Bu göçü kaldıramayız

Ülkemize gelebileceği söylenen Afgan göçmen sayısının 1 milyonu bulabileceğini ifade eden MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, “Bu sayı ülkemizde kayıtlı Suriyeli sayısının 3 milyon 700 bin civarında olduğunu düşünürsek sosyal, politik, ekonomik ve demografik olarak kaldırabileceğimiz bir sayı değildir” dedi.

Bu göçü kaldıramayız
29.07.2021 - 13:11

Milliyetçi Hareket Partisi Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, Türkiye’de yaşanan sığınmacı sorunu hakkında açıklama yaptı. Göçmen karşıtlarına karşı göçmenleri savunduğunu iddia eden taraftaki bazı kişilerin açıklamalarının, toplumun sinir uçlarının daha fazla hassaslaşmasına neden olduğunu kaydeden Yılmaz, provokatif birtakım olayların yaşanmasından endişe duyduğunu söyledi.

 

“ÜLKEYİ GÜN GEÇTİKÇE DAHA FAZLA GERMEKTEDİR”

Yılmaz’ın açıklaması şöyle: “Son günlerde artan sığınmacı haberleri ülkemizi yakından ilgilendiren konunun kamuoyu ve medyada fazlasıyla tartışılır hale gelmesine neden olmuştur. Bu tartışmalara sorumsuzca açıklama yapan (ki buradan kastım hem sığınmacı karşıtları hem de sığınmacılara destek olduğunu söyleyen taraflar için geçerlidir) siyasetçi, yönetici, gazeteci ve kanaat önderlerinin açıklamaları ülkeyi gün geçtikçe daha fazla germektedir. En büyük korkumuz ise bu sorumsuz açıklamaların arkasından ülkeyi karıştırmak için fırsat kollayan bazı dış güçlerin ve içerideki işbirlikçilerin aradığı ortamı bulmaları ve provokatif birtakım olayların yaşanmasına sebep olacak eylemlerde bulunmalarıdır.

 

“ÜLKEMİZİ DE DOĞRUDAN İLGİLENDİRMEKTE”

Türk Milleti ve tarih boyunca kurmuş olduğu devletlerin etki alanına baktığımızda bunun sınırlarının son 2 bin yıl içinde Çin seddinden Endülüs’e ulaşan bir boyutta olduğu görülmektedir. Bu sınırlar içerisinde özellikle son 150 yıl öncesine kadar hâkim olduğumuz topraklarda yaşanan sıkıntılar ülkemizi de doğrudan ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Birinci paylaşım savaşının sonucunda emperyalist güçlerin bizim çekilmek zorunda kaldığımız topraklarda oluşturduğu kendi çıkar haritaları günümüzde yaşanan sıkıntıların asıl sebepleri olarak görülmektedir. Ayrıca 1600’lü yıllardan beri sömürgeci anlayışın Afrika ve Asya kıtasında yapmış olduğu uygulamaların günümüzde yaşanan göç hareketlerinin ana nedenlerinin başında geldiği tüm araştırmacılar tarafından kabul edilmektedir.

 

“BU YÖNELİŞİN EN BÜYÜK HEDEFLERİNDEN BİRİ TÜRKİYE’DİR”

Özellikle ABD’nin Afganistan’dan birliklerini çekmesiyle beraber Afganistan’da Taliban güçlerinin hakimiyeti ele geçireceğinin dünya kamuoyuna yansıtılması ele geçirdiği bölgelerde yaptığı vahşi uygulamalarla ün salmış Taliban’a alan açmaya yaramıştır. Psikolojik üstünlüğü ele geçiren Taliban yönetimi Afganistan topraklarının geri kalanını da ele geçirebilmek için fırsat bulmuş ve direnişin azalmasını sağlamak için kendine alan açmıştır. Afganistan’da yaşanan bu gelişmeler önümüzdeki aylarda Afganistan’dan batıya doğru toplu göç olaylarının yaşanacağını göstermektedir. Afganistan’dan yaşanan göç yollarına baktığımızda iki yöne doğru göç yaşandığı görülmektedir. Rus işgal yıllarında Afganistan’dan Pakistan’a doğru olan göç yolu son yıllarda tamamen batıya doğru yönelmiştir. Son yıllardaki bu yönelişin en büyük hedeflerinden biri Afganistan ile sınırdaş olmamamıza rağmen Türkiye’dir. Afganistan’dan İran’a yaya olarak geçen Afgan vatandaşları yaklaşık 2 bin kilometrelik yolu araçlarla geçerek Türk sınırına gelmekte ve yine sınırımızdan geçerek ülkemize girmektedir. Afganistan’ı terk eden insanların İran’da kalmayarak hatta İran devleti tarafından taşınarak sınırımıza getirilmesi sosyal ve politik açıdan ayrıntılarıyla incelenmelidir.

 

“GEREKEN TEDBİRLERİ BİR AN ÖNCE ALACAĞINA İNANCIMIZ TAM”

Taliban güçlerinin hakimiyet alanını genişletmesiyle ülkemize gelebileceği söylenen toplu göç miktarının sayısının 1 milyonu aşacağı söylenmektedir. Bu sayı ülkemizde kayıtlı Suriyeli sayısının 3 milyon 700 bin civarında olduğunu düşünürsek sosyal, politik, ekonomik ve demografik olarak kaldırabileceğimiz bir sayı değildir. Yetkililerin gereken tedbirleri bir an önce alacağına inancımız tamdır. Bunun ilk örnekleri ise İran sınırımıza yasa dışı göçü engellemeye yönelik örülmeye başlanan duvarlardır.

Ülkemizin son yıllarda dış ekonomik saldırılar neticesinde yaşadığı sıkıntılar ve pandemi süreci bütün dünyada olduğu gibi ülkemiz ekonomisinde de kırılganlığa sebep olmuştur. Geçmiş senelerde Suriye’den ülkemize gelen geçici koruma kapsamındaki Suriyelilere harcandığı söylenen 49 milyar dolar para Türk Milletinde o dönemde fazla tepkiye neden olmamışsa da bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntılar nedeniyle tepkiye neden olmaktadır.

 

“YANLIŞ AÇIKLAMALAR ATEŞE BENZİN DÖKMÜŞ ETKİSİ YAPMAKTADIR”

Bu durumun farkında olan birtakım çevreler Afganistan’da yaşanan gelişmeleri fırsat bilerek ülkemizde muhalefetin anlayışından da yararlanarak gündeme getirmişlerdir. Ana muhalefet liderinin açıklamalarının ardından Avusturya Devlet Başkanı Sebastian Kurz’un beyanatına her ne kadar Dışişleri Bakanlığımız tarafından gerekli cevap verilmiş olsa da sığınmacı problemini gündemin üst sıralarına taşımıştır. Bu yaşanan açıklamaların üzerine 31 Mart seçimlerindeki başarısının ana sebebi olarak göçmen karşıtlığını gören Bolu Belediye Başkanı çıtayı bir nebze daha yükseltmiş ve yabancılara verilen su parasının 10 kat arttıracağını ifade etmiştir. Hatta Bolu Belediye Başkanı Özcan ilinde bulunan göçmenlerin gitmesi için başka zorluklar da çıkardığını ifade etmiştir.

Göçmen karşıtı olduğunu ifade eden taraftaki açıklamalar böyle iken, göçmenleri savunduğunu iddia eden taraftaki bazı kişilerin açıklamaları tartışmaya açıklık getirmesi gerekirken tam aksine toplumun sinir uçlarının daha fazla hassaslaşmasına neden olmaktadır. Ekonomik sıkıntıların ve işsizliğin arttığı bu dönemde göçmenleri savunacağım derken yapılan yanlış açıklamalar toplumda adeta ateşe benzin dökmüş etkisi yapmaktadır.

 

“POPÜLİST AÇIKLAMALAR GÜN GEÇTİKÇE TÜRK TOPLUMUNU GERMEKTEDİR”

Aslında göç konusunda ABD’nin Güney Amerika ülkelerinden ülkesine doğru gelen göçü engellemek için Meksika sınırına ördüğü duvardan yapmış olduğu uluslararası hukuka aykırı uygulamalara, AB ülkelerinin kendilerine doğru Afrika kıtasından ve Asya’dan gelen göçmen botlarını batırmasına kadar konu hakkında daha konuşulacak birçok sorun ve söylenecek çok söz vardır.

Kısacası her iki taraftan yapılan sorumsuz popülist açıklamalar gün geçtikçe Türk toplumunu germektedir. Konunun başında da söylediğim gibi bu ve buna benzer açıklamalar ülkemizi karıştırmak isteyen dış güçlerin ve içerideki işbirlikçilerinin ekmeğine yağ sürmektedir. Allah korusun Bolu’da veya başka bir ilimizde sığınmacılara yönelik münferit veya toplu bir hareketin nereye evirileceği belli değildir. İktidarı ele geçirebilmek için her yolu mubah gören günümüz muhalefetinin bu sorumlulukla hareket etmeyeceği aşikardır. Ancak burada asıl görev iktidar yetkililerine düşmektedir. Makul ve mantıklı açıklamalarla bilimsel araştırmalar ışığında göç probleminin incelenmesi ve açıklamaların ve işlemlerin bu doğrultuda yapılacağı bilgisi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.”

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 20.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız