Metin Köseer Yazdı...

Metin Köseer Yazdı...
20.11.2019 - 09:36

AYLAR önce bir yazı yazmıştım. Düzce’de güneş Bolu tarafından doğuyor. Daha sonra güneş İstanbul tarafından batıyor.

Akşam olduğu zaman Bolu tarafı karanlık İstanbul tarafı aydınlık oluyor. Yani güneşin doğduğu yer karanlık, güneşin battığı yer aydınlık demiştim.

Bizim Düzce’de her şey tersine yapılır, tersine çalışmalar olur diye sitem etmiştim. Torpilli ve güçlü yerler aydınlanır, kimsesiz ve üvey evlat muamelesi gören yerler karanlıkta kalır diye yazıma devam etmiştim.

Bu karanlıkta kalan yerler sadece karanlıkla kalmayıp canlarını da verirler. Sefayı ise aydınlık yerler sürer diye ifade etmiştim.

Diyeceğim o ki, hava karardıktan sonra Soğancı ile Doğanlı arasındaki ana yolumuz zifiri karanlık içinde kalıyor.

Dikkat ediniz koskoca D-100 Karayolu’nun Düzce içinden geçen Soğancı ile Doğanlı mevkii arasındaki mesafede ışık yok, aydınlatma yok, trafik ışıklandırması yok, karanlık ve tehlike saçıyor.

Bu tehlikenin en son örneği geçen hafta yaşandı. Gece otobüs ile motorsikletli çarpışmıştı. Motorsikletli bir kişi hayatını kaybederken, arkasında bulunan ikinci kişi de hayatını kaybetti.

Batı tarafında ise Düzce’nin içinden Gümüşova’ya kadar aydınlatma var. Batı tarafından siyasetçi, yetkili, amir, müdür, sorumlu, torpilli kişi daha çok olduğu için batı tarafının aydınlık olduğu iddia ediliyor.

Şu Bolu var ya şu Bolu vallahi işi biliyor. Adamlar Bolu dağındaki Bolu sınırlarına kadar ışık döşetmişler. Gece gündüz yanıyor. Düzce sınırlarına girerken karanlığa gömülüyorsunuz.

Bolu ve Sakarya almış başını gidiyor. Tam ortalarında bulunan Düzce’mizin üstüne sanki bomba düşmüş.

Daha önce de dile getirmiştim. Şimdi tekrar yazıyorum. Soğancı ile Doğanlı arası ışıklandırılsın. Bu kazalar bitsin, başka canlar yanmasın, başka ocaklar sönmesin.

Güneşin doğduğu yer nasıl karanlık olur. Güneşin battığı yer nasıl aydınlık olur. Yetkilileri bir kez daha göreve davet ediyorum.

Lütfen diyorum lütfen… Soğancı ile Doğanlı arasına aydınlatma direkleri yapılsın. Karayolları mı yapacak, siyasetçiler mi el atacak, ne yapacaklarsa yapsınlar, kazaları önleyelim, bu gençleri kazalarda kaybetmeyelim.

 

KORUMASIZ ORDU 110, KORUMALI DÜZCE 70  KM.

 

DÜZCE'DE yine bir ilginç uygulama var. Düzce’de bulunan EDS kontrollü hız sınırı tespitlerinde taksi 70 km.,minübüs ve otobüsler 70 km., kamyon ve tırlar 60 km. hızla gidecekler.

Düzce’de anayolların yan yolları da var. Düzce’de anayollar demirlerle çevrili ve kimse anayola çıkamaz. Hız limitleri yukarıda belirttiğim gibi…

Ordu ilinde ise ortalama hız limitleri şöyle: taksi 110 km., küçük doblo tipleri 100 km., minübüs ve otobüsler 90 km., kamyon ve tırlar 85 km.

Ordu ilinde evinden çıkan yola iniyor. Bu hız limitini niye koymuşlar? Evinden yola iniyor derken Düzce’deki gibi etraflarında yan yol yok. Yol demirlerle çevrili değil.

Ama hız limitleri Düzce’den fazla.. Ordu’daki korumasız yolda 110 km. hızla geçerken, Düzce’de korumalı yolu 70 km. hızla geçeceksiniz.

Fotoğraflar bunu ispatlıyor. Ne ilginç Düzce değil mi?

Esenkalın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız