Harun Agah ALTAY
Harun Agah ALTAY

Gazete: Düzce Postası

[email protected]

Çini Sanatçısı

Geldim, gördüm, gittim

  • 21.09.2022 11:17

ALEV Alatlı 'Fesüphanallah’ kitabının bir sayfasında şöyle der; “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun cevabının hemen her zaman 'çok gezen'e yığıldığını bilirsiniz. Yanlış. Baktığınızı görebilmeniz için hakkında okumuş olmanız gerekiyor, yoksa bir turist gibi geziyorsunuz, aklınızda kalan hangi lokantada ne yenirden ibaret.”

Bugün müzelerimize ve tarihi mekanlarımıza yapılan ziyaretlerde yaşanan görüntü ne yazık ki tam da bu.

Geliyoruz, boş boş bakıyoruz ve gidiyoruz.

Ortamı hissetmiyoruz, o mekanları kimler ne niyetle yapmış, oralarda neler yaşanmış bilmiyoruz.

Çoğumuzu da zaten bir dostumuz kolumuzdan çekip götürüyor. Yani güç bela gidiyoruz. Çünkü müze ziyareti kültürümüz yok.

Bazı tarihi mekanlar vardır sizinle konuşur, dertleşir. Bastığınız her yerde girdiğiniz her salonda size bir rehber misali orada yaşananları anlatır.

Galata Kulesi’ne çıktığımda gördüğüm manzara beni şok etti.

Böylesine bir kulede bile çöpler korkuluklarda geziyor.

Pet şişeleri, kağıt atıklar...

Öylesine tiksindirici ki...

Galiba insanlar İstanbul manzarasının büyüsüne kapılıp kendinden geçmiş.

Oysa böyle mekanlara gelen ziyaretçilerin daha medeni olabileceğini hayal ederdik!

Ayasofya’da bile bazıları nereye geldiğini, nasıl bir mekana ayak bastığını bilmiyor. Çünkü ruh yok, duyu organı yok, bilinç yok. Sanırsınız evine giriyor.

Gelmiş bir şekilde ama nasıl davranacağını bilmiyor.

Müze ve cami ziyareti yapacak kişilerin kesinlikle eğitimden geçmeleri gerektiği kanaatindeyim.

Bir müzede, camide nasıl davranılır? Uyulması gereken kurallar nelerdir?

O mekanlara hangi amaçla gidiyoruz? Vs.

Bir habere göre Belçika'da psikologlar artık reçetelerine tedavi olarak ücretsiz müze ziyareti yazabileceklermiş.

Buna göre Dünya Sağlık Örgütü'nün müze ziyaretinin insanların stresini azalttığı ve hayatı daha anlamlı kıldığı teşhisi sonrasında Belçika'da psikiyatristler hastalarının ruh sağlığı için reçetelerine "ücretsiz müze ziyareti" yazma izni almış.

Müzelerin insanın stres yükünü azalttığına katılıyorum. Hem sadece stres attırmaz, bir şeylere sahip çıkma ve bir şeyleri saklama güdüsü de kazandırır.

Bu da ziyaret edilen yerlere hangi amaçla gidildiğini idrak etmeyi ortaya çıkarır.

Ancak yine de insan gideceği mekanlara bilinçli gitmeli. Ziyaret edeceği alanlar hakkında önceden bilgi edinmeli. Araştırmalı...

Aksi halde boş gözlerle etrafa bakmak kişinin psikolojisini tedavi etmez.

Ülkemizde yaklaşık 10 milyon Müzekartlı olduğu biliniyor. Diyelim 2-3 milyonumuz da ücretiyle girse bu şu demek; 83 milyondan 13 milyonumuzda müze kültürü var.

Yani 70 milyonumuz belki de henüz müzelerle tanışmadı.

Bir toplumun tarih hafızasının ne kadar güçlü olduğu veya geçmişini ne kadar önemsediği hakkında istatistikler az çok fikir verir.

Ancak tabir yerindeyse möl möl bakıyorsak, gidip fotoğraf çektirip Evliyâ Çelebi imajı yansıtmanın da hiç bir kıymeti harbiyesi yok!

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız