Harun Can Şerbetçi Yazdı...

Harun Can Şerbetçi Yazdı...
13.11.2019 - 12:34

ÖNCEKİ gün tüm Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de çeşitli programlarla yüzlerce fidan toprakla buluştu. Geçmiş yılların kayıplarını hesap edince; zararın neresinden dönersen orası faydadır.

Türkiye’nin her yanı olduğu gibi Düzce’de bu fidan dikmenin bir diğer yüzü ise “Günah çıkarma” yada “Ruh çağırma” seanslarıdır. En güzeli de bu fidan dikimleri, “Tabiattan özür dilemedir” diye düşünüyorum. O yüzden bu işten memnun kaldık.

Düzce penceresinden baktığımızda ise, güzelim köylerin mahalle yapılması, mahalle yapılan yerlerin imara açılması ile tarımın artık butik ve aroma bitkiler ekme hale geldiğini, Konuralp gibi bir yeri de beton yığınına çevrilmesine bakarsak ne demek istediğimi anlarsınız.

 

BU PARKA BALTAYLA GİRİLMEZ

 

Şimdi isterseniz, bir de 11 Kasım’dan birkaç gün önce, “Millettin bahçesi yapacağız” diye içindekilerin yıkılarak mezbeleliğe döndüğü İnönü Parkına bir bakalım: Projelerin havada uçuştuğu bu günlerde, tesis, seyir terası gibi Ankara’dan, bakanlıktan ödenek çıkarılması varyasyonundan başka bir özelliği olmayan bu iş için “Hiç başka iş kalmadı mı?” diyenlerin sayısının çok olduğunu ifade edeyim.

İnönü Parkının arka kısmından geçtiniz mi hiç? Hani yıllarca tesis sayısının artırılması için yıllar önceki merhum Belediye Başkanlarımızın özenle her türden, cinsten diktiği ağaçların ufak-ufak aradan çıkarıldığı İnönü Parkının son halini bir görün. Yani arka kısma ve lunapark olan kısmına gidin bir bakın. 

Kasım ayında ağaç budanıyormuş ya; adamlaralmış gelmiş el motorunu, baltayı, birçok ağaca odun muamelesi yaparak, açıkça doğramışlar. Sonra, yarım bırakmışlar, budama işini, ayıplı dalları bırakmışlarortada. Hadi diyelim; ağaç budama zamanı. Bu iş hangi uzman kontrolünde yapıldı? Bilimsel bir veriyle mi yapıldı? Peki, diyelim ki böyle yapılıyor. Peki, niye ara verildi? Peki, diğer ağaçlara niye budama yapılmadı. 

Yazık yahu! Her gelen İnönü Parkına dalıyor. Ne istiyorsunuz bu ağaçlardan, bu parktan? Bakanlıktan proje diye para almak istiyorsanız gidin başka yerlere. 5 yılınızda bir şeyle meşgul olup, belediyecilik oynamak istiyorsanız, gidin az uzakta oynayın.

 

SİZDEN BİR ŞEY İSTEMİYORUZ

 

Şimdi İnönü Parkındaki kele çevirdiğiniz ağaçlar için nasıl bir savunmanız olacak merak ediyorum.   Kimse sizden gidin parklara bir şey yapın diye bir istekte bulundu mu? Kim dedi size gidin, ameleyle ağaçları kafadan doğrayın diye. Halk bu haliyle razıydı İnönü Parkına. Kim sizden, seyir terası istedi? Kim sizden tesis istedi? Kimse istemedi. Tesis lazımdı madem; hazır belediyeye ait binaları niye yıktınız? Terastan nereye bakacağız peki? Odun gibi budadığınız ağaçlara mı? Parkın her tarafını sarmış, kaldırımlarına park edilmiş araçlara mı? Parkın ortasında, cep telefonu vericisinin, Kızılderili totemi gibi ortadaki radyasyon istasyonuna mı?

 

MİLLET BAHÇESİNİN RUHUNA FATİHA

 

Siz Cumhurbaşkanımızın dediği; “Milet Bahçesini” yanlış algıladınız galiba. İnönü Parkı ve Avni Akyol Parkı, Ankara’dan para kurtarma meydanı değil. Düzcelinin öz varlığıdır. Paris’teki Prensesler Parkını gördünüz mü bilmem ama ben gördüm. Londra’daki Central Parkı gördünüz mü? Görmüşsünüzdür muhtemelen. Böyle ne seyir yeri vardır, ne de tesis. Her yeri gökyüzünü göremediğiniz asırlık ağaçlarla çevrilidir. Hem bizimkiler gibi 30 dönüm değil, Düzce merkez büyüklüğünde Paris ve Londra’dakiler. 

Son sözüm Düzce adına şudur ki; Parkımıza dokunma. Bırak, eski haliyle kalsın. Gölge etme başka ihsan istemez.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 30.06.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız