Mehmet Şimşek yazdı...

Mehmet Şimşek yazdı...
16.03.2020 - 09:32

Önceki hafta Düzcespor kendi sahasında oynayacağı 68 Aksaray Belediyespor futbol karşılaşmasını izlemek için Düzce'ye hareket ettim.

Eskisi gibi İstanbul'dan Düzce'ye gitmek o kadar kolay olmadığından 1 saat öncesi evden çıktım. Servis zamanında geldi. Otobüs vakit kaybetmeden kalktım.

Kendi kendime bugün iyi şeyler olacak diye düşündüm.

Her zaman yaptığım gibi Düzce girişindeki As Taksi'de inip, bulvardan aheste yürüyüp sağa sola bakınarak Mekân Kafe'de yorgunluk kahvesi içtim. Burada dost insan Alev İşler ve Haluk Velioğlu ile kısa bir hoşbeşten sonra uzun bir zamandır gitmediğim 18 Temmuz Stadyumu'na yürüdüm.

Bana eşlik eden meslektaşım Harun Can Şerbetçi'ye sordum:

- Ne olur bu maç?

- 3-0 alırız.

Doğrusunu söylemek gerekirse ben yarım sıfıra razıyım...

 

BASIN TRİBÜNÜNDE AŞİNA YÜZLER

Merdivenlerden hızlı adımlarla tribünlere geldiğimizde aşina yüzlerle karşılaştım.

Düzce Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erol Tayhan'ın beni büyük bir nezaketle karşıladı. Hemen yanıbaşıma oturan isim bizim gazeteden Metin Köseer oldu. Sol tarafımda ise ismi Düzcespor'la özdeşleşmiş kadirşinas insan İhsan Çetin'den başkası değildi. Cihat Tutkun'la koronavirüse rağmen sarılıp hasret giderdik. Sevgili dost Hasan Kaya ile göz göze gelip selamlaşmakla yetindik; zira Hasan Bey görev başında olduğu için fazla meşgul edemezdik. Hasbıhâli  bir akşam sonra Düzce TV'de konuk olacağımız spor programına bıraktık.

 

KADINLAR BU İŞİ BİZDEN İYİ BİLİYOR

Bizim oturduğumuz tribünün hemen altında bulunan kadınlar tribünü görülmeye değerdi. Unutmadan kaydedelim ki, 8 Mart Kadınlar Günü'nde Düzcespor tribünleri kadınlarla bir başka güzeldi. Ellerindeki pankartlar ve kırmızı lacivertli bayraklarla Düzcespor'a destek veren kadın seyircilerin maç esnasında gösterdiği refleksler dikkatimi çekti. Bizim futbolcuların girdikleri pozisyonun golle sonuçlanacağını hisseden kadınlar birden ayağa kalkıyor, 'hadi, hadi işte şimdi' diye bağırıyor ve meşin yuvarlak filelerle buluşuyordu. Penaltıdan kazandığımız golü saymazsak tam üç pozisyonda kadınlar bu refleksi gösterdi ve top ağlarla buluştu. Bu hâliyle Düzcespor'un kadın taraftarlarında oluşan futbol bilincinin Türkiye ortalamalarının çok üzerinde olduğunu söylemek hiç abartı olmadığını düşündüm. 

 

GALİBİYETİ TAÇLANDIRAN YEMEK

Düzcespor’un 4-0’lık farklı galibiyetiyle keyfimiz yerindeydi. Daha önceden söz verip de gelemediğim Erzincanspor maçı berabere bitmişti. Şimdi düşünüyorum da iyi ki o maça gitmemişim. Düzceli dostlar da 'ayağın uğurlu geldi' deyince bu düşüncem iyice pekişti. Maçın ardından Düzcespor eski yöneticisi Adnan Akad'ın evinde misafir oldum. Cihat Tutkun, Harun Can Şerbetçi ile Adnan Abi'nin bizzat elleriyle hazırladığı muhteşem lezzetleri tatma imkanı bulduk. Lezzetler sadece yemeklerle de sınırlı değildi. Gece yarılarına kadar yaptığımız sohbet gecenin bir diğer pırıltılı yüzüydü.

 

“SEN MEHMET ŞİMŞEK DEĞİL MİSİN?”

Ertesi sabah sevgili büyüğümüz İhsan Çetin'in matbaasına giderken çehresi tanıdık gelen birisi yolumu kesti:

- Sen Mehmet Şimşek değil misin?

Şaşırmıştım! Kısa bir hoşbeşten sonra kendisiyle çok kez telefon görüşmesi yapıp dertleştiğim ancak bir türlü yüz yüze gelemediğimiz İhsan Gürbüz’dü. İhsan abi, bizi önünde durduğu dükkana davet etti. Burası Düzce'nin en sembol simalarından Bahri Gegiç'in ticarethanesi. Bahri Bey kendi elleriyle yaptığı kahve ikramında bulundu. İhsan Gürbüz 'Buralara geliyorsun haber vermiyorsun' şeklindeki haklı sitemlerini yiyip kahvesini içtikten sonra artık ÇEKA Matbaasındayım.

 

BİR SİTEM DAHA: HİÇ HABER VERMİYORSUN!

İHSAN Çetin'in bulunduğu yere matbaa demek haksızlık.

Burası tam anlamıyla bir dergâh!

Ne zaman gelsem mutlaka 4-5 kişinin koyu sohbetine tanıklık etmişimdir. Bugün de onlardan farkı yoktu. Bir süre sonra kapıda beliren beyaz saçlı, renkli gözlü adamı benimle tanıştırmak istediklerinde aldığım cevap şaşkınlık vericiydi:

- Ben onu tanıyorum, sürekli davet ediyorum. ama gelince hiç haber vermiyor!

Mahcup olmuştum! Bir süre sonra gerek telefonda gerek sosyal medyadan görüşüp dertleştiğimiz İbrahim Tuzcu olduğunu anladım. İbrahim Abi'yle yaptığımız sohbet bu köşeye sığmaz. Onu başka bir zamana bırakıyorum.

 

DÜZCESPOR'UN MUHTEŞEM TESİSLERİ

İhsan Abi kolumdan tutarak 'hadi' dedi;

- Seni bir yere götürüyorum!

Arabaya bindik ve kısa bir zaman sonra Düzcespor'un Şıralık'taki muhteşem tesislerine vardık. Burası futbolcularımızın A'dan Z'ye ihtiyaçlarına yanıt veren bir kompleks. Antrenman sahaları, yüzme havuzu, restoran ve diğer birimlerden oluşan 3 katlı bir bina. Katları tek tek dolaştığımda 'Acaba bizim statümüzde oynayan hangi takımın böyle bir tesisi var' diyerek gururlandım.

 

BAŞKAN KAPOĞLU'NUN 7/24 MESAİSİ

Tesislerden tam ayrılacaktık ki, Düzcespor Başkanı Gökhan Kapoğlu ve yanındaki yönetim kurulu üyesi Zekeriya Korkmaz'la karşılaştık. Başkan Kapoğlu'nu yoğun iş gücü arasında her gün buraya gelip tam gaz çalışmasına şahit olduk. Son derece sıcak bir sohbetin ardından bir de hatıra fotoğrafı çektirdik.

Veda ederken başkana fısıldadım:

- Galibiyet serisi devam edecek mi?

Kapoğlu'nun cevabı netti:

- Allah'ın izniyle hepsini alacağız.

Söylemek bile fazla:

Kadınlar olmadan asla!

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 30.06.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız