ve temennilerin ötesine geçmesinin zamanı gelmiş ve çoktan geçmiştir. Önceki konuşmaları şöyle bir gözden geçirdiğimde depremi en şedit biçimde yaşayan biri olarak hala çok yol almamız gerektiği ortadadır.

 

“KENTSEL DÖNÜŞÜM YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR”

Her ne kadar 1999 yılında yaşadığımız Marmara ve Düzce depreminden sonra imar yasasında yapılan değişiklikte yeni deprem yönetmeliği hazırlanmış olsa da, sonrasında yaşanan depremler ve kayıplar özellikle eski binaların çok büyük bir risk oluşturduğunu hepimize göstermiştir.

Eski binaların dönüşümü için uygulanan kentsel dönüşüm uygulaması ilk bakışta olumlu görünmekle beraber, müteahhitlerin yüksek kazanç sağlamayı istemeleri bina dönüşümlerinin binalarda oturan insanların inisiyatifinde bırakılması beklenen faydayı sağlamamıştır. Kentsel dönüşümün yeniden gözden geçirilerek eski yapı stoklarının uygun alanlarda, uygun binalarla değişimi acilen gerekmektedir.

 

“17 BİNA YERİNE DAHA FAZLA BİNA YIKILSAYDI…”

Dün oluşturulan komisyonun eksikliklerini işin uzmanları ile görüşüp olumlu bir rapor hazırlayacağını ve hazırlanan rapor doğrultusunda gerekli yasa ve yönetmeliklerin çıkarılacağını umut ediyorum.

Deprem ve yaşadığımız doğal afetler bizlere bir kez daha afet öncesinde, afet esnasında ve sonrasında yapılması gerekenlerin ayrı ayrı düzenlenmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Deprem, sel ve benzeri doğal afetlerle karşılaşmadan önce yapılacakları yazılı ve görsel basında uzmanlardan zaten her gün dinliyorsunuz. Bunları bir de ben söyleyerek vaktinizi almak istemiyorum. Ancak özellikle deprem esnasında, yani depremin yaşandığı andan sonra toplanma alanlarının önemi İzmir depremi ile bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Allah göstermesin, 17 bina yerine daha fazla bina yıkılsaydı, o sokakların ne hale geleceğini gözlerimizin önüne getirelim ve buna göre önlemlerimizi alalım.

 

“DAKE GÖNÜLLÜLERİNE SELAMLARIMI GÖNDERİYORUM”

Deprem sonrasında yapılacaklar konusunda özellikle 1999 depreminden sonra ülkemiz çok yol almıştır. Çıkarılan deprem yönetmeliği oldukça kıymetli bir yönetmeliktir. 2002 de Kurulan AFAD ve AFAD’a bağlı çalışan arama kurtarma ekiplerinin yanı sıra gönüllü kurulan arama kurtarma ekipleri başarılı çalışmalar sergilemiştir. Buradan nerede bir afet yaşanırsa anında organize olup, Düzce’den hareket eden DAKE gönüllülerine de selamlarımı gönderiyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.

 

“TÜRK MİLLETİ BİNLERCE YILLIK DEVLET KÜLTÜRÜ VE KURUMLARI OLAN BİR MİLLETTİR”

Aslında yapılacak olanlar bellidir. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yoktur. Türk milleti binlerce yıllık devlet kültürü ve kurumları olan bir millettir. Bu kurumlarda çalışan mühendisler ve teknik elemanlar burada konuştuğumuz sorunları ve çözüm önerilerini inanın bizden çok daha iyi bilmektedirler. Bizim yapmamız gereken bu insanlara ve akademik kadroların söylediklerine kulak vermek ve siyasi irade ortaya koymaktır. Aksi takdirde her yıl 12 Kasımda yaptığımız gibi 30 Ekimlerde de konuşuruz ancak konuşmalarımız bir işe yaramaz.

 

“ÖLEN ÖLDÜĞÜYLE KALMIŞTIR”

Bir diğer konu da Yaşanan depremlerden sonra yıkılan binaların müteahhit ve mühendisleri hakkında yapılan hukuki işlemlerdir. 1999 da yaşanan Marmara depreminden sonra sadece birkaç müteahhit sembolik olarak ceza almıştır. Adeta yıkılan 17 bin binanın yükü bir kaç müteahhide yüklenerek ölen öldüğüyle kalmıştır. Marmara depreminden sonra kurulan yapı denetim şirketleri yıllar içinde çözüm olmak bir tarafa, sorun olmaktan öteye gidememiştir. Yapı denetim şirketleri müteahhitten para aldığı için emri de ekonomik kaygılar nedeniyle müteahhitten almaktadır. Depremlerden siyasi çıkar sağlamak, dünya görüşü saikleriyle karşı tarafı kötülemek maksatlı çirkin ve asılsız iftiralarda bulunan vicdan izan ve insaftan yoksun kişileri şiddetle kınıyorum.”

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Kemal kaya
    Kemal kaya
    5.11.2020 10:47

    Düzce de depremden Kalan tehlikeli binalar duruyor

E-Gazete

  • 18.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız