Harun Agah ALTAY
Harun Agah ALTAY

Gazete: Düzce Postası

[email protected]

Çini Sanatçısı

Çağırdık mı sanki ne!

  • 30.11.2022 11:24

BU satırları yeniden yazabildiğimiz için ne kadar şükretsek azdır. Aman Allah’ım, o da neydi öyle! Şu yaşımızda üç büyük şiddetli deprem yaşadık.

Çok şükür hala hayattayız.

12 Kasım’ı saymazsak 17 Ağustos’tan sonra gece uykudan uyandıran ikinci büyük depremi yaşadım. Daha doğrusu yaşadık ama öylesine bir sarsıntı sonrası uyku sersemiyle kalksak bile deprem olduğunu hemen anlamıştım.

17 Ağustos Büyük Marmara ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerini yaşayan biri olarak depremi aklımızdan silmek mümkün değildi.

Deprem bölgesinde yaşadığımız psikolojimize öyle sirayet etti ki, ne zaman Düzce dışına seyahat etsem kendimi coğrafik şartlar bazında daha güvenli hissediyorum.

Elbette deprem kuşağında yer alan ülkemizde neredeyse kaçacak şehir yok. 68 ilimiz deprem fayı üzerinde yer alıyor.

Gece 04:08’deki 5,9’luk depremin hissedilme şiddetini bilimsel veriler 8 olduğunu söylüyor. Doğruydu çünkü öylesine büyük bir sarsıntıydı ki, geçen yıl yine 18 Kasım'da Düzce’de gündüz meydana gelen 5,2’lik deprem bununla kıyaslanamayacak kadar hafifti.

Deprem gerçeğini kabullenmek bir yana Düzce’nin bu konudaki sınavı akademik tez araştırmalarına adeta taş çıkarır.

12 Kasım 1999 depremi, Kasım ayının Düzceliler için kara bir ayı hatırlatmasına neden olmuştu. Geçen yıl 18 Kasım’da yaşanan 5,2’lik sarsıntı bunu perçinlerken son yaşanan 23 Kasım depremi ise adeta bunu uğursuzluğa dönüştürdü.

İşin ilginç yanı depremden henüz on bir gün önce 12 Kasım’a atfen ülke genelinde “Çök, kapan, tutun.” tatbikatının yapılmasıydı.

Sanki birileri depremin olacağını sezmiş ya da biliyormuş gibi!

Depremlerin net tarihini nokta atışı bilmek mümkün değildir. Her ne kadar tahmin edilebilirliği olsa da bugüne kadar dünyanın hiçbir bölgesinde deprem öncesi gün ve saat olarak halka uyarı yapılmamıştır.

Japonya’da yıllardır bu konuda pek çok çalışma yapılsa da deprem öncesi birkaç saniyeye kadar gelen sinyalin dışında henüz yeteri kadar güvenilir bir gelişme kaydedilmedi.

Son yaşanan depremde şunu gördük ki; % 80’i yenilenen şehir genelindeki binalar 700 bin dinamit patlamasına eş değer şiddetteki yıkım gücüne rağmen dimdik ayaktaydı.

Düzce çok şükür bu sınavı neredeyse sıfır zayiatla atlatmıştı.

Deprem sonrası yaşanan 500’e yakın artçı sarsıntı ise aslında bu depremin ne kadar büyük ve ana deprem olduğunu da gösteriyor.

İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi ve aynı zamanda Atlas Dergisi ve Hürriyet Seyahat yazarı Doç. Dr. Yıldırım Güngör, depremden yaklaşık 1,5 saat sonra sabaha karşı 05:42’de geçmiş olsun dileğiyle telefonla beni aradığında bunları anlatmıştı.

Söylemlerinde Gölyaka’daki Karadere fayının kırıldığını ve artçıların artacağını ama bunların endişe verici olmadığını dile getirmişti. Ek olarak ise Çilimli ve Gümüşova faylarının bunlardan etkilenmeyeceğini ifade etmişti.

Aynı gün 15:06’da yaptığımız ikinci telefon görüşmesinde de yine aynı cümleleri kullanmıştı. Sadece buna ek olarak Bolu / Gerede fayının aktif olduğunu, onun da yakın zamanda kırılmasının düşük ihtimal olduğunu vurgulamıştı.

Konuyla ilgili 2000 yılında yazılan akademik bir makaleyi de benimle paylaşan Yıldırım hoca, makalede de yazdığı gibi bu son depremin aslında 12 Kasım 1999’dan sonra Düzce’de beklenen deprem olduğunu ifade etti.

İstanbul ve Ankara’da da hissedilen bu deprem yine bu iki metropolün ortasında olması nedeniyle beklenen İstanbul depremini akıllara bir kez daha getirdi.

Zaten son yıllarda sık sık gündeme getirilen olası İstanbul depremi yüzünden tedirginlik yaşayan bölge insanı bu depremle birlikte iyice psikolojik travma geçirmiş oldu.

Düzce bu depremi çok şükür kazasız atlattı. Tatbikat derken gerçeğini yaşayıp her an her şeye hazırlıklı olmamız gerektiğini beynimize bir kez daha yerleştirdi.

Kim bilir, 12 Kasım’ı her yıl anarak depremi çok sık dilimize doladığımızdan çağırıyoruzdur maazallah!

Hepimize büyük geçmiş olsun.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 31.01.2023

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız