Metin Köseer yazdı...

Metin Köseer yazdı...
1.07.2020 - 17:35

YAŞAMIMIZ boyunca birçok olaylarla karşı karşıya kaldık. Birçok afetlere maruz kaldık. Birçok tehlikeler atlattık. Yine birçok olaylara şahit olduk. İnsanların yaşamları boyunca daha neler olacak bilmiyoruz.

Depremler, savaşlar, hastalıklar gördük. Haksızlıklar yaşadık, yalanlar söyledik, iftiralar attık, canlara kıydık, kazalar yaşadık ya da şahit olduk. Çok sevdiğimiz insanları kaybettik, kimimiz zengin kimimiz fakir olduk, kimimiz doymak nedir bilmedi, kimimiz şükretti.

Kıskançlıklar yaşadık, kandırdık, dolandırdık, bazen insanları bir kalemde sildik attık. Bazen ucuz malları pahalı sattık, kul hakkı yedik, komşu hakkı yedik diye diye günler, haftalar, aylar, yıllar geldi geçti.

Devamlı ileri gidiyoruz, geri dönüşümüz yok. İstesek te geri dönemiyoruz. Dünya kadar malımız mülkümüz olsa da geri dönemiyoruz.

İnsanoğlunda bir tuhaflık var. Gençlik aldı başını gidiyor. Saygı sevgi kalmadı, çıkarcılık, menfaatçilik, para ön sıraya geçti.

Gezmeyi, lüks içinde yaşamayı hayal ediyoruz. En pahalı elbiseleri giymek, en pahalı takıları takmak, en pahalı telefonları kullanmak, en pahalı otomobillere binmeyi hayal ediyoruz.

En lüks otellerde tatil yapmayı, en lezzetli yemekleri yemeyi istiyoruz. İnsanlara hava atmak, tepeden bakmak istiyoruz.  Evimizde hizmetçiler olsun istiyoruz, öyle özenti içindeyiz ki, öyle hayallerimiz var ki sormayın.

Canımız ne isterse onu yapalım havası var. Yatacağım, gezeceğim saat belli olmasın, bugün canım şunu istiyor, yarın şuraya gideyim diye hayal kuruyoruz.

Paramız olsa da olmasa da hayal içinde yaşıyoruz. İnsanoğlu çok değişti, artık tuhaflaşmaya başladık. Herkes bir yol bulmuş devam ediyor.

Yaşlanmayalım, hasta olmayalım, afetler olmasın, yağmur yağmasın, kafam rahat olsun, sorun istemiyorum, annem babam bana karışmasın, sıkıntı çıkarmasınlar diye yaşıyoruz.

 Artık nostalji takılmayı seviyoruz. Evlenip te emir altına gireceğimize ya da evlenip te ayak bağı olacağına yalnız yaşamak daha güzel diyoruz. Kendi kararlarımızı kendimiz vermek istiyoruz.

Dedim ya insanlar da bir tuhaflık başladı. Aynı kişi ile yaşamak, aynı kişileri görmek insanları sıkmaya başladı. Herhalde buna hızlı yaşamak deniyor. Yani hiç ölmeyecek, hiç hasta olmayacak, hiç zevklerden ödün vermeyecek bir yaşam istiyoruz.

Kimsenin bize karşı öcü gibi bakmasını istemiyoruz. Vücudumuzun her yerine dövme yaptırıyoruz. Vallahi ne olduğunu bilen yok sadece özenti var. Mesela erkekler küpe takıyor niye?

 Rahmetli Cem Karaca’nın bir şarkısı vardı. Bindik alamete gidiyoruz kıyamete diye. Her sözün bir gerçeği olduğu yıllar geçse de ortaya çıkıyor.

Mevlam insanoğluna ne istiyorsa vermiş. Canımızın istediği her şeyi buluyor ve alıyoruz. Kışın karpuz yazın portakal bulabiliyoruz.

Tüm imkânlara sahibiz arkadaşlar, istediğimiz her şeyi yapabiliyoruz. Bizleri üzen tek şey var. Örf ve adetlerimizi unutmaya başladık. Bizleri büyüten, yediren, içiren, okutan anne ve babalarımızı beğenmez olduk.

Artık özgürüz kelimesini kullanıyoruz. Kimseye hesap vermem diyoruz. Ne yazık ki eskiden anne ve babalar bizleri yönetirken şimdi çocuklar bizleri yönetiyor. En acısı da bu oluyor.

Anne ve babaların görevi torun bakmak oldu. Anne ve babalar çocukları evlendirinceye kadar hayatlarından bir şey anlamıyorlar. Tam hayatlarını yaşayacakları zaman ortaya torunlar çıkıyor.

Ve böylece bir insan hayatı yaşayamadan son buluyor.

Ne garip dünya değil mi? Yıllarca gezdik, tozduk, yaşadık ama virüs hastalığı yüzünden 2-3 ayımızı evlerde geçiremedik. Sıkıntıya gelemedik, bunalımlara girdik, psikolojimiz bozuldu.

Ne garip değil mi? Ne hasta olmak istemiyoruz ne de hastalığı kabul edemiyoruz. Çılgınca yaşıyoruz ama yine de doymuyoruz. Hala fantezi arıyoruz, değişiklikler arıyoruz, çılgınlıklar arıyoruz. Bize ters gelen yaşam gençliğe normal geliyor. Daha fazla derinlere girmeden yazımızı burada noktalayalım. Allah aşkına bizlere ne oldu?

Dedim ya insanlarda bir tuhaflık var. Allah sonumuzu hayreylesin.

Esenkalın…

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Ece
    Ece
    3.07.2020 18:54

    Eğitim şart öğretim değil ama eğitim!!!sınav sınav sınav diye diye eğitimi unuttuk ondan

E-Gazete

  • 14.05.2022

E-Gazete Arşivi

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız