Harun Agah ALTAY
Harun Agah ALTAY

Gazete: Düzce Postası

[email protected]

Çini Sanatçısı

Şimdi reklamlar...

  • 24.11.2022 12:47

ABD’de Brooklyn Köprüsü’nde, bir bahar günü, âmâ bir adam dilencilik yapıyormuş. Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde “Doğuştan kör” yazısı yazılıymış.

Herkes dilencinin önünden gelip geçerken tek tük para atanlar oluyormuş. Reklamcının biri bunu görmüş ve tabelayı alıp altına bir şeyler yazdıktan sonra olduğu yere tekrar bırakmış.

Ne olduysa ondan sonra olmuş...

Yazıyı okuyan herkes dilencinin önündeki şapkaya para atmaya başlamış.

Bir cümle şapkanın kısa zamanda ağzına kadar parayla dolmasına yetmiş.

Cümle ise şuymuş;

“Güzel bir bahar günü. Ama ben baharı göremiyorum.”

Tatlı dil de böyledir.

Söz ağızdan nasıl çıkarsa karşı taraftan o kadar karşılığını görür.

Dudaklardan dökülen cümleler kişinin aynasıdır.

Kendimizi yeterince ifade edebiliyor muyuz?

Duygularımızı yeteri kadar karşı tarafa aksettirebiliyor muyuz?

Zordur insanlarla sağlıklı bir iletişim kurabilmek.

Dünyanın en zor işi ne madenciliktir, ne yükseklerde ölümle burun buruna çalışmak, ne de diğerleri...

En zoru karşınızdaki kişiye kendinizi ifade edebilmek, derdinizi iyi anlatabilmektir.

İnsan ilişkilerinde düştüğümüz en önemli hata bir konunun en önemli kısmını anlatmak yerine en önemsiz noktası üzerinde uzun uzadıya durup gereksiz cümlelerle donatmaktır.

Bazen de en önemsiz kısmını tek bir cümleyle özetlemektir.

Hem kavgalar ve tartışmalar da bu yüzden değil midir?

Kim bir konuda ayrılığa düştü diye kavga etmiştir ki?

İnsanlığı savaşa, kavgaya ve birbirine düşürmeye sürükleyen tek şey kitlelerin duygularını birbirine yeterince ifade edememesi ya da etmek istememesidir.

Siz karşınızdaki kişiye bir kere kafayı taktıysanız, ona nefret duygusu besliyorsanız o kişi ağzıyla kuş tutsa sizi etkileyemez, ikna edemez.

İşte burada ifade etmek istememe dürtüsü devreye girer.

Yazının başında anlattığımız kıssada “Doğuştan kör” ifadesini gözleri görmeyen kişi kendisi yazamayacağına göre başka biri ona bu ifadeyi layık görüp topluma yansıtmak istemiştir.

Bazen bir dostumuzu başka bir dostumuzla tanıştırdığımızda “Sizden iyi olmasın” ifadesini kullanırken bile onu en güzel şekilde karşıya tanıtmaya çalışırız.

İşte bu duygunun altında yatan en önemli sihirli dokunuş ise birbirimizin reklamını abartısız biçimde yapmış olmamızdır.

Şimdi reklamlar...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız