“Cumhurbaşkanı'nın yerinde olsam kurumun içinden birini atarım”

Düzce Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Ayhan Şamandar, 32 yıldır Düzce Üniversitesi’nde görev yaptığını ve bugüne kadar halka dokunan projelerin içerisinde yer aldığını söyledi. 20 yıllık idari tecrübesi de olduğunu ifade eden Şamandar, “Şahsi bir beklentim yok. Bunu bir görev olarak gördüm” dedi.

“Cumhurbaşkanı'nın yerinde olsam kurumun içinden birini atarım”
10.06.2022 - 16:54
Güncelleme 10.06.2022 - 17:22
Özel Haber

Düzce Üniversitesi Rektörlüğü’ne aday olan Prof. Dr. Ayhan Şamandar, Düzce Postası’na özel açıklamalarda bulundu.

Düzce Üniversitesi’ne yeni atanacak rektörün, mutlaka kendi içinden biri olması gerektiğini vurgulayan Şamandar, “Düzce Üniversitesi’ne Türkiye'nin herhangi bir yerinden bir rektör gelmesi, hem o rektöre sıkıntı olur, hem Düzce’ye, hem üniversiteye. Üniversitemizin yaklaşık 3 bin personeli var, bin 350 tane hoca var, her ilçede birimlerimiz var, kampüs var. Yani devasa bir sistem var. Bunu anlaması, çözmesi, tanıması, bilmesi 4-5 yılını alır. Hakikaten üniversite çok büyüdü. 30 bin öğrencimiz var. İçeriden birisinin olmasında, yani Düzce Üniversitesi’nde 5-10 yıldır görev yapan hocalarımızın olmasında fayda var. Ben bunu Düzce için söylüyorum. Kendim için böyle bir şey söylemiyorum” dedi.

Rektör adaylığı konusunda şu ana kadar herhangi bir görüşme yapmadığını dile getiren Şamandar, adaylık başvurusunu yapmasının ardından gerekli siyasi görüşmeleri de yapacağını ifade etti.

 

“DÜZCE’NİN HER YERİNİ BİLİYORUM, TANIYORUM”

Şamandar, “neden rektör olmak istiyorsunuz” sorumuza ise şu yanıtı verdi: “Ben Düzce’deyim. Bu üniversitenin en eskisiyim, 32 yıldır bu üniversitedeyim. Üniversitenin kuruluşundan beri varım. Düzce Üniversitesi’nin tarihini yazarım. Onun için bunu bir görev olarak gördüm, başvuruyorum. Ama biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız atıyor. İnşallah Düzceli olmayı, Düzce'de görev yapmış olmayı da dikkate alır.. 36 yıldır hocayım, 32 yılım Düzce’de geçti. Düzce doğumluyum, Düzce’nin her yerini biliyorum, tanıyorum. Bu bir avantaj. Sosyal projelerde çok varım. Kendi şahsi beklentim yok. Sonuçta hizmet için bu göreve talip oldum. Memleketimi düşünüyorum. Bizim uğraştığımız projeler, tren projesi olsun, cami projesi olsun hep halka hizmet için. Ben böyle seviyorum. Hani şu denir ya hep, şikayet ediyorsun, göreve talip olmuyorsun. Göreve talip olacağız. Çünkü göreve talip olmazsak konuşma hakkımız olmaz. Ben Düzce MYO Müdürlüğü, Kaynaşlı MYO Müdürlüğü, Sosyal Bilimler MYO Müdürlüğü, Teknoloji Fakültesi Dekanlığı yaptım. Yaklaşık 20 yıllık idari tecrübem de var. Düzceli olmamızdan ve memlekete hizmet isteğimizden dolayı başvuracağım.”

 

“CUMHURBAŞKANI OLSAM KURUMUN İÇİNDEN BİRİNİ ATARIM”

“Düzcemiz hakikaten çok güzel bir yer. Üniversitemiz de çok güzel” diyen Şamandar, “Biz barış içinde, huzur içinde herkesin verimli olduğu, üretken olduğu, her türlü insanın her türlü fikrini söyleyebildiği bir üniversite hayal ediyoruz. İnşallah yazılmışsa diyelim. Ben gerekli girişimleri yapacağım. Herkesle görüşüyorum, görüşeceğim. Çok da telefon alıyorum, mutlaka başvur diyorlar. Ben başvurmayacağım desem belki de Düzce’de duramam. Başvuracağım dediğimde tamam diyorlar. Üniversitemizden 30 kişinin başvuracağını duydum. Türkiye'den de 50 kişi başvursa 80 kişi olacağız. Ama tabi içerdekilerin şansı daha yüksek. Ben Cumhurbaşkanı olsam kurumun içinden birini atarım. Atanan rektör de 4 yıl görev yapacak” ifadelerini kullandı.

 

“TRENİ SEÇERİM, REKTÖRLÜKTEN VAZGEÇERİM”

Yüksek Hızlı Tren konusundaki girişimlerinin devam ettiğini de anlatan Şamandar, şöyle konuştu:

“YHT o kadar müthiş bir şey ki, İstanbul'a 1 saatte gideceksiniz, Ankara'ya 1 saatte gideceksiniz. Sabah git, öğlen gel. Hiç yorulmayacaksınız. Düzce İstanbul’un bir semti gibi olacak. İstanbul da rahatlayacak. Gerede’ye kadar yayılacak. Yani İstanbul Gerede’den başlayıp Edirne'ye kadar gidecek. Şu anda İstanbul-Edirne YHT yapılıyor. Mesafe 80 dakika olacak, yarısı bitti. Yüksek hızlı tren ile Düzce'den Edirne’ye 2 buçuk saatte, Sivas’a 3 saatte, Bursa'ya 2 buçuk saatte gidebileceğiniz. Yani Bursa, Sivas, Edirne bize sabah gidip akşam gelme mesafesinde olacak. Türkiye'de çok şeyler değişecek. Bana deseler ki bırak rektörlüğü, YHT olacak. Hemen treni seçerim, rektörlükten vazgeçerim. Japan hocalar haftada bir, 10 günde bir arıyorlar. Yapın bu işi, biz elimizden gelen desteği vereceğiz diye hala mesajlar geliyor. O kadar üzülüyorum ki. Japon hocalar gelmek istiyor, Ulaştırma Bakanlığı’ndan randevu istiyorum, alamıyorum. Çok çabalıyorlar. En son siz Japonya'dan bir yatırımcı bulun, yap-işlet-devret olarak teklifle gelin dedim. O zaman belki kabul görür Türkiye’de.

Ankara-Sivas YHT’yi yapıyorsunuz. Önce YHT yapılacak yer, Ankara-İstanbul arasıdır. Ankara'dan Konya yaptılar, Konya'dan Karaman açıldı, şimdi Karaman'dan Mersin, Adana, Gaziantep’e gidiyor. Kaç kişi var Karaman’da trene binecek? İstanbul-Ankara’yı yapmadan nereye gidiyorsun? Bu sistem günde 200 bin yolcu olmazsa zarar ediyor. Ben onun peşindeyim. Benim ülkemin zarar eden projelerde işi yok ki, kâr eden projeler yapmak lazım.

“BİR ŞEYİN PEŞİNE DÜŞÜNCE BIRAKMIYORUM”

Benim şöyle bir özelliğim var. Bir şeyi kafaya taktım mı vazgeçmiyorum. Üniversite camiinde de çok mesafe aldık. 8 milyon lira bağış topladık Türkiye’den. Bir şeyin peşine düşünce bırakmıyorum. Bence bu güzel bir özellik. Treni de bırakmadım hiç. 6-7 sene oldu. Beni ya da Japonları ilk başta dinleselerdi, konuya biraz kendini verselerdi şimdiye kadar yapılırdı. Herkes Düzceli gelmiş tren istiyor diye algılıyor, yanlış. Bu Türkiye’nin projesi, Düzce’nin projesi değil. Ankaralı 1 buçuk saatte Akçakoca’ya, denize gelecek. Ankara’ya denizi getiriyoruz. Ama anlayan anlıyor, anlamayan da anlamıyor. Ben yine bu trenle ilgileniyorum. Fizibiliteyi yaptırttık. Mudurnu hattı projeden silindi. Evet, biz de yokuz, ama onların da olmayışı bizim lehimize diye düşünüyorum. Bu devlet 10-12 yıldan beri üzerinde çalıştığı projeyi çıkarttı. Bu bana göre çok önemli bir gelişme. Bizimkini her an açıklayabilirler. Bir de bizimki yap-işlet-devret modeline uygun. İnşallah bakalım umutluyuz. Kendimiz için bir şey istemiyoruz. Geçmişte Düzce’nin doğalgaz fizibilitesini yaptım, para almadım. Köprüleri yaptım, para almadım. Ben seviyorum böyle halka dokunmayı, böyle güzel şeyler yapmayı, halka faydalı olacak işleri yapmayı.”


Editör: Ç. Diger

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız