Ayşe Sönmez: Kadın işin başına geçtiği zaman çok şey düzeltir

Vatan Partisi Düzce Öncü Kadın Kolları Başkanı Ayşe Sönmez, Düzce Postası’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle organize ettiği Siyasi Kadınlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, uyuşturucu ve şiddetle mücadelede önemli noktalara dikkat çekti. Akıl hastanelerinin kapatılmasının yanlış olduğunu ifade eden Sönmez, yasaların şiddeti engelleyecek durumda olduğunu, ancak cezaların biraz daha artırılması ve tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.

Ayşe Sönmez: Kadın işin başına geçtiği zaman çok şey düzeltir
16.03.2022 - 15:34
Özel Haber

“HER YERDE KADINLAR YÜKSELİYOR”

Atatürk'ün “Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir” sözünü hatırlatan Sönmez, kadınların siyasette olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu ifade etti.

Atatürk'ün ölümü sonrası ülkemizin batılılaşma programları içinde yer aldığı dönemlerde kadınların çok gerilere itildiğini ifade eden Sönmez, “Toplumsal olarak bu geriliğin eziyetini ve sıkıntısını sanırım bizim kuşaklar çekti. Büyük mücadeleler verdik, ama sonucunu almışız. Bugün hakikaten her yerde kadınlar yükseliyor ve yükselmek için de elinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyor. Bütün engellemelere ve zorluklara rağmen bütün gücüyle koşturduğunu ve ulaşmak istediği yere varmak için çaba harcadığını görüyoruz” dedi. Sönmez, siyaseten kadının önündeki engellerin tamamen açılması gerektiğini vurgulayarak, “Kadın-erkek eşitliğini gündeme alarak, kadın-erkek el ele vererek hep birlikte mücadele etmeliyiz. Gerçekten ülkemizi iyi bir yerlere taşıyacaksak kadınsız olmaz” ifadelerini kullandı.

 

“ERKEK HER ZAMAN BİR ADIM ÖNÜNE GEÇİYOR”

Kadınların önündeki yazılı ya da yazısız bütün engellerin kaldırılması halinde kadın siyasetçilerin kendilerine yol açabileceğini ifade eden Ayşe Sönmez, “Sözde diyorlar; kadınlar baş tacımız, kadınlar her yerde diye. Evet, kadın her yerde, her şeyi üreten, toplumu, aileyi yöneten aslında. Ama gerçekten bir şeyler yapmaya geldiğinde, siyasete geldiğinde erkek her zaman bir adım önüne geçiyor. Kadın gerçekten işin başına geçtiği zaman çok şey düzeltir. Sadece ekonomik gücü olan, hatta sadece eğitimli olanlar değil, tarlada fabrikada çalışan kadınlarımızı da temsil edebilmeliyiz ki, onların sorunlarına da çözüm üretecek ve orada yaşayan insanların geleceğini gerçekten daha iyi hale getirecek bir sistem yaratalım” şeklinde konuştu.

Köy enstitülerinin eğitim noktasında önemli bir misyon üstlendiğini ve yaparak, yaşayarak, üreterek ve tarımdan sanata, müziğe kadar her şeyi öğreterek farklı bireylerin yetiştirilmesi olanağı sunduğunu kaydeden Sönmez, köy enstitülerinin kapattırılması ile Türk eğitim sisteminin altüst olduğunu belirtti.

Kadınların en önemli sorununun işsizlik olduğunu ve çalışma alanlarının artırılması gerektiğini ifade eden Ayşe Sönmez, bunun yanında becerilerini artıracak bir takım faaliyetler de yapılması gerektiğini dile getirdi.

“DÜNYADA ŞİDDETİN KAYNAĞI EMPERYALİZM”

“Son 10 yıla kadar hiç uyuşturucu ile ilgili ve ne yüz yüze gelmiştim, ne de duymuştum yakınlarımda” diyen Sönmez, “Çevrenizde bir bakıyorsunuz kocası kullanıyor, bir bakıyorsunuz çocuğu kullanıyor ve burada en çok en mağdur olan kadınlar. Şiddetin kaynağını doğru tespit etmemiz gerekiyor ki çözüm üretebilelim. Dünyada şiddetin kaynağı emperyalizm. Bizim gibi ülkeleri sömüren büyük devletler, bütün düşünce sistemimizi de altüst edip, sanki medet de onlardan gelecekmiş gibi onların yasaları ile kendimizi bağlamamızı bekliyor. Ülkemizde şiddeti bu şekilde önleyeceğimizi zannetmeyelim. Şiddet çaresiz olanın saldırdığı bir durumdur. Sıkışan her canlı o çaresizlik içinde saldırganlaşıyor. Erkek çaresiz kaldığı noktada saldırganlaşıyor. İşsizlik, eğitimsizlik ve iletişimsiz en büyük etken” ifadelerini kullandı.

 

“BÜTÜN AKIL HASTANELERİMİZ KAPATILDI”

Akıl hastanelerinin kapatılmasının yanlış bir karar olduğuna da değinen Sönmez, şöyle konuştu: “İnsanlarımızın çok büyük oranda sağlığı ve psikolojisi bozuldu. Öfke patlaması yaşayan, ciddi psikolojik hastalıkları olan insanlar var. Benim mezun olduğum yıllarda psikolojik sorunları, şiddet eğilimi olan kişileri hastanelerden bırakmazlardı. Bakırköy Akıl Hastanesi vardı. Kişi eğer karşıdaki kişiye zarar verecek durumdaysa bunlar tedavi olana kadar, hatta bazen yaşamlarının uzun bir bölümünü orada geçirirlerdi. Şimdi ne oldu? Devleti küçültüyoruz, her şey bu devletin üstünde yük denilerek bütün bu hastanelerimiz kapatıldı. Bugün verem bile yeniden hortlamış durumda. Bir zamanlar verem hastanelerinde çalıştım. Hastaları ayrı bir katta, bir ay boyunca mümkün olduğunca hiç kimseyle temas ettirmeden tedavi edip, sonra taburcu ederdik. Şimdi verem hastası ilacını alıyor ortalıkta geziyor, her yerde verem var. Psikolojik sorunlar da bu şekilde. Ciddi psikiyatrik hastalıklar var ve bunlara ilacı veriliyor eve gönderiliyor. Çünkü yatıracak hastane yok. Şiddetin tabii ki toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasi birçok sebebi var. Adalet sistemimizde de boşluklar olabilir. Ama aslında bizim yasalarımız bunları gerçekten engelleyecek durumda. Biraz daha belki cezaların artırılması gerekebilir, tedbirler alınması gerekebilir. İstanbul sözleşmesi konusunda şöyle bir şey söylemek istiyorum. Bu kaldırıldı, ama aslında İstanbul Sözleşmesi emperyalist kültürün bize dayatması olarak gelmiş bir şey. Belki Türkiye ilk öncüsü oldu. Ama kaldırılması Türkiye için bir kayıp değil. Bizim kendi yasalarımızda olan maddeler kesinlikle yeterli ve bunu engelleyebilecek durumda. Bunun ekonomik, sosyal ve diğer ayaklarını bizim halletmemiz gerekiyor.”

 

“DİZİLER GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

Düzce’de kurulan Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin uyuşturucuya karşı anneler hareketi başlattığını ifade eden Sönmez, “Annenin bilinçlenmesi, ailenin bilinçlenmesi, uyuşturucu kullanan kişinin psikolojik olarak desteklenmesi çözüm olabilir diye düşünüyorum. Bununla ilgili daha önce de böyle çalışmalar yapmıştık. Hatta giden velilerimizden Zülküf Dağlı döneminde bir rehabilitasyon merkezi açıldı. Aileler en azından oraya gidip psikolojik destek alabiliyorlardı. Şimdi de YEDAM olarak devam ediyor. Bunlar da güzel çalışmalar oldu. Fakat en önemli şey biz emperyalizmin bize o saldırısını tamamen def etmeliyiz. Televizyonlardan, sosyal medyadan resmen batının sahte kültürü, uyuşturucu kültürü, bütün toplumumuzu zehirleyen bir kültür yayılıyor. Bilim adamlarının, psikologların, psikiyatristlerin önderliğinde diziler gözden geçirilmeli. Ahlaksızlığı normal hale getiren programları kaldırabiliriz. Bunlara yasak da getirilmeli. Yasakla her şeyi çözemeyiz, ama yerine alternatif daha düzgün bir şeyler koymamız gerekiyor” diye konuştu.

Sönmez son olarak, “Kadınlar haklarının verilmeyeceğini bilmeli, almak için mücadele etmeli” dedi.


Editör: C. Sandıkçı

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 14.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız