Metin Köseer yazdı...

Metin Köseer yazdı...
29.07.2020 - 09:09

KORONAVİRÜS salgını bitmeden biz bitirdik. Düzce’de kime sorarsanız sorunuz herkes virüs uzmanı oldu.

Öyle ya sosyal mesafe kalmadı. Maske takmalar azaldı. Yakın temaslar çoğaldı. Elele tutuşuyoruz, tokalaşıyoruz, kucaklaşıyoruz, yanak yanağa öpüşüyoruz. İşimize yarayan ne varsa elliyoruz gibi bir sürü etkinliklere ve faaliyetlere başladık. Kısacası eski halimize birden dönüverdik.

Bunun örneklerinden bir tanesini verelim. Havaların ısınması ve yasakların yavaş yavaş kalkması sonucunda düğünlerde patlama yaşandı.

Yetkililer ne kadar uyarır uyarsın vatandaşlar bildiklerini okuyorlar. Düğünlerde akrabalar, tanışlar, eşler, dostlar, misafirler bir araya gelirse ne olur?

3-4 aydır yasaklar ve pandemi hastalığı yüzünden birbirlerini görmeyen, özleyen insanlar düğünlerde bir araya gelirse ne olur?

Tabii ki şapır şupur öpüşür, sıkıca birbirlerine sarılır. Ne hastalığı yahu? Ne virüsü yahu? Herkes bu konuda uzman oldu ya…

Hani kime ne olmuş? Hani kim ölmüş, hani karantinaya kim alınmış değil mi? Bak bütün sülale buradayız.

Çal kardeşim çal, şu kurtlarımızı iyice dökelim. Olmadı ya nostaljik bir müzik çal hep beraber dans edelim.

Hastalık da neyin nesiymiş, sadece bizde mi var bu hastalık. Bak dünyanın her tarafı kırılıyor öyle değil mi?

Yetkililer ne derse desin, ne yaparsa yapsın. Vatandaşlar kendi bildiklerini okuyor. Kendi kararlarını kendileri veriyor. Bazen mecburiyetten kurallara uymaya çalışıyorlar.

Sokağa çıkma yasağı koyuldu,  millet yine sokaklara çıktı. Maske zorunluluğu getirildi. Milletin yarısı taktı yarısı takmadı. Banka, PTT kuyruklarında sosyal  mesafe koyuldu, bu millet üstüste çıktı.

Yasaklar kalkmaya başladığında düğünlere, eğlencelere izin verildi. Bu millet yanyana sımsıkı oyunlar oynadı, danslar etti. Sosyal mesafe havasını aldı.

Bu arada düğün sahipleri çok kızgınlar. Vatandaşların çoğu düğünlere gitmeye korkuyor. Hastalık bulaşır ya da hasta oluruz endişesi taşıyor.

Düğün sahipleri de ulan bırakın hastalığı, biz size davetiye verdik. Bu mutlu günümüzde yanımızda olmayacaksınız da ne zaman olacaksınız. Bir diğer örnek te ulan düğüne gelmiyorsunuz bari takısını gönderin diyorlar.

Bundan sonra ne olur?

Ya hasta oluruz ya da kurtuluruz. 3-5 kişinin dik kafalılığı yüzlerce kişiyi hasta edebilir. 3-5 kişinin üzerinde sakladığı hastalık hepimize bulaşabilir.

Yahu yanyana yemek yemeyin diyorlar. 4 kişilik yemek masasına sen ayrı yeme diye 6 kişi yapıyoruz.

Milletin ellediği eşyaları ellemeyin diyorlar, biz iki kere elliyoruz. Ekmeği elle değil gözünüzle seçin diyorlar, biz bütün ekmekleri elden geçiriyoruz.

Pazaryerinde tezgâhlarda bulunan sebzeleri ve meyveleri ellemeyin diyorlar, biz hepsini elden geçiriyoruz.

Kısacası virüs uzmanı olduk. Bilim adamları bizim yanımızda hava alır. Adam televizyona çıkmış ne diyor?

‘’Böyle bir hastalık yok. Biz kendi kendimize hastalık saçıyoruz.’’ Hadi düşünme de dur. Hastalık mı var? Yoksa vatandaşlar mı hastalık yayıyor.

Üç kişi maske ve eldiven takıyorsa, 500 kişi takmıyor. Peki bu 3 kişinin suçu ne?

 Efendim halı saha ve kahvehane sahipleri çok dertliler. Kiralar çalışıyor ama oyun yok diyorlar.

Bir hastalık yayıldı bu işler böyle oldu. Kasap et koyun can derdinde oldu. Bunlara ilaveten vatandaşlarımız, hem deprem hem de hastalık uzmanı oldular.

Esenkalın…

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Postası Gazetecilik Matbaacılık Ticaret Ltd. Şti. (www.duzcepostasi.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız