HIV tedavisinde psikolojik desteğin önemi

 HIV tedavisinde psikolojik desteğin önemi
8.12.2020 - 13:02

Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nin hayata geçirdiği Popüler Bilim Seminerlerinin (PBS) 23’üncüsünde Ankara Medipol Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, “HIV ve Damgalanma” başlıklı sunumunda bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Moderatörlüğünü Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Psikoloji Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fatma Yaşın Tekizoğlu’nun yaptığı online seminerde; Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, HIV’i insan bağışıklık yetmezliği virüsü; AIDS’in gelişmesine neden olan virüs şeklinde tanımladı.

HIV’in ilk olarak 1920 yılında Kongo’da şempanzelerden insana bulaştığının varsayıldığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, 1986 yılında AIDS’e yol açan virüs HIV olarak adlandırıldığını ve resmi bir terim haline geldiğini ifade etti. HIV/AIDS istatistiklerinden de bahseden Dr. Öğr. Üyesi Yiğit, HIV’in Afrika’da daha fazla ölümlere neden olduğunu, dünyada ise 36 milyon insanın HIV ile enfekte durumunda olduğunu ve her yıl 2.1 milyon yeni vaka tespit edildiğini vurguladı.

Türkiye’de 2019 yılı itibari ile HIV virüsü bulaşan kişi sayısının 20 bin 202 olduğu, AIDS’li vaka sayısının ise 1786 kişi olduğu bilgisini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, bu hastaların yüzde 80’inin erkek ve çoğunluğunun 25-29 veya 35-39 yaş aralıklarında olduğunu ifade etti.

 

TEDAVİSİ ULUSAL SAĞLIK SİGORTASI KAPSAMINDA ÜCRETSİZ

HIV/AIDS belirtilerinin grip benzeri belirtilerle başladığını (ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüsü, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal) katılımcılarla paylaşan konuşmacı, HIV enfeksiyonu tedavi edilmezse, 10 yıl içerisinde bağışıklık sisteminin oldukça zayıfladığını söyledi. AIDS’li bir kişide; yüksek gece terlemeleri, kronik ishal, dilde veya ağızda lekeler, kuru öksürük, yorgunluk, kilo kaybı gibi birçok olguya rastlandığını açıklayan Dr. Öğr. Üyesi Yiğit, HIV tedavisinin ulusal sağlık sigortası kapsamında ücretsiz olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Cinsel yollarla bulaşma olduğu gibi kan ve kan ürünlerinden veya hamilelik, doğum ve emzirme sırasında anneden bebeğe geçiş söz konusu olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, sarılma, öpme, el sıkışma, öksürük, tükürük, gözyaşı, aynı kaptan yemek yeme, ortak çatal-kaşık veya aynı tuvaleti kullanma gibi eylemlerden bulaşma olmayacağının altını çizdi.

HIV enfeksiyonunu tamamıyla ortadan kaldıracak bir tedavinin mevcut olmadığını; ancak geliştirilen ilaç tedavileriyle kandaki virüs miktarının tespit edilemeyecek bir aşamaya getirilmesinin mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, HIV/AIDS tedavisinin yaşam boyu sürecek bir tedavi süreci gerektirdiğini söyledi. İlaç rejiminde görülen çok küçük sapmaların bile, kandaki virüs miktarının artmasına böylece virüsün ilaca dirençli hale gelmesine ve ilacın etkinliğinin düşmesine neden olabileceğine vurgu yapan konuşmacı, herkesin HIV/AIDS tedavisini etkileyen faktörlere dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi.

 

HIV/AIDS TEDAVİSİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

HIV/AIDS tedavisini; kendini açma, psikolojik sorunlar, damgalama, fiziksel hastalıklar, sosyal destek algısı gibi faktörlerin tedavi sürecine etki edebileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Yiğit, yaş, cinsiyet, eğitim, fakirlik, alkol/madde kullanımı, kliniğin uzaklığı, bakmakla yükümlü kişilerin varlığı ve sağlık çalışanlarına güven gibi nedenlerin de HIV tedavisine etki ettiğini vurguladı.

Damgalama (Stigma); “bireylerin sosyal değerlerini (itibar) kaybetmelerine neden olabilecek özellikleri, kimlikleri veya davranışları, kişiyi normal sıradan bir bireyden daha ‘kusurlu ve değersiz’ bir birey olmaya indirger.” algısının virüsü taşıyan kişilerde, tedavi alma isteğine olumsuz etki ettiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, sadece HIV hastalarının değil, birçok türden hastalığa sahip insanların da damgalamaya maruz kaldığını ifade etti.

Damgalanmanın; kişilerin yaşam kalitesi ile fiziksel ve zihinsel sağlığına olumsuz yönde etki ettiğini söyleyen Ankara Medipol Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, damgalanma ve damgalanma korkusunun; insanların gerekli sağlık hizmetlerini daha az kullanmalarına, daha az önleyici sağlık davranışlarında bulunmalarına yol açacağını vurguladı.

Katılımcıların soruların da yanıtlayan Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yiğit, kendisini seminere davet edenlere ve katılımcılara teşekkür ederek sunumunu sonlandırdı.

14 Aralık 2020’de gerçekleştirilecek olan PBS-24’te “Matematiksel Modelleme ve Teknoloji” başlıklı çalışmasıyla Bursa Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Burhan Alveroğlu, bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız