Harun Agah ALTAY
Harun Agah ALTAY

Gazete: Düzce Postası

[email protected]

Çini Sanatçısı

Kendinize müzeler haftası ilan edin

  • 7.09.2022 14:37

MÜZELER toplumun belleğidir. Toplumun geçmişini, bugününü ve geleceğini anlamamızı sağlayan özel mekânlardır. Bir nevi medeniyetlerin kara kutusudur.

Müzeleri gezmek istiyorsanız en uygun seçenek Müzekart... Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı tüm müzelere yılda iki kez giriş yapma hakkınız var. Üstelik sadece 60 liraya.

Müzekartları artık internetten online başvuruyla çıkarabilmeniz mümkün. Sahilde otururken çektiğiniz selfiyi bile başvururken kullanabiliyorsunuz. Ardından beş gün sonra kargoyla kartınız adresinizde.

Ayrıca kartı taşımak istemiyorsanız mobil uygulamayla da dilerseniz 60 TL ödeyip her girdiğiniz müzede barkot okutabiliyorsunuz.

Müzekart deyip geçmeyin!

Bugün Galata Kulesi’ne yerli turist ziyareti 100 TL. Yabancılar 175 TL. ödemek zorunda. Müzekart olanlara ise ücretsiz.

Ancak İstanbul’da pek çok müze gişelerinde (Topkapı Sarayı, Türk İslam Eserleri Müzesi vs.) artık anında Müzekart verilmiyor.

Bunun yerine gişede beklerken online müzekart başvurusu yapıp yine barkotla giriş yapabiliyorsunuz.

Müzekart Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Türkiye’deki tüm müze ve örenyerlerinde geçerli. Fakat özel müzeler bunun dışında.

Örneğin restorasyonu yeni biten Yerebatan Sarnıcı bakanlığa bağlı olmadığından girişler sivil için 50 TL.

Bunun yanı sıra Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na ait olan Pera Müzesi’de özel müze statüsünde olduğundan giriş ücreti 25 TL.

Topkapı Sarayı’na ise müzekart ile giriş yapılabiliyorken Harem Dairesi’ne ekstra 50 TL ödüyorsunuz.

Müze 18-25 yaş aralığındaki gençlere ise 15 TL.

Tarihe ve geçmişe meraklıysanız ve İstanbul gibi dünya çapında bir megakentte birbirine yakın müzeleri ziyaret etmek istiyorsanız müzekart bulunmaz bir nimet.

Belki tek bir müze ziyaretinde çıkarmış olup bir yılda başka bir müzede kartınızı kullanmadığınız için süresi bitmiş olabilir.

Öyle bile olsa buna kendinizi alıştırın ve keşif ruhunuzu dinamik tutun.

Özellikle İstanbul’da çalışıp ikamet edenler dışarıdan gelen ziyaretçilere bu konuda gıpta ile bakıyor.

Büyükşehirde yaşamanın keşmekeşinden yakınanlar dışarıdan gelenleri şanslı atfediyor.

Oysa bir şehir o şehirde yaşayanların değil, o şehri yaşayanların ve hissedenlerin şehridir.

Bu hissiyatı tatmanın en iyi yolu da müzelerdir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız