Celal Erbay yazdı...

Celal Erbay yazdı...
1.04.2020 - 17:40

SEVGİLİ dostlar, diğer ülkelere nazaran bizler biraz daha rahatız. Zira Yaradan'a teslim olmuş, O’ndan gelene “boynumuz kıldan ince” deyip metanet ve sabır gösteriyoruz. Ama dünya hiç de rahat değil... Bizdeki gibi onlarda, olaylar karşısında olup-biteni soğukkanlılıkla karşılayıp toplum fertlerini teenni ile harekete sevk edecek bir “kaza-kader kabullenişi” ve ona dayalı düşünce kalıpları yok... “Hele hele onların bu günün yarını da var” diye bir kabullenişleri de yok.

Maddeci anlayışın üretmiş olduğu kalıplar içinde bunlar ancak, toprağın üstünde gözlerinin görmüş olduğu şeylere inanıyor, toprağın altını hiç hesaba katmıyorlar. Zaten ne kafalarında ne de gönüllerinde böyle bir düşünce kalıbı yok. Olmadığı için de ölümden çok korkuyor, hiç kimse düşenin elinden tutmuyor, herkes kendi başının çaresine bakıyor.

Batı'yla Doğu'nun, bizimle onların bu tür olaylar karşısındaki değerlendirme tarzımız ve ona dayalı olarak üretmiş olduğumuz davranış ve çözüm formüllerimizin en büyük farklılık sebebi işte bu kabullenişten kaynaklanmaktadır. Bizim düşünce kalıplarımız hep, HALİK-MAHLUK, Kaza-Kader çizgisi, Toprak Üstü-Toprak Altı denkleminin kabullenişinde oluşmuş ve bu güne kadar da, bu doğrultuda üretimine devam ederek Milletimizin karakter hamurunu kemale erdirmiştir. Milletimizin hamurundaki bu karakter izlerini, taa Malazgirt'ten en son Bahar Kalkanı harekatına kadar geçen süreçte, ''Sefer Bizden Zafer Allahtan'' deyip arz-ı endam eden bütün Yiğitlerin özünde, sözünde ve davranışlarında müşahede edebilirsiniz.

 

FAKAT BU FARKLI BİR ÇETİNLİK!

Fakat bu sefer karşılaştığımız çetinlik daha farklı, gözle görülmeyecek kadar küçük,  ama etkisi itibariyle çok büyük olan bir virüs... Cürmüne bakmadan hepimizi evlere kapattı... Elbette ki içimizde “ne iyi oldu, zaten çok yorulmuştuk” diyenler olabilir... Fakat günümüzün hayat şartları çok acımasız. Değil yürümek, hepimiz koşmak mecburiyetindeyiz... Biraz ağırdan alırsak ya da hafif sendelersek arkadan gelenler ezer bizi.

Dolayısıyla bu kadar hızlı dönen hayat çarkını zorunlu da olsa birden durdurursanız, mağdur olanlar, savrulanlar, işinden gücünden olanlar, en azından hanesindeki dengeyi devam ettirmede zorlananların çıkması kaçınılmazdır.

 

KOMŞUSU AÇ İKEN, TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR!

Bizim değerlerimiz, karakter hamurumuzu şekillendiren temel kabullenişlerimiz, karşılaştığımız zorlukları birlikte göğüslememizi emreder. Biz de ateş, sadece düştüğü yeri yakmaz, etrafını da kavurur. Biz, komşumuz aç iken, onun yanı başında geceyi tok geçiremeyiz. Mağdurun, mazlumun, kimsesizin ızdırabını görmeyen göz, ahını işitmeyen kulak, bize ait göz ve kulak olamaz...

 

MİLLİ DAYANIŞMA KAMPANYASI!

İşte karşılaşmış olduğumuz bu olağanüstü durum sebebiyle sıkıntıları milletçe paylaşma doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” sloganıyla bir Milli Dayanışma Kampanyası başlattılar. Çok yerinde bir karar... Bu konuda zaten Devletin öncülük etmesi gerekiyordu. Nitekim Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bir yardım hesabı açıldı ve Sayın Cumhurbaşkanımız 7 aylık maaşını bağışlayarak kampanyayı fiilen başlatmış oldular.

Çok yerinde bir karar. Hele slogan, tam da milletin ruhunu yansıtıyor; Biz Bize yeteriz Türkiyem... Hiç şüpheniz olmasın dostlar, Allahın izniyle “Biz Bize Yeteriz...” Bu güne kadar bize bizden gayrısı yar olmadı zaten... Hep birbirimize tutunarak, birbirimize dayanarak ayaklarımızın üzerine bastık ve “karşımıza çıkan cehennemler de olsa, göğsümüzde söndürürüz” deyip çetinliklerin üzerine üzerine yürüyerek bu günlere geldik...

 

BUGÜN BİZE DÜŞEN GÖREV

ELBET de bu da geçecek sevgili dostlar... Ama bu noktada bize düşen görev öncelikle; zorunlu almadıkça evden dışarıya çıkmamak, Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda belirlenen sağlık tedbirlerini eksiksiz olarak hayata geçirmek ile birlikte az çok demeden, mutlaka ve mutlaka milli dayanışma kampanyasına katılmak ve göğsümüzü gere gere “Biz Bize Yeteriz Ey Türkiyem” diye bilmektir... İşte bu, her birimizin “olmazsa olmaz” niteliğinde yerine getirmesi gereken asli görevidir.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar...

 

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 19.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız