Mehmet Şimşek yazdı...

Mehmet Şimşek yazdı...
6.01.2020 - 09:28

DÜN (5 Ocak 1976) sadece Türkiye değil dünya şampiyonu Hamit Kaplan’ın ölüm yıldönümüydü.

Düzce Postası’nda Hamit Kaplan için geçen sene bugünlerde bir anma yazısı yazmış ve onunla ilgili olarak “Ankara kapıları kapattı Düzceliler kucağını açtı” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Gerçekten de öyle değil miydi?

Ankara’nın yüzüne kapıları kapattığı şampiyona kucağını Düzce ve Düzceliler açmıştır.  Kaplan kısa zamanda durumu toparlar ve para kazanmaya başlar.

Düzceliler’in sevgilisi olmuştur.

Evini ve ailesini Düzce’ye taşır.

Türk güreşinin efsane ismi Hamit Kaplan güreşi bıraktıktan sonra uzun yıllar Düzce’de Olimpiyat tesislerini çalıştırır. Kaplan’ın işlettiği tesis dolayısıyla bu çevrede Olimpiyat semti olarak anılmaya başlar. Düzce Olimpiyat Tesisleri Kaplan’ın girişimleri ile ünlülerin uğrak yeri haline gelmiş, Düzce’nin tanıtımına büyük katkı sağlamıştı. Hamit Kaplan Düzce’yi Türkiye’ye tanıtan ve Düzceli’nin gönlüne taht kuran bir isimdir artık. Bu dramatik öyküyü merak edenler Düzce Postası’nın internet sitesinde mevcut olan yazımı okuyabilirler. (Yazının linki: http://www.duzcepostasi.com/kose-yazi.asp?id=4358&Mehmet_siMsEK-Ankara_Kapilari_Kapatti_Duzceliler_Kucagini_Acti)

 

“BENİM DİZİMİ YERE DEĞDİRENİ TUŞ EDERİM”

Bugün merhum Kaplan’la ilgili oldukça renkli iki anıyı paylaşmak istiyorum.

Kitabın ismi: Tahta Bavul-Hamit Kaplan...

Yazarı Atilla Kaplan.

Hamit Kaplan’ın oğlu.

Şimdi gelin Atilla Kaplan’ın kaleminden geçmişin Düzce’de Olimpiyat Restaurant’a gidelim ve neler olmuş bir görelim.

Rahmetli Hamit Kaplan, Olimpiyat Restaurant’ın tam girişinde yer alan havuzun temizlenmesini ister. Tesis çalışanı Yaşar’a havuzun temizlenmesi talimatını verir.

Bu sırada lokantanın önündeki park yerine bir yolcu otobüsü yanaşır.

Otobüsün yanaşmasıyla başlayan anons sonrasında kapılarını açan otobüsten yolcular birer birer inmeye başlar. Tam bu sırada bir başka yolcu otobüsü daha gelmiştir. Hamit Kaplan çoğu kez yaptığı gibi gelen otobüsü süzer ve inen yolcularla hasbıhal etmeye başlar. Kası süren hoşbeşten sonra yeniden havuza yönelir. Kim bilir aklından neler geçiyordur Kaplan? Dalgın gözlerle havuza bakarken arkasından kendisine dokunan el ile bir anda irkilir! Kim olduğunu anlamak için arkasını dönmeye çalıştığı sırada ayağı tökezler ve tek dizinin üzerine yere düşer! Sağ dizi yerde, başını yukarı kaldırdığında kendisinin düşmesine sebep olan otobüs şoförü Ahmet ile göz göze gelir. Sert bir yüz ifadesiyle baktığı şoför donakalmıştır!

Peki, şimdi ne olacaktır?

Şoför Ahmet tedirgin adımlarla geriye doğru birkaç adım atar.

Hamit Kaplan bir çırpıda ayağa kalkar ve her zaman kılıç ütülü olan pantolonunun diz kısmını silkeyerek;

- Sen benim dizimi yere değdirdin Ahmet. Bir pehlivanın dizini yere değdirdin.

Şoför Ahmet adeta kekeleyerek savunmaya geçer:

- Aman Hamit abi. Nasılsın diyecektim. Nereden bileyim bu kadar tepki vereceğini. İnan istemeden oldu…

Kaplan oralı olmaz

- Valla ben bilmem. Benim dizimi yere değdireni ben tuş ederim.

“BİR DAHA YANINA YAKLAŞIRSAM İKİ OLSUN”

Bu arada masalarda oturan ve yanlarından geçen yolcular da gülen yüzlerle olan bitenleri izlemeye çalışır. Durumun ciddiyetini anlayan şoför Ahmet çareyi kaçmakta bulur.

Ama karşısındaki sıradan bir adam değildir ki, dünya devidir.

Havuzun etrafında yolcuların gülüşmeleri arasında geçen kovalamaca ikinci turda nihayete ermiştir.  Kaplan, dev elleriyle yakaladığı şoför Ahmet’i havaya kaldırarak baş aşağıya çevirir!

Nefesler tutulmuştur!

Ayak bileklerinden tutarak havuzun içerisine doğru hamle yapan Hamit Kaplan, şoför Ahmet’i baş aşağıya sallandırır. İşin şakası yoktur.  Görenler neler olup bittiğini anlamaya çalışırken, Kaplan basit bir hamle ile şoför Ahmet’in havuzun içine batırıp çıkarmaya başlamıştır.

Etraftaki gülümsemeler yerini tedirgin bakışlara bırakmıştır.

Son batırışında şakanın dozu biraz daha artar. Şoför Ahmet’in kafası havuzun dibine vurur!

Havuzdan sırıksıklam çıkan zavallı şoför yerde yatarken yalvar yakar olur:

- Hamit abi, aman abi tamam! Bir daha sana dokunursam iki olsun! Bırak dokunmayı yanına bile yaklaşmam senin!

 

“HADİ KURULAN BERABER KAHVALTI YAPALIM”

Şaka bitmiştir.

Kaplan baba şefkatiyle sorar:

- Başını çarpmadın değil mi?

- Çarptım abi!

- Aman ha! İyi misin şimdi?

- Biraz boynum acıdı ama şimdi iyiyim

Kaplan, yerde yatan şoförü bir çırpıda kucaklayıp ayağa kaldırır

- Hadi o zaman Önce biraz kurulan, sonra da beraber kahvaltı yapalım.

Girdiği şoktan kurtulamayan şoför Ahmet sadece başıyla ‘olur’ işareti yapmakla yetinir. Gülen, bir kısmı da alkışlayan yolcular arasından geçerek lokantanın içerisine girerler. Yaptığı şakada dozu biraz kaçıran Hamit Kaplan, şoförün gönlünü almasını bilir.

Ancak…

Şoför Ahmet o günden sonra bir daha Hamit Kaplan’ın yanına hiç yanaşmaz…

 

HARUN CAN ŞERBETÇİ ANLATIYOR:

O’NUN İSMİNİ NE ZAMAN DUYSAM

Düzce Postası’ndan sütundaşım Harun Şerbetçi, Hamit Kaplan’la ilgili bir anısını şöyle anlatıyor:

Şerbetçi namıyla tanınan merhum babam (Abidin Şerbetçi) bir ünlü otobüs işletmesi Gazanfer Bilge firmasının şoförlüğü yapmıştı. Yıl 1968. Babam okul tatili nedeniyle beni kullandığı otobüste yanına alarak İstanbul’dan yola çıkmıştık.  Düzce’ye geldiğimizde Olimpiyat tesislerinde; yâni Hamit Kaplan tesislerinde yarım saat yemek molası vermiştik. Babamla birlikte yemek yemek üzere otobüsten indiğimizde, merhum Hamit Kaplan ise lokantanın girişinde diğer arkadaşlarıyla sohbet ediyordu.  Babam Hamit Kaplan’ı işaret ederek ‘İşte Dünya Şampiyonu Hamit Kaplan bu’ dedi. Çocuk gözüyle dev gibi bir adandı, iri cüsseliydi. Babam Hamit Kaplan’a doğru yönelerek elini uzattı.  O dev adam ‘hoş geldin Şerbetçi’ dedikten sonra tokalaştığı eli bırakmadan öyle bir el ense çekti ki, babamın ayakları kesilmişti! Hamit Kaplan, babam 1971 yılında vefat edince Çay mahallesindeki evimize cenazeye gelerek gözyaşı dökmüştü. Kendisi de 1976’da hayata gözlerini yumdu. Rahmetle anıyorum.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız