Mehmet Şimşek yazdı...

Mehmet Şimşek yazdı...
9.03.2020 - 09:33

4 GÜN önce O’nun ölüm yıldönümüydü.

Dile kolay…

Bu dünyadan göç edeli tam 20 yıl olmuş…

5 Mart 2000’de vefat eden İzzet Baysal’dan söz ediyorum.

Bolu’nun bağrından çıkan büyük şahsiyet.

Türkiye’nin ilk sanayicilerinden, iş adamı, müteşebbis ve hepsinden önemlisi gerçek bir hayırsever…

Bir başka deyişle Bolu’nun çehresini değiştiren adam…

Günümüzde Bolu’ya hangi yönden girerseniz girin, mutlaka bir onun ismini taşıyan  bir levhaya rastlarsınız…

Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İzzet Baysal Anaokulu, İzzet Baysal Çıraklık Eğitim Merkezi, İzzet Baysal Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu, İzzet Baysal Anadolu Lisesi, Mimar İzzet Baysal Anadolu Teknik Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi, İzzet Baysal Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, 36 adet İzzet Baysal Sağlık Ocağı bunlardan sadece birkaçı…

Kendi adı haricinde eşinin, kızının ve annesinin ve babasının adına yaptırdıklarını saymaya kalksam bana ayrılan köşe yetmez…

Bolu demek bir bakıma İzzet Baysal demek…

Bir şey daha var…

Bugün Düzce Üniversitesi’nin ilk tohumlarının 1992 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nin kurulmasına kadar gittiğini söylemek boynumuzun borcu…

 

O MADALYAYI ALAN İLK KİŞİ

Dönemin Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel, İzzet Baysal'a verilen “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” töreninde şu sözlerle o’nu taltif ediyordu:

“Sayın İzzet Baysal'ın böyle bir vakıf kurarak, bunu bir üniversitenin kurulmuş haline getirmiş olmasını övüyorum ve kendisini pek çok kişiye de örnek gösteriyorum. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, devlet başkanı olarak benim bir görevim var. Sayın İzzet Baysal'a Devlet Üstün Hizmet Madalyası'nı vermeyi kararlaştırdım.”

Böylelikle İzzet Baysal devlet arşivlerinde de tarihe geçer…

Madalyanın ilk sahibidir…

 

HOŞGELDİN İZZET BEBEK…

1990’lı yıllar

İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Canip Baysal Lisesi'nin açılışı yapılacak İzzet Baysal Tıp Fakültesi'nin temeli atılacaktır.

Hastanede doğan ilk bebeğe ‘İzzet’ ismi verilir.

Törenin o günkü konuğu yine Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'dir.

Cumhurbaşkanı kendine has konuşmasını yapar:

- Cenab-ı Allah İzzetleri tüketmesin, sayısını arttırsın sayısını... Sayın İzzet Baysal bütün Türkiye'ye emsal olsun, her yer İzzet Baysal çıkarmanın yolunu arasın. Zor bir şey değildir, işte bu örnek bir olaydır.

Demirel çok sonra kendisiyle yapılan söyleşide o günü 'dün gibi hatırladığını söyler:

- Bolu'da bir sinemada tertiplemiş olduğumuz bir törende o madalyayı verdiğimiz günü hatırlıyorum. Ve gerçekten, o günkü konuşmamda da mevcuttur, hâlâ heyecanını duyuyorum. Çünkü o madalyanın kendisine verilmesi çok yerinde bir hareketti. Onu çok hak etmişti. Devletin öyle bir şey yapması lâzımdı. Pek çok kişiye örnek olması bakımından da onun verilmesi lâzımdı.

Ve sözlerini şöyle tamamlar:

-  İzzet Baysal bir asırda gelip geçen bir avuç insandan biridir.

Bolulular da İzzet Baysal’a vefa örneği sergilemekte geri durmaz. 

Belediye Belediyesi şehrin en büyük caddesine onun ismini verir.  Kent merkezine onun heykeli dikilir. Ve Bolu'da 11 Mayıs'ta İzzet Baysal Şükran Günü ilan edilir.

Baysal yaşarken kıymeti bilinen ender insanlardan biridir.

Birçok üniversite senatosu İzzet Baysal'ı onursal doktorluk payesiyle ödüllendirir.

Türkiye Eğitim Derneği 1994 yılı ‘Hizmet Ödülü’nü İzzet Baysal’a takdim edecektir.

 

BOLULULAR’IN SON İSTEĞİ…

MUTLULUĞUN RESMİ

İzzet Baysal babasının adına yaptırdığı Canip Baysal Lisesi'nin açılışında çok mutluydu. Bir ara fötr şapkasını çıkardı, gülümseyerek öğrencileri selamlamaya başladı. İşte o an Bolu'nun Sesi Gazetesi'nin sahibi Kamuran Alagözoğlu deklanşörüne bastı. Bu kare sonradan 'mutluluğun fotoğrafı' olarak adlandırıldı.

İzzet Baysal Üniversitesi Türkiye’de vakıf destekli devlet üniversitesi projesinin ilk örneği olmuştur.

Bolu’dan 1946 yılında çıkan ve İstanbul’da iş hayatına atılan Baysal tam 40 yıl sonra 1986’da muhteşem bir dönüş yapmıştır.

Memleketinde adeta ipekböceği gibi kozasını örer…

Bolu’nun sosyo-ekonomik ve kültürel çevresini değiştirir…

2000’e yaklaşırken yorgun ve yaşlı bir adam vardır artık.

Bolu’dan gelen bir hemşerilerinin bir talebi vardır.

Bu aynı zamanda son ve aynı zamanda farklı bir istektir.

O’nu ebediyen Bolu’da ağırlamak isterler.

İzzet Baysal'ın yeğeni ve İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal o günü şöyle anlatıyor:

- Bolu’dan gelen heyet ‘Bu kadar hayır yapan bir kişiyi İstanbul’da bırakmak istemiyoruz. Fakat bunu size bile açmakta tereddüt ettik. Yaşayan bir kişiye böyle bir arzusunu sormak ters de gelebilir, tepki de yapabilir, ne dersiniz’ diye sormuştu…

Yeğen Baysal, Bolulular’ın bu isteği amcasına söylemek için uygun zaman ve zemini kollar.

Bir zaman sonra bu isteği amcasına söylediğinde şu cevabı alır:

- Çok mutlu olurum…

Bunun üzerine üniversite kampüsüne bir anıt mezar yapılır.

Günler su gibi akmaktadır. 

Takvim yaprakları 5 Mart’ta 2020 gösterdiğinde İzzet Baba son nefesini verir.

Cenaze töreninde Bolu ana-baba günü olmuştur.

20 bin kişi onu son yolculuğuna uğurlar. 

Geride sadece tabancası, evinde kullandığı telefonu, arabası vardır.

İzzet Baysal törenle Bolu’daki üniversite kampüsünün bahçesinde toprağa verilir.

 

“YAPTIKLARIMIN YARISI KADAR”

Bir konuşmasında şöyle der Baysal:

-Benim mali durumumda bugün memlekette en aşağı 1 milyon insan vardır. Bu 1 milyon insanın yarısı benim yaptığımın yarısı kadar hayır işi yapsa, faydalı işler yapsa bu memleket dünyayı geçer. Dünyada baş ülke olur…

Bu sözlerin diğer işadamlarına örnek olması dileyerek ölümünün 20. Yıldönümünde İzzet Baysal’ı rahmet ve şükranla anıyorum…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 16.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız