Celal Erbay yazdı...

Celal Erbay yazdı...
19.03.2020 - 08:57

Sevgili dostlar, bu güne  kadar bu kadarına hiç birimiz şahit olmamıştı desek, mübalağa etmiş olmayız.Yeni tip Corona Virüsünden söz ediyorum.

‘‘Dabbetül-Arz’’ı hatırlatan bu virüs ilk önce Çin’in Wuhan şehrinde göründü. Elbette ki, zalim Maoist Çin İdaresinin, Doğu Türkistandaki Uygur Türkü kardeşlerimize uyguladıkları asimilasyon, insanlık dışı zulüm ve eziyet  karşısında içimizden ‘‘Ne de iyi oldu’’ demedik… Aramızdan bazıları, virüs’ün ilk önce Çin’de görünmesini, Çinlilerin yılan, çıyan, kedi, köpek ve ne bulursalar onu yemelerine bağlamıştı. Haksız da değiller…

Helal ve  haram’a inanmayabilirsiniz, ama akıl var mantık var, insanın yiyeceği ile aslanın, timsahın, canavarın, çakalın yiyeceği arasında  fark olmalıdır. Ama Çinliler ne bulursa onu yiyor, insanın yediği ile canavarın yediği arasında hiç fark gözetmiyorlar.

Bırakın fark gözetmeyi bizzat canavarın kendisini ve canlarını canavara karşı koruyan köpeği bile yiyorlar.

FARKIMIZ!

Bütün dünyanın karşılaşmış olduğu bu felaket, insan oğlunun hayatını, Yaradan’ın belirlemiş olduğu ‘‘Helal-Haram’’ sınırları dahilinde devam ettirmesinin önemini bir kere daha ortaya koymuş oluyordu.

Nitekim Çin’de bu virüs, sağlık hizmetlerinin düzenli bir şekilde götürülmediği, adeta kendi kaderine terk edilmiş olan Müslüman Uygur Bölgesi’nde değil de, rejimin gözdesi modern Wuhan şehrinde görüldü ve bütün dünyaya da oradan yayıldı. Üstelik zalim Çin Yönetimi bu durumu da suiistimal etti ve Doğu Türkistanlı Uygur Kardeşlerimize eziyet yolunda Corona Virüsünü gerekçe göstererek bütün Türk Bölgesinde Uygur Kardeşlerimize sokağa çıkma yasağı uyguladı, onları evlerine hapsederek kapılarını üzerlerine kilitledi ve böylece onları dört duvar arasında aç susuz, işkenceye tabi tuttu.

VİRÜSÜN SIÇRAMADIĞI TEK ÜLKE KARADAĞ İDİ

Sevgili dostlar şu bir gerçek; bu iletişim ve etkileşim çağında hiçbir ülkenin dünyaya kapı ve pencerelerini kapaması mümkün değil. Nitekim başta ABD ve AB Ülkeleri olmak üzere Corona Virüsü bütün dünyaya yayıldı. Geçtiğimiz Salı günü itibariyle virüsün rastlanmadığı tek Ülke, eski Osmanlı diyarı olan Karadağ idi. Ama dün itibariyle virüs oraya da sıçradı. Batı’da en yaygın görüldüğü yer, Katolik aleminin merkezi olan İtalya ve İspanya… Batıda Osmanlı Kültürünün etkin olduğu Balkan Ülkelerinde ise Corona Vakasına daha az rastlanıldı… Kim ne derse desin Osmanlı’nın öncülüğünü yaptığı su medeniyetinin Balkanlar’daki izleri hala kendisini hissettirmektedir. Dolayısıyla ‘‘görünen köy kılavuz istemez’’ bulgular ve olgular, herşey meydanda.

BİZDE İSE!

Doğrudur, şu anda bizde Corona Vak’asının ulaştığı sayı 98’dir. Fakat şu bir gerçek ki, virüs bizim içimizde yani Türkiye’de ikamet eden vatandaşlarımızda görülmemiş, Türk vatandaşı olup da yaşamakta olduğu yabancı Ülkeden Türkiye’ye dönüş yapan vatandaşlarımız veya ülkemize giriş yapan yabancı uyruklu kişiler tarafından dışarıdan Ülkemize getirilmiştir. Fakat alınan tedbirlerle, Türkiye’ye giriş esnasında yapılan kontrollerde test uygulaması pozitif çıkan şüpheliler hemen müşahedeye alınmış ve önceden  belirlenip özel olarak donatılan hastanelerde ivedilikle tedavilerine başlanmıştır.

Böylelikle kendisinde Corona Virüsüne rastlanan şüpheliler karantinaya alınarak çevresiyle irtibatı kesilmiş ve hastalığın yayılmasının fiilen önüne geçilmiştir.

Vak’a sayısının artış sebebi; Umre dönüşü ile yurt dışında çeşitli ülkelerde bulunan vatandaşlarımızın Türkiye’ye dönüş için Hükümetin yapmış olduğu çağrı ve Dışişleri Bakanlığının bu hususta belirlemiş olduğu nihai süreye icabet eden toplam 10.000 civarındaki vatandaşımızın dışarıdan virüs kapmış olmaları ve o virüsle birlikte Ülkemize giriş yapmış bulunmalarıdır. Bütün bu vak’aların yurda giriş esnasında tespitiyle, dışarıdan gelen herkesin karantinaya alınması,,  testi pozitif çıkanların tedavisine hemen başlanması, hem hastalığın yayılmasını önlemiş hem de mevcut hastaların tedavisini hızlandırmıştır.

Bu süreçte başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere Devletin her bir biriminin almış olduğu tedbir kararlarına harfiyen uymak vatandaş olarak bizim boynumuzun borcudur.

Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız; bizim başta Yaradan’a karşı olan kulluk borcumuzu ve daha sonra da Kamuya karşı olan görev ve vazifelerimizi yerine getirebilmemiz için Yaradan ve Devletin bizde aradığı  ilk şart SAĞLIK’tır.

Kanuni boşuna dememiş; ‘‘olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’’diye

Sağlığınız, sıhhatiniz kaim ve daim olsun sevgili dostlar, kalın sağlıcakla.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 21.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız