Celal Erbay yazdı...

Celal Erbay yazdı...
15.04.2020 - 16:35

SEVGİLİ dostlar; geçtiğimiz Cumartesi Pazar günü Zonguldak dahil, 30 Büyükşehrimizde sokağa çıkma yasağı uygulandı. Zaten Türkiye genelinde 20 yaş altı ile 65 yaş üstündeki herkes “EVDE KAL” talimatına uymak mecburiyetinde idi. Son günlerde havaların dolu dolu baharı yansıtıp, sokağı, sahili, park ve bahçeleri cazip hale getirmesi üzerine, virüsün yayılmasının hız kestiği bir noktada, yaygınlaşmadaki yavaşlamanın daha da artması ve iyileşmenin ivme kazanması doğrultusunda herkesi kapsayacak şekilde Cumartesi günü 00.01' den itibaren ertesi gün 24.00’a kadar devam etmek üzere sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Doğrudur; halkın bilgilendirilmesi hususunda bir iletişim eksikliği olabilir. Ama bu hususta toplumda herkesin aklı, zihni ve dimağı, içerisinde bulunduğu olağanüstü durumun vehametiyle dolu; kulakları bu doğrultuda gelecek yeni haberlere karşı keskin ve açık, kamu vicdanı ve kollektif irade ise toplumsal hareketliliği ve sosyal olguyu şekillendirecek talimat ve önerilere karşı her zamankinden daha hassas ve hazır olmalıydı.  Kaldı ki her evde en az bir-kaç kişi, ya yaş küçüklüğü ya da yaşlılık sebebiyle evden çıkamıyordu. Dolayısıyla sokağa çıkma yasağı hiçbirimiz için yeni, nev-zuhur, beklenmeyen bir şey değildi. Ona göre gereken tedbirleri almak ve her şeye hazırlıklı olmak gerekirdi. Olağanüstü durum ve seferberlik hali bizim kültürümüze sinmiş bir realitedir. At Tolgalı Beyler Beyi daha dün Tuna'dan geçmişti kafilelerle... Atın sırtından ineli daha ne oldu ki...

Peki, öyleyse geçtiğimiz Cuma günü sokağa çıkma yasağının ilanı ile birlikte marketlerde, Benzin İstasyonlarında, Bankamatiklerin önünde şahit olduğumuz o manzaraları nasıl izah edeceğiz? Kimse kusura bakmasın insan sormadan edemiyor; Peki bu gördüklerimiz bize yakıştı mı? Bizler üç kıt'ada hükümran olmuş, nice seferberlikler yaşamış, karşılaşmış olduğu dar günlerin içinden lokmasını bölüşe bölüşe bu günlere gelmiş bir asil milletiz. Biz daha dün atın sırtından indik, bizim için iki gün sürecek olan sokağa çıkma yasağı ne ki...

Yine soracağım, kimse kusura bakmasın; peki marketlere hücum ile sergilediğimiz izdiham sonucu aldıklarımızın hepsini iki günde tüketebildik mi? Benzin İstasyonlarında oluşturduğumuz kuyruklar sonucu doldurduğumuz yakıtı bitirebildik mi? Bankamatik önlerindeki bekleyişimiz sonucu çektiğimiz paraları harcayabildik mi? Öyle zannediyorum ki çoğunlukla gelecek cevap “hayır” olacak... Zira iki gün süreyle sokağa çıkma yasağı vardı, bir yere gidemezdik, ancak Apartman yönetimine veya komşuya olan borcumuzu ödeyebilirdik...

Üstelik biz, inançlı Müslüman bir toplumuz. Komşumuz aç iken tok yatamayız, lokmamızı onunla bölüşürüz... Hem biz Anadolu insanıyız, tedarikliyiz; Her birimizin köşe bucağında, dar günümüz için muhafaza ettiğimiz bir-iki kg fasulyemiz, nohutumuz, bulgurumuz, eriştemiz, unumuz illaki bulunur... Hem kendimiz hem komşumuz için...

En önemlisi, şu hususu hiç unutmayın dostlar: Rabbim bizi çocukluk döneminden bu yana, açlığa susuzluğa karşı eğitmiş, tabiri caizse bizi olağanüstü dönemlere karşı hazırlamıştır. Orucun farz kılınışının hikmetlerinden birisi de budur. Dolayısıyla biz antrenmanlıyız. İki gün süreyle sokağa çıkma yasağı bizi endişeye sürükleyemez. Zira biz oruç sayesinde ta çocukluktan bu yana açlığa karşı bağışıklık kazanmışızdır.

Peki, öyleyse bu panik neden? Öyle zannediyorum ki bunun altında güvensizlik yatıyor... Sokağa çıkma yasağı ya devam ederse? Pazar günü son bulmayıp sürekli hale gelirse endişesi... Bunun da temelinde iyi niyetin yattığına inanmak zor! Toplumu endişeye sevk etmek, sokağın huzurunu bozmak için yakalanan bir fırsatın değerlendirilmesi gibi bir görünüm arz ediyor.

Öyleyse yapmamız gereken nedir? Öncelikle Devletimize ve Resmi İrade'nin beyanına güveneceğiz. Resmi İrade iki gün diyorsa, sokağa çıkma yasağı iki gündür. Bununla birlikte Yaradan'a sığınacağız, silkelenip kendimize gelecek ve aslımıza döneceğiz. Kültürümüzle, değerlerimizle bütünleşip huzura ereceğiz, birbirimizin gönül dostu ve kardeşi olacağız. Bilmiyorum bir başka çıkar Yol!   

 Kalın sağlıcakla sevgili dostlar...

  

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

E-Gazete

  • 26.01.2022

E-Gazete Arşivi

Resmi İlanlar